Başkan Erdoğan’ın BRICS toplantılarında gündeme getirdiği milli parayla ticaret çağrısı olumlu karşılık buldu. İhracatçılar, TL’yle ticaretin firmaları kur riskinden koruyacağını, cari açığın finansmanını kolaylaştıracağını ifade etti.
İthalat ve ihracatta doların yerini yerel para birimleri alıyor. Ekonomi yönetimi, yüzde 6,4 olan TL’yle dış ticaretin payını 2018’de yüzde 8’e, 2019’da yüzde 9,8’e, 2020’de yüzde 11,3’e, 2022’de yüzde 15’e çıkartmayı planlıyor. Planın tutması ithalatçı ve ihracatçı firmaların lehine olacak. Firmalar döviz riskinden olumsuz etkilenmeyecek. Dolar ve Euro’daki oynaklıklar dış ticarette hissedilmeyecek. İhracatçılar, bu bilinçle milli parayla ticareti arttırmak için ellerinden geleni yapıyor.
ÖNEMLİ UYARI
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, milli parayla ihracat yapılan ülke sayısının 176’yı bulduğunu belirterek, “Bu anlamda en büyük pay 5,8 milyar TL ile Irak’ın. Onu 1,7 milyar TL ile Almanya, 575 milyon TL ile ABD takip ediyor” dedi. TL’yle ticaretin ülkenin hayrına olacağının altını çizen Gülle, ihracatçı firmalara da “Kur dalgalanmalarından korunmak için paramızla ticaret yapın” diye seslendi.
CARİ AÇIĞIN FİNANSMANI KOLAYLAŞACAK
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Adil Pelister ise TL’yle ticaretin ihracatı arttıracağına dikkat çekti. Pelister, dış ticarette yerli para kullanımının cari açığın finansmanını kolaylaştıracağını sözlerine ekledi.
DİPLOMASİ ATAĞI
Yerel para birimleriyle ticaretin artırılması için yoğun bir diplomasi yürütülüyor. Bu çerçevede İran, Rusya ve Çin’le görüşmeler devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hemen her arenada TL’yle ithalat ve ihracatın önemine değiniyor. Erdoğan’ın Güney Afrika temasları dâhilinde BRICS ülkelerini (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) yakın markaja alacağı ve milli para vurgusu yapacağı öngörülüyor.
YENİ DÜZEN ÖNERİSİ
Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem, Erdoğan’ın temaslarının önemine işaret ederek, “Sayın Cumhurbaşkanı yeni bir para sisteminin geliştirilmesini ülkelerin yerel paralarla ticaret yapması ilkesinden yola çıkarak önerecektir. Bu, aynı zamanda yeni bir siyasi ve iktisadi düzen ve yeniden yapılanma önerisidir” diye konuştu. BRICS ülkelerinin 4,5 trilyon dolar döviz rezervine sahip olduğunu ve dünya nüfusunun yüzde 43’ünü bünyesinde barındırdığını dile getiren Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü: “Söz konusu ülkeler, Türkiye’yle birlikte ortak hareket ederlerse şimdiki dönüşümün, gelişmiş ülkeler için yeni bir kalkınma yolu olacağını göreceğiz. Mesela BRICS ülkelerinin döviz rezervlerini bir havuzda toplaması ve ortak bir Kalkınma Bankası kurulması fikri neredeyse Arşimet’in dünyayı yerinden oynatacak manivelasına eşit bir girişim olacaktır. Bugün Bretton-Woods para sistemiyle ilgili yeni adımların atılması gerekliliktir.”