‘Türkiye ümmet coğrafyasının çatısıdır’
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Bayındır Memur-Sen Genel Başkanı Soner Can Tufanoğlu “Bu coğrafya bir evdir. Türkiye de bu evin çatısıdır. Emperyalizmin pençesinde kıvranan, kapitalizmle ümüğüne kadar sömürülen bütün halkların tek bir umudu kalmıştır, o da Türkiye’dir” diye konuştu.
Türkiye’nin ümmet coğrafyasına öncülük etme görevi olduğunu belirten Bayındır Memur-Sen Genel Başkanı Soner Can Tufanoğlu, “Bu coğrafya bir evdir. Türkiye de bu evin çatısıdır. Emperyalizmin pençesinde kıvranan, kendi dilini, inancını ve tarihini unutan, kapitalizmle ümüğüne kadar sömürülen bütün halkların tek bir umudu kalmıştır, o da Türkiye’dir” diye konuştu.
“BÜROKRASİMİZ DAHA ŞEFFAF VE GÜÇLÜ OLACAK”
Bayındır Memur-Sen Genel Başkanı Soner Can Tufanoğlu, “Ülkemizde yönetim şekli 16 Nisan referandumuyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne dönüştü. Bu ülkemizin tarihinde çığır açan bir olaydır. Artık milletimiz doğrudan yönetime katılmıştır. Tarihsel geçmişe baktığımızda 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde belki de en büyük ve en köklü değişimi yaşıyoruz. Yeni sistemle ise bürokrasimiz daha şeffaf ve daha güçlü olacak, aynı zamanda yönetimimiz de Cumhurbaşkanımız öncülüğünde daha hızlı karar alacaktır. Millet ve devlet bütünleşecek, sıkıntılar birinci ağızdan dinlenecek ve çözüm en hızlı şekilde ortaya konacaktır.
“GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE MEMUR İLE SAĞLANIR”
“Biz güçlü Türkiye’nin güçlü bir memurla sağlanacağı kanaatindeyiz” ifadelerini kullanan Tufanoğlu, “Yeni Türkiye’nin inşasında aklı selim memuriyet kadrosuna ihtiyacımız var. Bu açıdan refah seviyemizi artırmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Memur sistemimiz güçlü olursa, memurumuz rahat rahat çalışabilecek durumdaysa o zaman Türkiyemiz muasır medeniyetler seviyesine yükselecektir” dedi.
“TÜRK MİLLETİ KUKLAYI DEĞİL, KUKLACIYI VURMAYI İYİ BİLİR”
Türk milletinin kuklayı değil kuklacıyı vurmayı iyi bildiğin belirten Tufanoğlu, “Ortak akılla, milli iradenin gücüyle baskı ve tahakküm zincirlerini kıran ülkemiz, gerek bulunduğu coğrafyada gerekse dünyanın her yerinde adından söz ettiriyor. Türkiye, hem devlet hem millet olarak sivil siyasetin ve sivil toplumun bir asra yakın zamandır vesayet altından çıkarılışının mücadelesini veriyor. Türk Milleti kuklayı değil, kuklacıyı vurmasını bilen bir millettir. Biz sendikacıyız. Ticaret yapanımız, kamu çalışanımız, işçimiz ve toplumun her kesimi üzerine düşen vazifeyi yapacak ve devletimize güvenecektir. Bir araya gelip kenetlenmemiz gerekir. Değerlerimiz etrafında birleşmemiz gerekir. Bu saldırılar tek bir partiyi ya da tek bir insanı hedef alan saldırılar değildir. Ülkemizi hedef alan saldırılara karşı ideolojik tavırlarla, siyasi bölünmüşlüklerle hareket etmememiz gerekir” ifadelerini kullandı.
“YENİDEN DİRİLİŞİN ANAHTARI İSLAM BİRLİĞİ”
Yeniden dirilişin anahtarının İslam Birliği olduğunu dile getiren Bayındır Memur-Sen Genel Başkanı Soner Can Tufanoğlu, “Maalesef huzurlu bir bayram geçiremiyoruz. Hemen yanı başımızda ve ümmet coğrafyasının her yerinde acı, kan ve gözyaşı mevcut. Bombalamaya ve insan öldürmeye gelince uluslararası hukuku ve insan haklarını yerle bir eden, insan onurunu ayaklar altına alan bu küresel katillere karşı ümmetin her bireyi 1400 yıllık kadim değerlerimize sarılmalıdır. Yıllardır mezhepsel farklılıklarımızı kullanarak müslümanı müslümana kırdırdılar. Yeniden dirilişin anahtarı bizleriz. Yani ümmetimizdir. Tek bir çatı altında bir araya gelerek kendi birliğimizi, kendi NATO’muzu, kendi Birleşmiş Milletlerimizi, kendi para birimimizi oluşturmalıyız. Aramızdaki sınırlar kaldırmalı, yüz yıl boyunca birbirine uzak kalmış İslam toplumlarını kaynaştırmalıyız. Ümmet coğrafyasının yeniden tarih sahnesinde yerini alması elbette ki mümkündür. Önce inanacağız. Zulüm, kan ve gözyaşı üzerine medeniyet inşa eden Avrupa ve Batı bugün birlikte hareket edebiliyorken biz sevgi dilini kullanarak daha büyük bir birlik kurabiliriz. O zaman dünyadaki bütün mazlumların yüzü gülecektir. Müslüman olsun olmasın, emperyalist baskı altında yaşayan bütün insanlar için bir umut olacağız” değerlendirmesinde bulundu.
“SÖMÜRÜLEN HALKLARIN TEK UMUDU TÜRKİYE’DİR”
Türkiye’nin Müslüman coğrafyalara karşı sorumluluğu olduğunu belirten Tufanoğlu, “Türk milleti tarihin her döneminde ihya ve inşa eden, zulme baş kaldıran, zalime korku salan, haklının ve doğrunun yanında safını alan bir millet olmuştur. Bugün hangi mazlum coğrafyaya giderseniz gidin orada Türkiye’den bir şeyler bulursunuz. Türkiye sınırlarının dışına çıkmış bir ülkedir. Nerede bir mazlum varsa Türkiye oradadır ve umut kaynağıdır. Bir takım Cumhurbaşkanı adaylarının iş başına geldiğinde kapatmayı vaat ettiği TİKA’mız ve AFAD’ımız, dünya genelindeki bütün mazlumların tek ümidi durumundadırlar. Türkiye olarak Müslüman coğrafyalara karşı büyük sorumluluklarımız var. Selçuklulardan ve Osmanlılardan gelen yaklaşık 800 yıllık tarihi bağlarımız var. Tıpkı geçmişte olduğu gibi şimdi de bu coğrafyalara öncülük etmek yine bizlerin görevidir. Bu coğrafya bir evdir. Türkiye de bu evin çatısıdır. Emperyalizmin pençesinde kıvranan, kendi dilini, inancını ve tarihini unutan, kapitalizmle ümüğüne kadar sömürülen bütün halkların tek bir umudu kalmıştır, o da Türkiye’dir” diye konuştu.
