TESPAM Başkanı Akyener: (Karadeniz'deki gaz keşfi) Güncel rezervin açıklanmasını heyecanla bekliyoruz
"Yeni bir alanda büyük bir balık yakalandı ve bundan sonra o bölgede yeni büyük balıkların bulunabilme olasılığı da arttı" - "Ülkemiz bu büyük başarıyla sevinirken, Cumhurbaşkanımız açıklanan rezervin güncelleneceği müjdesini verdi. Şimdi hepimiz heyecanla bu müjdeyi bekliyoruz" - "(Türkiye) Buradan aldığı güç, umut ve heyecanla diğer dış politika unsurlarıyla çok daha etkin müzakerelere girebilecek ve büyük kazanımlar elde edebilecek"
İZMİR (AA) - EBRU ŞENGÜL CEVRİOĞLU - Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, Sakarya Gaz Sahası'ndaki keşifle ilgili, "Yeni bir alanda büyük bir balık yakalandı ve bundan sonra o bölgede yeni büyük balıkların bulunabilme olasılığı da arttı. Ülkemiz bu büyük başarıyla sevinirken, Cumhurbaşkanımız açıklanan rezervin güncelleneceği müjdesini verdi. Şimdi hepimiz heyecanla bu müjdeyi bekliyoruz." dedi.
Akyener, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin büyük uğraşlar sonunda Türk enerji tarihindeki en büyük keşfi gerçekleştirdiğini söyledi.
Karadeniz'deki en büyük keşif olma özelliği de taşıyan bu başarının bakir bir bölgede yapılması dolayısıyla çok daha büyük potansiyellerin habercisi niteliğinde olduğuna dikkati çeken Akyener, şöyle devam etti:
"Çünkü basit olarak, yeni bir alanda büyük bir balık yakalandı ve bundan sonra o bölgede yeni büyük balıkların bulunabilme olasılığı da arttı. Ülkemiz bu büyük başarıyla sevinirken, Cumhurbaşkanımız açıklanan rezervin güncelleneceği müjdesini verdi. Şimdi hepimiz heyecanla bu müjdeyi bekliyoruz."
Akyener, Türkiye'nin milli petrol şirketinin sahip olduğu verilere ve altyapıya sahip olmayan hiç kimsenin açıklanan veya açıklanacak olan rakamlara ilişkin yorum yapmasının uygun olmayacağını belirterek, "Bu hususta konuşabilecek tek merci yine milli petrol şirketimiz ve ilgili devlet yetkililerimizdir. Bunun yanında, ilgili keşif bakir bir alanda gerçekleştirilmiştir. Bu da ilgili bölgede yeni yapıların tespit edilebileceği ihtimalini doğurmaktadır. Öte yandan Sakarya sahası dahilinde de daha önce bakanlık nezdinde yapılan açıklamalarda, devam eden sondaj itibarıyla daha alt seviyelerde yeni testler ışığında rezerv potansiyelinin artabileceği beklentileri ifade edilmiştir. Dolayısıyla zaten ülkemizi çok daha iyi bir geleceğe taşıyacak büyük bir umut ışığı bu bölgede yanmaya devam etmektedir." diye konuştu.
Açıklanacak keşifle pek çok dengenin de değişeceğini vurgulayan Akyener, şunları söyledi:
"Öncelikle artık Türk devlet aklı, geç kaldığı enerji savaşında çok daha heyecanlı, kararlı, istekli ve odaklanmış bir politika izleyebilecek. Bu alanda gücünü artırması, enerji kaynakları ön plana çıkan medeniyet coğrafyası ile daha etkin iş birliği süreçleri geliştirebilecek. Buradan aldığı güç, umut ve heyecanla diğer dış politika unsurlarıyla çok daha etkin müzakerelere girebilecek ve büyük kazanımlar elde edebilecek. Haliyle saha geliştirme planları ve bundan sonraki keşiflere de bağlı olarak, enerjide dışa bağımlılığını azaltacak, cari açığı düşürecek ve hatta belki orta vadede, enerji ihraç eden ve cari fazla veren bir ülke konumuna gelecek. Tabii bu durum sürekli yeni çalışmalarla değişen rezerv rakamlarına bağlı olarak ülkemizin doğal gaz arz-talep politikalarıyla da ilintili bir şekilde yorumlanmalı. İnşallah her yeni keşif ülkemizin elini daha da güçlendirecek ve hayallerine ulaşmasına vesile olacaktır."
- "Türkiye ilk gaz üretim sürecini 2023'e yetiştirebilir"
Akyener, Türkiye'nin stratejik öneminin, dünyadaki en önemli kaynak haline gelecek doğal gaza sahip olmasıyla daha da artacağını, ülkenin buradan elde edeceği kaynak ve sinerjiyle diğer alanlarda da çok daha etkin hamleler yapabileceğini ifade etti.
Elde edilecek finansal imkanlarla metan hidrat, robotik teknolojiler ve su altı madenciliği alanında da büyük ilerleme sağlanabileceğini dile getiren Akyener, şunları kaydetti:
"Türkiye, bir enerji merkezi olma noktasında çok daha etkin adımlar atabilecek. En azından, en kötü ihtimalle ve kısa ve orta vadede, bu keşifle enerji arz güvenliğine katkı sağlanacak, cari açık azaltılacak, ekonomi güçlendirilecek. Bu keşifle rekabet usullü ilişki kurduğumuz Rusya, İran gibi komşularımızla ve diğer ilgili diplomatik ilişkilerimizde hem ticari hem de politik bağlamda daha başarılı ve kazançlı neticeler elde edilebilecek. Olası ihracat senaryoları söz konusu olursa bu süreç Türkiye'nin elini Güney Gaz Koridoru fikrini siyasi olarak desteleyen AB ve ABD karşısında da güçlendirecektir. Ayrıca vurgulamamız gerekir ki yapılan bazı bilinçsiz küçümseme ve eleştirilerin aksine, Türkiye bu sahaları kendi imkanlarıyla kolaylıkla geliştirebilecek, ekonomik olarak üretime alabilecek, ilk gaz üretim sürecini de 2023'e yetiştirebilecektir. İlk gaz üretimine kadar dahi dolaylı pozitif etkilerini, üretim sonrasında ise direkt olarak ekonomimiz üzerindeki kaldıraç etkilerini göreceğimiz bu başarı takdire şayandır."