• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

33 masumu şehit eden caniler 33 yıldır serbest! Başbağlar dosyası yeniden açılsın

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
33 masumu şehit eden caniler 33 yıldır serbest! Başbağlar dosyası yeniden açılsın

CHP’nin yedeği SHP’nin koalisyon ortağı olduğu, Erdal İnönü’nün Başbakan Yardımcısı, Murat Karayalçın ile Hikmet Çetin’in Devlet Bakanı, Seyfi Oktay’ın Adalet Bakanı olduğu dönemde, 33 mazlumun şehid edildiği 191 hanenin yakıldığı Başbağlar saldırısının üzerinden 33 yıl geçti, failleri cezalandırılmadı. Başbağlar Köyü Dernek Başkanı Erhan Aydınlı, katliamın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen adaletin hâlâ tecelli etmediğine dikkat çekerek, “En büyük beklentimiz şehidlerimizin hesabının sorulmasıdır. Başbağlar katliamı tüm yönleriyle aydınlatılmalı, dosya yeniden açılmalıdır” çağrısı yaptı.

Sebahattin Ayan  İstanbul

28 Müslümanın kurşuna dizilerek, 1’i kadın 5 kişinin yakılarak 33 sivilin şehid edildiği Başbağlar katliamının gerçek failleri bir türlü adalet önüne çıkarılamadı. Türkiye’deki kardeşlik ve huzur ortamını hedef alanların düzenlediği kanlı tezgâhı düzenleyenler, adeta bilinçli bir şekilde görünmez hale getirildi. SHP/CHP’nin koalisyon ortağı olduğu dönemin karanlık hadiseleri arasında yer alan Başbağlar katliamının üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen hâlâ aydınlatılamadı. Erdal İnönü’nün Başbakan Yardımcısı, Murat Karayalçın ile Hikmet Çetin’in Devlet Bakanı, Seyfi Oktay’ın Adalet Bakanı olduğu dönemde gerçekleştirilen kanlı saldırının hiçbir faili cezalandırılamadı.

TERÖRİSTLERİ SERBEST BIRAKTILAR

Katliamla ilgileri bulunduğu iddiasıyla tutuklanan bazı kişiler, dönemin bazı siyaset adamlarının yargıya baskıları sonucunda serbest bırakıldılar. İtirafçı Şükrü Yıldız’ın verdiği ifadeler çerçevesinde yeni bir değerlendirme bile yapılmadı. Yıldız, katliam talimatının “Doktor Baran” kod adlı terörist tarafından verildiğini söyledi. Abdullah Öcalan da yargılandığı sırada saldırının “Doktor Baran” kod adlı örgütün yerel sorumlulularından biri tarafından düzenlendiğini söyledi. Eski Özel Harekat polisi Ayhan Çarkın ise olayı kendi ekiplerinin gerçekleştirdiğini söylemiş sonra bunun öngörü olduğunu dile getirmişti. Olaylarla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alındı ve haklarında idam ile çeşitli sürelerde hapis cezası talebiyle 1994’te Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın 4 duruşması Erzincan’da, 24 duruşması İzmir DGM’de görüldü. 1998 yılında dava takipsizlikle kapandı. Sanıkların 18’i beraat etti, 2’si mahkûm edildi. 415 gün cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılan H.B. isimli militan, devlet aleyhinde açtığı tazminat davasını kazanarak cebine para koydu.


 

ADALET VE VİCDAN İSTİYORUZ

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Başbağlar Köyü Dernek Başkanı Erhan Aydınlı, şunları söyledi: “Katliamının üzerinden 33 yıl geçti. Ancak hâlâ adalet yerini bulmadı. Bize Müslüman olduğumuz için kıyım yapıldı. Ancak biz Başbağlar’ı terk etmedik. Çünkü gitseydik yalnız bizim köyümüz değil, tüm bölge boşalacaktı. Her türlü tahrike, provokasyona karşı sağduyulu davrandık. Türkiye’nin karışmaması, bir Alevi-Sünni çatışmasına sürüklenmemesi için üzerimize düşeni yerine getirdik. Çünkü bu katliam Sivas’tan 3 gün sonra sözde misilleme amacıyla yapıldı. Bırakılan bildirilerde de bu açıkça yazıyordu. Ancak biz her iki olayın da aynı karanlık odaklar tarafından planlandığına inanıyoruz. Devletimizin bize sahip çıkmasını, özellikle adaletin sağlanmasını istiyoruz. Bununla birlikte, Başbağlar köyünün baştan sona yeniden ihya edilmesini de talep ediyoruz. O dönemde, 1996 yılında Refah-Yol hükümeti döneminde Sosyal Yardımlaşma ve Teşvik Fonu aracılığıyla köyümüzde bazı evler yapıldı. Sayın Ecevit de hem temel atmaya hem açılışa gelmişti. Ancak o evler, enkazların üzerine yapıldı. Bugün çoğu çökme tehlikesiyle karşı karşıya. Biz köyü terk etmedik, terk etmeyeceğiz. Ama en azından insanlarımızın güvenli, sağlıklı konutlarda yaşaması gerekiyor. Bu bizim ikinci önceliğimiz. Birinci önceliğimiz her zaman adalet olmuştur. Türkiye’nin birlik ve beraberliği için, böyle acıların tekrar yaşanmaması için Başbağlar’ın sesi duyulmalı, bu katliamın failleri ortaya çıkarılmalı ve gereken cezalar verilmelidir.”


 

BAKAN GÜRLEK’E ÇAĞRI

Adalet Bakanlığı’nın başlattığı Akın Gürlek talimatıyla başlayan geçmişe dönük faili meçhul dosyalarının aydınlatılmasına da değinen Aydınlı, gelişmeleri olumlu karşıladıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Faili meçhul cinayetlerin yeniden ele alınmasına yönelik atılacak her adımı destekliyoruz. Bu sürecin en önemli başlıklarından birinin de Başbağlar Katliamı dosyası olması gerektiğine inanıyoruz. Başbağlar, faili meçhul olaylar arasında en karanlık ve en kritik dosyalardan biridir. Bu dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılmasının, diğer faili meçhul olayların çözümüne de önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle Başbağlar dosyasının, faili meçhul cinayetlere ilişkin yürütülecek kapsamlı soruşturma sürecine mutlaka dahil edilmesini talep ediyoruz. Sayın Bakanımızdan da bu konuda gerekli hassasiyetin gösterilmesini rica ediyoruz. Başbağlar Köyü Derneği olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da elimizde bulunan her türlü belge, bilgi ve tanıklığı yetkili makamlarla paylaşmaya hazırız. Tek beklentimiz katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesidir.”
Bu arada, Başbağlar şehitleri için bugün İstanbul ve Erzincan Başbağlar Köyünde çeşitli anma programları düzenlenecek.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mehmet

Başbağlar katliamı üzerinden 33 yıl geçti ama hala vicdanımız yaralı, adalet yerini bulamadı. O gün Müslüman kardeşlerimize yapılan bu acımasız saldırıda 33 masum hayatını kaybetti. SHP/CHP koalisyonunun döneminde yaşanan bu kanlı olayda faillerin kimliği hala belirsiz. Dönemin siyasi liderleri, Abdullah Öcalan gibi teröristlerin sözlerini dinleyerek, Başbağlar'daki Müslümanları hedef aldılar. Şükrü Yıldız’ın ifadeleri ve Ayhan Çarkın’ın açıklamaları bize bu karanlık gerçeği gösteriyor. Devlet adına faili meçhul dosyalar yeniden açıldığında Başbağlar katliamının da aydınlatılmasını bekliyoruz. Erhan Aydınlı gibi dürüst bir yurttaşımız, köyü terk etmeyip mücadele ediyor, ancak en azından Adalet Bakanlığı’nın bu konuya el atması gerekiyor. Başbağlar katliamı unutulmamalı ve failler cezalandırılmalıdır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23