Türkiye üzerinde oynanan kirli oyunların perde arkası bir bir deşifre olmaya devam ediyor. Doç. Dr. Ahmet Kavlak, katıldığı programda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne kadar devletin en kritik noktalarına sızan ve kendilerini Müslüman gibi gösteren "Kripto Yahudi" varlığına dikkat çekti. Kavlak, bu yapının milletin şah damarını kestiğini vurgulayarak sarsıcı gerçekleri gün yüzüne çıkardı.
Kavlak, bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en büyük problemin dış düşmanlar değil, içimize sızmış olan "bizden görünümlü" yapılar olduğunu belirtti. Sosyal medyada ve toplumun her kesiminde boy gösteren bu figürlerin maskesini şu sözlerle düşürdü:
"Müslüman adıyla İslamiyet’e hücum ediyorlar!"
"Bizim adımızı taşıyan, bizimle beraber oturup yemek yiyen, benden gözüküp ama sosyal medyada Müslüman adıyla İslamiyet’e hücum eden, milletimize hakaret eden Yahudi kripto varlığı en büyük düşmanımızdır."
Çanakkale’de şehit olan aydınların yerini onlar doldurdu!
Doç. Dr. Kavlak, Cumhuriyet’in ilk yıllarında bu sinsi yapının nasıl devlete hakim olduğunu tarihi bir trajediyle açıkladı. Çanakkale Savaşı’nda vatan evladı okumuş tabakanın şehit düşmesinin ardından meydanın kimlere kaldığını şu çarpıcı ifadelerle anlattı:
"Çanakkale Savaşı’nda bizim okumuş tabakamız şehit oldu, okumuş tabakamız gitti. Cumhuriyet kurulduğunda okumuş bir tek bunlar (Kripto Yahudiler) olduğu için devletin tüm kademelerine bunlar yerleşti. Şu anda da onların eliyle devam ediyor."
"Şah damarımızı kesiyorlar!"
Türkiye’deki her vatandaşın bu hakikati bilmesi gerektiğini savunan Kavlak, bu yapının bir beka meselesi olduğunu vurguladı. "Ya biz galip geliriz ya da onlar şah damarımızı kesmeye devam eder" diyerek tehlikenin büyüklüğüne işaret etti.


