Tomaşitsa soykırımı unutturulmamalı!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Tomaşitsa katliamının İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra en büyük soykırımlardan biri olduğunu belirten, Boşnak Akademisyen Prof. Dr. Muyo Begiç, “İnsanlara sürekli Tomaşitsa’nın dehşeti hakkında daha çok şey söylenmeli ve yapılan katliam unutturulmamalıdır. Bilgileri daha geniş şekilde aktarmalı ve bu konuda daha fazla araştırma yapılmalıdır. Türk kardeşlerimiz her zaman bizim yanımızdalardı o yüzden bu konuda çok ümitliyim. Bu soykırımı dünyaya Türkiye duyuracak” dedi.
Bilge lider Aliya İzzetbegoviç “Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır” diyor. Gerçekten de tarihe baktığımızda soykırım üstüne soykırımlar yapıldığını görüyoruz. Batının tarihi soykırımlarla dolu. Sadece geçmişte değil son yüzyılda da soykırımlara devam edip insanlık dışı katliamlara devam ettiler. Özellikle Bosna’da Müslümanları yok etmek amacıyla tarihin en acımasız soykırımlarını geçekleştirdiler. Srebnenista en çok bilinenlerinden. Bir de bilinmeyen, dünya kamuoyuna duyurulmayan Tomaşitsa katliamı var ki Srebnenista’daki yaşanılanlar kadar acımasız tarihe kara bir leke olarak geçecek kadar vahşice.
Evet hem dünya kamuyoyu hem de Türkiye kamuoyu Tomaşitsa’yı bilmiyor. İkinci dünya savaşından sonra en büyük mezar yeri olan Tomaşitsa’yı gündeme taşımak yeni soykırımların yaşanmaması adına hepimiz üzerine bir insanlık borcu. Tomaşitsa hakkında Boşnak Akademisyen Prof. Dr. Muyo Begiç’in, “Bosna Hersek Savaşının Kalıntıları Tomaşitsa - Toplu Mezarı” isimli eseri yakın zamanda raflardaki yerini aldı. Kitap, vahşetin bütün boyutlarını gün yüzüne çıkarıyor. Bir Sırp askerinin itirafları sonrası toplu mezarların bulunmasıyla dehşetin oranı da ortaya çıkıyor. Tarihin en zalim soykırımlarından birisi Tomaşitsa’da yaşanmış. Bize düşen bu katliamı unutturmamak. Biz de sorumlu gazetecilik anlayışıyla kitabın yazarıyla bir röportaj gerçekleştirdik. Umuyoruz ki yeni acılar yeni zulümler yaşanmasın.
Bu röportaj vesilesiyle Tomaşitsa’yı ilk defa duyacak okuyucularımıza da mezkur kitabı ısrarla tavsiye ediyoruz. Tomaşitsa’yı hep birlikte gündemde tutmak zorundayız. Özellikle gençlerimize diri bir bilinci emanet etmek durumundayız. Bosna, bize Aliya’nın emaneti. Son haberlere baktığımızda Sırpların, Boşnak komşularının duyacağı şekilde yüksek sesle soykırım şarkıları dinlediğini görüyoruz. Batıyı arkalarına alan faşist kafalar, o coğrafyada Müslüman görmek istemediklerini açıkça beyan ediyorlar. Bize düşen, bilinçli bir sorumlulukla, kardeşlerimizin acılarına, sevinçlerine, dünlerine, bugünlerine, yarınlarına sahip çıkmaktır. Türkiye olmak bize bu sorumluluğu yüklemektedir. Bu duygu ve düşüncelerle hepinize hayırlı bir hafta diliyor sizi röportajımızla başbaşa bırakıyoruz efendim.
Kadın, çocuk kim varsa öldürüyorlardı
Tomaşitsa’da neler yaşandı süreci anlatır mısınız?
- Tomaşitsa’da, Sırp ordusu ve Sırp polis güçleri, eski bir demir cevheri pigment olan çöplüğünde, canlı olarak ya da zaten öldürülmüş Boşnak cesetleri getiriyorlardı. Daha sonra öldürülenlerin cesetlerini, bir daha bulunmamaları için maden makineleri yardımıyla gömüp sakladılar. Kadınları, çocukları, gençleri, yaşlıları, cinsiyetleri ne olursa olsun orada fark etmeden öldürülüyorlardı.
Tomaşitsa katliami dünyaya yeteri kadar duyurulabildi mi?
- İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bulunan en büyük birincil mezar olduğu için dünya kamuoyunun yeterince aşina olduğunu düşünmüyorum.
Katliam sanıkları yargılandı mı?
- Bu, birkaç ay süren ve çok sayıda Sırp askeri ve polis memurunun yer aldığı sistematik bir cinayet olduğundan, bunlardan sadece birkaçı yargılandı. Cinayetleri emredenler ne yazık ki şu ana kadar yargılanmadı.
Tomaşitsa katliamının unutulmaması için neler yapılabilir?
- İnsanlara sürekli Tomaşitsa’nın dehşeti hakkında daha çok şey söylenmeli ve yazılmalıdır. Bilgileri daha geniş şekilde aktarmalı ve bu konuda daha fazla araştırma yapılmalıdır. Bu mezarın bulunduğu yere bir hatırlatan anıt inşa edilmelidir. Özellikle Türk kardeşlerimiz “Bosna Hersek Savaşının Kalıntıları Tomaşitsa - Toplu Mezarı” kitabını okumaları gerekmektedir.
Kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz Kitapta neleri anlattınız?
- Mezarı açtığımda ve Tomaşitsa’da gördüklerim ve yaşadıklarımdan sonra bu kitap aracılığıyla bunu halkla paylaşmak zorunda kaldım. Bana Edward Munch’un “Çığlık” tablosunu hatırlatan mezardan özellikle etkileyici bir tablo bu kitabı yazmamın itici gücüydü. Kitapta Prijedor’da işlenen soykırımı fotoğraf ve sözlerle kamuoyuna sunmak istedim. Prijedor belediyesine bağlı Boşnakların beyaz kurdele takıp evlerini işaretlemek zorunda kaldıklarını ve ardından öldürüldüklerini kamuoyuna hatırlatmak istedim.
Savaş kurbanlarının cesetleri nasıl tespit edildi toplu mezarlara kaç kişi gömülmüş?
- Kurbanların kimlikleri DNA yöntemiyle belirlendi. Tomaşitsa’da suçlular yüzlerce kurbanı getirip sakladılar.
Soykırımı dünyaya duyurmak adına neler yapılabilir?
- Bunu kitaplar, dersler, filmler ve hayatta kalanların tanıklıkları aracılığıyla kendimize sürekli hatırlatmamız gerekiyor. Dünyanın dört bir yanında kitaplar ve konferanslar aracılığıyla sürekli olarak Tomaşitsa gibi bir daha asla ve hiçbir yerde olmaması gerektiğinden bahsediyorum.
Savaş kurbanlarının yakınlarının psikolojisi nasıl?
- Kurbanların aileleri sürekli olarak silinmez bir acı taşıyor. Altı oğlu ve kocası suçlular tarafından öldürülen anne Have Tatarević’in acısı ve tüm annelerin, babaların ve çocukların acısı hayatlarında derin izler bıraktı.
Tomaşitsa Srebrenitsa kadar neden gündeme gelmedi?
- Srebrenitsa, savaşın sonunda yapılan soykırımdır, Prijedor’a bağlı Tomaşitsa savaşın başında yapıldı. Srebrenitsa, katliamından hemen sonra ve doğrudan halka aktarılan bir soykırımdır ama Tomaşitsa, tüm dünya Srebrenitsa’yı öğrendikten sonra keşfedilmiştir.
Mezar yerlerini nasil tespit edildi? Sırplar itiraf etti mi?
- Gördükleri yüzünden uyuyamayan ve vicdan azabı çeken bir Sırp askeri, Tomaşitsa’nın sırrını ortaya çıkarmaya ve bize aylarca ölüleri getirdikleri ve kurbanları öldürdükleri yeri göstermeye karar verdi.
Sizin kitabınız suçluların yargılanmasında delil olarak kullanıldı mi?
- Bu konuda bilgim yok ama kitap İngilizce’ye çevrilerek çeşitli mahkemelerde savcı ve hakimlere ulaştı.
Bu soykırımı dünyaya Türkiye duyuracak
Türkiye’den beklentileriniz nelerdir?
- Tomaşitsa’da yaşanan soykırım hakkında Türkiye Cumhuriyeti kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu kitabın Türkiye genelindeki kütüphanelere ulaşmasını, Müslüman kardeşlerimizin ve özellikle gençlerin Tomasica’yı öğrenmesini, barışı, evrensel insani ve medeniyet değerlerini inşa etmemiz gerektiğini, ondan öğrenmesini istiyorum. Dayton Anlaşması, Tomaşitsa üzerine imzalandı ve bütün bunları örtbas etmiştir. Yapılan soykırımları dikkate alarak Dayton Anlaşması’nın güncellenmesi gerekmektedir ve bu masada Türkiye yer almalıdır. Bu yüzden Bosna Hersek’te yaşananlarla ilgili Türkiye bilgilenmesi gerekmektedir.
Kitaba ilgi nasıl? Türkiye kamuoyunda anlattıklarınız gündem oldu mu?
- Tomaşitsa’da tarihin en büyük soykırımlarından birisi yaşandı. Maalesef çalışmamız konusunda Türkiye’de henüz beklediğimiz derecede bir kamuoyu oluşmadı. Bunun sebebini henüz kitaba ulaşamamış ve okuyamamış olmalarına bağlıyorum. Türk kardeşlerimiz her zaman bizim yanımızdalardı o yüzden bu konuda çok ümitliyim. Bu soykırımı dünyaya Türkiye duyuracak. Gazetenize özelllikle teşekkür ediyorum. Tarihi bir sorumluğu yerine getiriyorsunuz.