• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Teyakkuz vakti..

11 Nisan 2015
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

7 Haziran 2015 genel seçimleri; beklenen sonuçları yönüyle sıradan bir seçim olmayacağı kesin. Eğer iktidar partisi gereken oyları alabilirse, çözüm süreci, pek çok problemi geride bırakarak, rota kayması yaşamadan finale ulaşacak; yeni bir anayasanın yürürlüğe girmesi gerçekleşecek; başkanlık sistemine geçilecek; ekonomik istikrar sekteye uğramadan sürdürülecek; başlatılan ve başlatılması düşünülen bütün mega projeler hayata geçirilmiş olacak; paralel örgütün hain tasallutundan ülke ve millet kurtarılarak yüzyılın en büyük kaos badiresi atlatılacak; dışa bağımlılığın körletici ve köle edici baskılarından tamamen kurtulmak ümidimiz gerçekleşecek; dış ve iç siyasette her türlü vesayete son verilecek; ümmet şuurunun filizlenip boy atmasında önemli mesafeler kat edilecek; tarihten tevarüs ettiğimiz yumuşak gücün bütün üniteleri devreye sokularak, uluslararası yeni ve etkili birlikteliklere zemin hazırlanacak..

Aksi durumda, bütün bu hedefler akamete uğradığı gibi, istenmeyen daha pek çok olumsuzluklara sebebiyet verilmiş olacak. Bu açıdan da önümüzdeki seçimler adına, bu vatana aidiyet hisseden her bir bireyin, söz konusu olumlu sonuçların gerçekleşmesi bağlamında, kendi imkanları ölçüsünde sorumluluğu vardır; ve bu sorumluluk sadece oyunu kullanmak görevinden çok daha öte anlamlı vazifeler içermektedir.

Milli irade kenetlenmesi; teferruata ait farklılıkların mevzu bahis edilmeden oyların işlevsiz kalmasına meydan verilmemesi bu görevlerin başında gelmektedir. Vakit milli teyakkuz vaktidir; en küçük gafletin, umursamazlığın, şer ittifakın işine yarayacak konumda konuşlanmanın vebali her zamankinden daha büyük, bedeli her zamankinden daha ağır olacaktır.

Sol düşünce, hayatın pratiklerinden sürgün edilmesinin baskısıyla çok yönlü ricat yaşıyor. Bu gerçek, Türkiye reel politikasında CHP’nin gün güne erimesi, bitmesi, tükenmesi şeklinde yansıyor. Bu bitiş ve tükenişi, yapay müdahalelerle önlemenin imkansızlığı da gün yüzüne çıkmış bulunuyor. Mesele düşünce iflası noktasında değerlendirilmediği için de, çareler hep başka yerlerde aranıyor. Ne başkan değiştirmenin (özellikle lider demiyorum, çünkü şu an itibariyle bu çatı altında lider kıvamında kimseyi göremiyorum), ne kadro yenilemenin ne de mezhepsel kaygıları öne çıkarmanın CHP’ye bir katkı sağlamayacağı göz ardı ediliyor. Veya bu gerçekler yönetici kadro tarafından bilinçli bir şekilde örtülmeye çalışılıyor.

Halbuki Türkiye siyasi yelpazesinin güçlü bir iktidara ihtiyacı olduğu kadar güçlü bir muhalefete de ihtiyacı var. Bu ihtiyacın sol argümanlarla karşılanması ise artık imkansız. En azından ana muhalefetin  sağ partilerden biriyle gerçekleşmesi zaruret. Bu konuma en yakın aday da mevcutlar arasında MHP görünüyor. Bu gerçek, paralel üst akıl tarafından da keşfedildiği içindir ki, AK Parti’nin karşısına MHP ile çıkma stratejisini uygulamayı düşünüyorlar. Ne ki, MHP bu yapıya karşı bütün kapılarını sürmelemiş bulunuyor. Bu sebeple de, MHP’yi sızma yoluyla ele geçirmeleri imkansız. Desteklerini meccani göstererek, taleplerini seçim sonrasına bırakacaklar. MHP’nin ana muhalefete geçmesini  ben de yararlı görürüm; fakat işin ne başında ne ortasında ne de sonunda paralel örgütle hiçbir angajmana girilmemesi şartıyla..             

Paralel örgütten bazı kişilerin, siyasi karşılığı olmadığı bilindiği halde bağımsız aday gösterilmeleri, ya kaybedecek bir şeyi kalmamış kişinin meydan okuması gibi okunmalı; ya da özellikle bu adayların seçime girecekleri bölgelerle ilgili planladıkları sahtekarlıklara yorumlanmalıdır. Meselenin teknik boşluklarını bilmediğim için sahtekarlıkların ne yönlü gerçekleşeceğini somutlaştırmam mümkün değil. Bu mükerrer oy şeklinde olabilir, sayım ve tasniflerin bilgisayarlara yüklenmesi söz konusu ise, o ortamlarda yapılacak hile ve oyunlarla olabilir; ya da işin yetkililerince bilinen başka hile yolları varsa, hepsiyle de uygulamaya konulmak istenebilir. Elbette söz konusu hile ve oyunları, hem yurtiçi hem de yurtdışındaki seçim merkezlerinin genelinde devreye sokmak isteyeceklerini düşünmek de pek abartılı olmaz sanırım.

Paralel örgütün, aday adayları kanalıyla AK Parti’yi ele geçirme projeleri, AK Partili yöneticilerin basiretine çarpıp, engellendiğinden şimdilik askıya alınmış bulunuyor. Eğer AK Parti, kendilerine gösterilen hedefi tutturabilirlerse, bu, kısa ve uzun vadede paralel örgütün devlete sızdıkları her yer ve yöreden tasfiyesi manasına gelecek. Seçimlere kadar cemaat üyelerini motive etmekte kullanacakları bütün argümanlar da seçimde yaşanılacak hezimetle anlamsızlaşacak. Özellikle, Gülen’in Yeni Şafak’ta yayınlanan belgeler sebebiyle aldığı derin yaralar da bunlara ilave edilince, cemaat yapısının harcı kendiliğinden dökülmüş olacak. Sonuç malum.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23