Üç aylarda nasıl dua edilir? Recep ayında hangi dua okunur?
Receb-i Şerîf ayında oruç ibadetinin de ayrı bir önemi söz konusudur. Üç aylar Müslümanlar açısından çok kıymetli aylardır. Bu ayların faziletlerine ilişkin Peygamber Efendimiz’in çok hadis-i şerifleri bulunmaktadır. Zira Efendimiz (s.a.v) "Recep Allah'ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır.” buyurarak üç ayların önemine vurgu yapmıştır. Peki Recep ayı duası nedir? Üç aylarda nasıl dua edilir? Recep ayında hangi dua okunur? Receb ayının 13, 14 ve 15. günlerinde oruç tutmanın fazileti neler?
2021 yılında Receb ayının ilk günü olan 13 Şubat günü başlayacak. 3 ayların başlangıcından sonra ilk kandil, Receb ayının ilk manevi günü olan Regaib Kandili ile 18 Şubat Perşembe gerçekleşecek. Hicrî ayların 13, 14 ve 15. günlerini oruçlu geçirmek müstehâbdır. Receb-i Şerîf, haram aylardan olması hasebiyle amellere karşılık mükâfatın katbekat katlandığı bir aydır. Bu sebeple, Receb-i Şerîf’in 13, 14 ve 15. günlerini oruçlu geçirmek hususî bir fazîlet kazanmaktadır.
Receb ayının 13, 14 ve 15. günlerinde oruç tutmanın fazileti neler?
‘Eyyâm-ı Bîyz’ olarak ifade edilen her (hicrî) ayın on üç, on dört ve on beşinci günlerini oruçlu geçirmek müstehâb kabul edilmiş ve fazîleti hakkında şöyle nakledilmiştir: “Herhangi bir aydan) on üç, on dört ve on beşinci günler olan eyyâm-ı bîydi oruçlu geçirene, Allâh-u Te‘âlâ, birinci gününde on bin sene, ikinci gününde yüz bin sene, üçüncü gününde ise üç yüz bin senelik ecir verir.”
Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edildiğine göre; Receb-i Şerîf girdiğinde Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem):
اَللّٰهُمَّبَارِكْلَنَافِيرَجَبَوَشَعْبَانَوَبَلِّغْنَارَمَضَانَ
“Ey Allâh! Receb ve şa‛bânda bize bereketler ver ve bizi ramazana ulaştır” derdi.
İbni Abbâs (Radıyallâhu Anhümâ)dan rivayet edilen bir hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmuştur:
“Her kim receb, şa‛bân ve ramazan aylarında, öğle ve ikindi (namazları) arası:
أَسْتَغْفِرُاللّٰهَالْعَظِيمَالَّذِيلَاإِلٰهَإِلَّاهُوَالْحَيَّالْقَيُّومَوَأَتُوبُإِلَيْهِتَوْبَةَعَبْدٍظَالِمٍلِنَفْسِهِلَايَمْلِكُلِنَفْسِهِضَرًّاوَلَانَفْعًاوَلَامَوْتًاوَلَاحَيَاةًوَلَانُشُورًا
‘Kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan, Hayy ve Kayyûm olan O büyük Allâh-u Te‛âlâ’dan, mağfiret taleb ederim.
Kendisi hakkında ne bir zarara ne bir faydaya, ne ölüme, ne de yaşamaya ve ne de dirilmeye mâlik olmayan, (günahlar işleyerek) kendisine zulmetmiş bir kulun tevbesiyle, O’na tevbe ederim’ derse, Allâh-u Te‛âlâ (o kişinin sevab ve günahlarını yazmakla görevli) iki meleğe: ‘Bu kulun amel defterindeki günahlarıyla alâkalı yazıları yakın!’ diye vahyeder.” (Safûrî, Nüzhetü’l mecâlis, 1/140)
Ulemâ buyurmuştur ki: “Receb, günahlardan istiğfar içindir, şa‛bân kalpleri ayıplardan ıslâh içindir. Ramazan ise kalpleri nurlandırmak içindir.
O halde Allâh-u Te‛âlâ’nın ayında istiğfarı çok yapmak lazımdır. Özellikle de seherlerde, “Seyyidü’l-istiğfâr (istiğfarların efendisi)” denilen tevbeyi
hiç terk etmemek gerekir.
