• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Türkiye'ye altın kumpasında pis kokular

Yeniakit Publisher
2020-01-23 15:00:00 - 2020-01-23 16:23:15

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Türkiye'ye altın kumpasında pis kokular

Yeniakit.com.tr ABD'de kurulan, Türkiye'de tasmalı muhalefet ve sözcüleri tarafından köpürtülen İran'a altın satışı kumpasının yeni bir boyutunu açıklıyor. ABD'deki davaya zemin oluşturan Türkiye'den İran'a altın satışının 9 yıldır bilindiği, Dünya Bankası 2013 raporunda yer aldığı, buna rağmen hiçbir işlem yapılmadığı ortaya çıktı. Dosyanın ABD ve Türkiye'deki tasmalı muhalefetinin kullanımına daha sonra sunulmak üzere kasıtlı olarak bekletildiği izlenimi doğdu.

Orhan Aysezen yeniakit.com.tr

Dünya Bankası'nın Küresel Ekonomik Beklentiler 7 yıl önceki 2013 raporunda, daha Halkbank, Hakan Atilla, Rıza Zarrab ile ilgili ortalıkta hiçbir haber yokken Türkiye'nin İran'a altın ihracatına değinilmişti.

Bu kalemde görülen artışla ele alınırken Türkiye'nin İran'a altın ihracatında anormal bir artış olduğu alenileştirilmişti. Dünya Bankası raporunun ilgili bölümü şöyleydi:

Türkiye'ye sermaye akımlarının gelecek yıl güçlü olması beklenirken, cari işlemler açığı yüksek olmaya devam etmekte ve ülkeyi yatırımcı duyarlılığındaki ani değişikliklere karşı savunmasız hale getirmektedir. Buna ek olarak, düzeltme de ithalatın azalmasıyla gerçekleşirken, ihracatının esnekliği, esas olarak enerji ithalatı karşılığında İran'a (doğrudan veya Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden) benzeri görülmemiş altın ihracatından kaynaklanmıştır. Bununla birlikte, altın ihracatının cari hesap üzerindeki etkisi sürdürülemez, çünkü Türkiye altın stokları (Türkiye önemli bir altın üreticisi değildir), muhtemelen stokları normal seviyeye getirmek için ileriye dönük ithalat artışını gerektirecektir.

Raporda İran'a altın ihracatının aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) üzerinden yapıldığı belirtiliyor. Ancak BAE hakkında ABD'nin herhangi bir dava açtığına ilişkin şu ana kadar bir bilgi olmadığı gibi bu konu ABD ve Türkiye'deki tasmalı muhalefeti tarafından köpürtülmüyor.

DB Raporunda, Türkiye'nin altın ihracatının 2011 Ocak ayında 2.7 milyar dolar iken, Ekim ayında 14.3 milyar dolara yükseldiği yazılmıştı. Türk devletinin 23 Kasım 2011'de İran'ın Türkiye'ye enerji satışı dolayısıyla Türk bankalarında tuttuğu kazançlarını altın almakta kullandığını açıkladığını belirten Dünya Bankası "Altın sonunda İran'a transfer edildi. İran Türkiye'nin doğal gaz ihtiyacının yüzde 18'ini, petrolünün ise yüzde 51'ini karşılıyor" bilgisini de vermişti.

Nükleer tehlikeye rağmen kılları kıpırdamamış

Türkiye'nin İran ile altın alışverişi 9 yıl önce, daha 2011'lerde biliniyorken ve bu işe BAE de dahilken neden İran'daki nükleer tehlikeye rağmen yıllarca beklendiği soru işareti oluşturdu.

New York Güney Bölge Savcılığı, İran'a uygulanan yaptırımların delinmesinde rol oynadığı gerekçesiyle Halkbank hakkındaki iddianameyi yeni hazırladı.

45 sayfalık iddianamede, hisselerinin büyük çoğunluğunun Türk devletine ait olduğuna dikkat çekilen Halkbank'a aralarında dolandırıcılık ve kara para aklamanın da olduğu 6 suçlama yöneltiliyor.

"İran'a yönelik yaptırımların delinmesi için kurulduğu iddia edilen sistemin Türk hükümetinin üst düzey yetkilileri tarafından da desteklenip korunduğu" öne sürülüyor. İddianamenin bu bölümüyle "İran'a yaptırımların delinmesi için kurulduğu iddia edilen sistemin" nasıl olup da Dünya Bankası raporlarında ortalığa dökülüp saçıldığı ve neden hemen müdahale edilip önlenmediği konusu bir kez daha çelişiyor.

İddianamede, "İran'a uygulanan ve ABD finans sistemine erişimini kısıtlayan yaptırımların farklı ülkelerde kurulan paravan şirketler üzerinden yapılan işlemlerle delindiği" öne sürülüyor. Nükleer felakete kadar gideceğinden kaygı duyulan yaptırımlar delinirken neden hızlı müdahale edilmediği sorusu yine yanıtsız kalırken "diğer ülkelerden" hiç sözedilmediği sadece Türkiye'nin hedefe alındığı dikkati çekiyor.

İddianamede Halkbank'ın "suçları" "İran'ın petrol ve doğalgaz satışlarından elde ettiği ve Halkbank'ta tuttuğu paraların yapılan altın alımlarıyla İran Hükümeti'ne aktarılması, aynı paraların 'ikili ticaret' kurallarına aykırı bir şekilde İran'a satılması yasak olan altının ihraç edilmesinde kullanılması" diye sıralanıyor.

İddianame tekrarlara düşerek alenileşmiş altın ticaretiyle ilgili davanın Türkiye'ye vurmak için yeni bir kumpas olması ihtimalini güçlendiriyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Rabia Zafer

Ne Yaparsanız Yapın Asla Başaramayacaksınız 
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23