Türkiye'deki yalakalar endişelenmeye başladı! ABD, fonladığı isimleri yüzüstü bıraktı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Ruşen Çakır'ın sahibi olduğu Medyascope gibi birçok muhalif medya organının ABD tarafından fonlandığı ortaya çıkmıştı. ABD'nin Afganistan'da da bazı gazetecileri fonladığı belirtildi. Ayrıca ABD'nin, ülkedeki yönetim değiştikten sonra Afgan gazetecileri orada bıraktığı ifade edildi.
Afganistan’da 20 yıllık işgali fiyaskoyla neticelenen ABD yönetiminin, ülkede kendisi adına çalışan yüz gazeteci ve ailelerini geride bırakarak kaderine terk ettiği ortaya çıktı. Washington Post gazetesinin haberine göre ABD Kongre Üyeleri, Başkan Joe Biden yönetimini, gazetecilerin ve ailelerinin tahliyesi için defalarca kez uyardı fakat Washington tahliyeleri gerçekleştirmedi. Geride bırakılan personeller arasında, yıllardır Afganistan’da ABD işgalini meşrulaştıran propagandalara hizmet eden basın personelleri de bulunuyor.
Yüzüstü bıraktı
Yeni Şafak'ın aktardığına göre ABD yönetimi, 20 yıllık işgal süresince Afganistan’da finanse ettiği yüzden fazla basın personelini tahliye etmeyerek geride bıraktı. Geçtiğimiz Pazar günü, Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, ABD’nin tahliye için öncelik verdiği tüm grupları transfer ettiğini açıklamıştı. Beyaz Saray’ın ülkede yıllardır işgalini meşrulaştıracak zemini oluşturması için görev verdiği gazetecileri yüz üstü bırakması, bir kez daha ABD’ye güvenilmeyeceğini gün yüzüne çıkardı.
ABD Kongre üyeleri Afganistan’da Washington yönetiminin finanse ettiği ABD Küresel Medya Ajansı (USAGM) çatısı altında, bölgede hizmet veren kurulaşlarda çalışan 600 gazeteci, basın personeli ve müteahhitin tahliyesi için Biden’ı ve ekibini defalarca kez uyardı. Fakat ABD, uyarılara rağmen bu kişileri tahliye etmedi. 23 Ağustos’ta USAGM Başkan vekili Kelu Chao, Biden’ı gazetecilerin ve personelin hala havaalanına girmeyi başaramadığı konusunda uyardı. 25 Ağustos’ta 67 milletvekilinden oluşan bir grup, Biden’ın çok geç olmadan USAGM çalışanlarına ve bölgedeki gazetecilere odaklanmasını isteyen özel bir mektup yazdı.
Kapıda kaldılar
Ülkede kalan 600 kişi arasında ABD’nin fonladığı Amerika’nın Sesi (VOA) ve Özgür Avrupa Radyosu (RFE) için çalışan ve Beyaz Saray yönetiminin Afganistan’da türlü türlü progandasını halka servis eden yüzden fazla basın personeli de bulunuyor. RFE Başkanı Jamie Fly’ın konuyla ilgili verdiği demeçte, RFE gazetecileri ve ailelerinin ilk günlerden itibaren bölgede olduğunu, günlerce kapıların dışında havaalanından içeri alınıp tahliye edilmeyi beklediklerini fakat içeri girmeyi başaramadıklarını ifade etti. Fly, gazetecilerin bölgede hayati risklerinin olduğunu ve mahsur kaldıklarını vurguladı. 2016 yılından bu yana ülkede 4 RFE personeli gazeteci öldürüldü.
Biden'ı kurtaran isim bile tahliye edilmedi
Afganistan’da kendisi adına çalışmış personeli geride bırakmasıyla eleştirilen Başkan Joe Biden, 2008 yılında hayatını kurtaran ekipte olan Afgan tercümanı da tahliye etmedi. Wall Street Journal’ın haberine göre, 2008 yılında kar fırtınasına yakalanan ve o dönem senatör olan Joe Biden, John Kerry ve Chuck Hagel’i kurtarma operasyonuna katılan Afgan tercüman Muhammed, Afganistan’da bırakıldı. Muhammed, Bİden’a seslenerek “Sayın Başkan, beni burada unutmayın” dedi. Taliban’ın ülkeyi ele geçirmesinin ardından Özel Göçmen Vizesi için başvuran Muhammed, kayıtları kaybedildiği için ülkeden çıkamadı.
Türkiye'deki muhalifleri fonluyorlar
Amerika Birleşik Devletleri menşeli Chrest Foundation Vakfı'nın Türkiye'deki muhaliflere fon sağladığı ortaya çıkmıştı.
ABD'nin Irving şehrinde bulunan vakfın fon sağladığı kurumlar arasında Medyascope, 140Journos, Bağımsız Gazetecilik Platformu P24, Mezopotamya Vakfı, Anadolu Kültür Derneği, Hrant Dink Vakfı, Filmmor Kadın Kooperatifi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı, Serbestiyet, Hafıza Merkezi, Sivil Sayfalar, Sabancı Üniversitesi, Mekanda Adalet Derneği, Ekonomi ve Dış Politikalar Merkezi (EDAM) ile TESEV, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV), Yurttaşlık Derneği ve Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (DİSA) bulunuyor.