• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Türkiye Maarif Yüzyılı ve Ramazan etkinlikleri kimyalarını bozdu! Okullarımızı azgın azınlıktan kurtarın

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Türkiye Maarif Yüzyılı ve Ramazan etkinlikleri kimyalarını bozdu! Okullarımızı azgın azınlıktan kurtarın

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve okullarda Ramazan etkinliklerinin kimyasını bozduğu seküler yobaz sendika, siyasi parti ve bazı STK’lar, Manisa Turgutlu İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde felsefe öğretmeni olarak görev yapan 34 yıllık öğretmen Ramazan Avuşmak’ı hedef seçip intikam almaya kalktı.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve okullarda Ramazan etkinliklerinin kimyasını bozduğu seküler yobaz sendika, siyasi parti ve bazı sivil toplum kuruluşları, Manisa Turgutlu İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde felsefe öğretmeni olarak görev yapan 34 yıllık öğretmen Ramazan Avuşmak’ı hedef seçip intikam almaya kalktı. Ramazan hocaya yapılan linç tüm Türkiye’yi ayağa kaldırırken, kamuoyunda 34 yıllık bir öğretmene yapılan haksızlığa yönelik tepkiler çığ gibi büyüdü. Tepkilerden panikleyen Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Ramazan hocanın Atatürk’e hakaret ettiği iftirasını atarak tutuklanmasına neden olan sendika üyesi Müdür Yardımcısı Aynur İstanbul’u savunmak üzere okul önünde şu provoke konuşmayı yaptı:


 

KİMİ TEHDİT EDİYORSUN?

“Cumhuriyetin öğretmenini de, Cumhuriyetin değerlerini de hedef gösterenlere karşı susmayacağız, geri adım atmayacağız, asla teslim olmayacağız. Atatürk’e, Cumhuriyetin kurucu değerlerine ve bu ülkenin ortak hafızasına düşmanlık eden bir anlayışın çocuklarımızla aynı eğitim ortamında yer almasını da kabul etmeyiz! Atatürk’ün çocuklarına kimse nefret aşılayamaz! Sosyal medya tetikçilerine sesleniyorum: Bir kadın eğitimciyi fotoğrafıyla teşhir edip linç kampanyası başlatmak, doğrudan bir güvenlik tehdididir ve açıkça suçtur. Bu provokasyonun, bu fişleme gayretinin hesabını hukuk önünde tek tek soracağız.”


 

5816 İSTİSMARA DÖNÜŞTÜ

Yapılan linçe tepki gösteren Memur-Sen Konfederasyonu ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, şunları söyledi: “Sürecin başladığı, geliştiği tüm aşamaları yakından takip ediyor, kamuoyunu Ramazan Avuşmak öğretmenimiz aleyhine yönlendirmeye çalışanların art niyetlerini ve illiyet bağını görüyoruz. 5816 sayılı Kanun, amaç ve hukuki bağlamından koparılarak okul içinde öğrenci-öğretmen, yönetici-veli arasında çatışma konusu haline getirilmekte, eğitim-öğretim ortamını zehirleyecek istismar alanına dönüştürülmektedir. Sürekli gerilim ve çatışma üreten çevrelerin 5816 sayılı Kanun’u Demokles’in kılıcı gibi toplumun üzerinde sallandırdıkları düzeneğin son kurbanı üyemiz Ramazan Avuşmak olmuştur. Öğretmenin tutuksuz yargılanabileceği bir konuda; elleri kelepçeli alınarak, Ramazan Bayramı’nı kendisine zehir eden, aile ve sosyal çevresini üzen, kamuoyu vicdanını yaralayan bir muameleye maruz bırakılmasını doğru bulmuyor ve bu kötü muamelenin bir an önce sonlandırılmasını istiyoruz. Bilindik mahfillere; ‘kirli elleriniz ve ağızlarınızla öğretmenlerimizi rahatsız etmeyi bırakın’ diyoruz. Kirli organizasyonların tetikçileri bilsin ki örgütlü gücümüzle hukukun peşinde olmaya, hukuksuzluğun karşısında durmaya devam edeceğiz.”


 

RAMAZAN ETKİNLİKLERİ ÇILDIRTTI

Eğitim Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Aydın da, şöyle konuştu: “Ramazan Avuşmak’ın tutuklanması ile ilgili sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Özel çaba ve işgüzarlıkla başlatılan adli ve idari sürecin, artık cibilliyetlerini çok iyi bildiğimiz belli mihraklar tarafından hukuk çerçevesinden çıkarılarak, bir linç kampanyasına dönüşmemesi için sabırla ve özenle hareket ettik. Ancak daha önce benzer bir çok olayda gördüğümüz gibi burada da Eğitim İş sendikasının yerine göre savcı, hakim veya müfettiş rolüne büründüğüne, okuldaki işgüzar üyelerini de cürmüne alet ederek iddianame hazırladığına, yargıladığına, soruşturduğuna ve infaz ettiğine şahit olduk. Bütün gizem bir öğrencinin şikâyetinin, sınıfın tamamının şikâyetine nasıl dönüştüğünde düğümleniyor. Eğitim İş’in derdi eğitim, okullar, öğrenciler, vatan, millet, ülke vs. değil. Varsa yoksa milli ve manevi değerlere düşmanlık. Hikaye şudur, bu yıl okullarda yaşanan Ramazan etkinlikleri bunların kimyalarını bozdu, korktular, tedirgin oldular. Zeminleri kaydı, kökleri kurudu. Aradılar, bütün örgüt pusuya yattılar, geçen yıl Bursa’da yaptıkları gibi bu sefer Manisa’da bayatlamış filmi vizyona sürdüler. Bırakın bu eski numaraları, toplum laiklik vs. tartışmalarını çok geride bıraktı.”


 

HAKLI OLAN KAOS ÜRETMEZ

Gelişmeleri Akit’e değerlendiren AK Parti’nin eğitim sendikası kökenli Konya Milletvekili Latif Selvi de, şunları dile getirdi: “Din ve dindarlara dair bir konu olduğu zaman bir grup fütursuz bir şekilde linç kampanyası yapar. Eğer şikâyetçi oldukları konu varsa bunu dile getirecekleri merciler var. Ama bunlar bir linçle her şeyi tersyüz ederek bir algı üretmek suretiyle adeta bir operasyon ekibi gibi hareket ediyorlar. Bu yaklaşım toplumdaki yarılmaları, ayrışmaları körüklemekten başka hiçbir işe yaramaz. Ayrıca artık şu saldırganlıktan vazgeçip, kendi işlerine odaklanmalı, başlarını ellerinin arasına alıp ‘Biz nerede yanlış yapıyoruz’ diye kendilerini sorgulamaları gerekir. Ama maalesef çok gürültü çıkararak, linç kampanyaları yaparak infial üretmeye çalışıyorlar. Buradan bir toplumsal fayda çıkmaz. Kendi ideolojik yaklaşımlarının tezahürü ise bu da bir saplantıdır. Haklı olduklarını düşünseler bu şekilde bir kaos üretmeye çalışmazlar.”


 

GÜNDEMİ SAPTIRIYORLAR

AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem de, şu ifadeleri kullandı: “Uzun yıllar eğitim camiasında binlerce öğrenci yetiştiren bir öğretmene, hakaret içerikli iddialardan dolayı kelepçe takılmasını kabullenmek zor, yapılan uygulama tamamen keyfi, buna karar verenler neye göre verdiler. Ramazan hoca firar mı edecekti ki kelepçelendi? Bu olsa olsa devri kapanmış ideolojik karakter sonucudur. Ülkemizin etrafı ateş çemberiyken bu ve buna benzer hadiselerin toplumu meşgul etmesi, esas gündemden koparılması da hesap işidir. Suni gündemler oluşturmak, ülkemizin geleceğine vurulan bir prangadır. Fikir ve düşünce hürriyetinin temel esaslarının yeniden düzenlenmesi gerekir. Birileri istediği kadar birilerine hakaret edecek, hiç bir şey olmayacak, bunun adı fikir hürriyeti olacak, ama birileri de yarım bir kelime bir söz söylese toplum ve kanun nezdinde mahkûm olacak, bu çifte standarttır.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Davetçi

5816 kaldırılmalı. Bu kanunun varlığı ülkeye ve bireylere zulümdür

Adalet

Niye Tayyip Erdoğan'a söz söyleyen içeride bunun ne özelliği var. Biri kurucu önder diğeri bayrağı devralan.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23