• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

TBMM Başkanı Şentop’tan ‘din’ ve ‘bilim’ açıklaması

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Uluslararası Kutbuddin Şirazi Sempozyumu'nda; "Din ile bilimi birbirinin antitezi olarak değerlendirenler, camiyi okulun; din adamını öğretmenin karşısına koydular” şeklinde konuştu.

Yeniakit Publisher
2021-10-13 16:18:00 -
TBMM Başkanı Şentop’tan ‘din’ ve ‘bilim’ açıklaması

Yeni Akit  Ankara

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, İstanbul Medeniyet Üniversitesi ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin düzenlediği Uluslararası Kutbuddin Şirazi Sempozyumu'na çevrim içi katıldı. Felsefe, matematik ve astronomi başta olmak üzere birçok alanda verdiği eserlerle ilim tarihindeki yerini alan Şirazi'nin Anadolu'ya gelişinin, bilgi ve ilmi bu topraklarda aramasının son derece önemli olduğunu belirten TBMM Başkanı Şentop, bilim tarihinin derinliğine hakkını vermesi bakımından Şirazi hakkında sempozyum düzenlenmesine öncülük eden Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi'ni tebrik etti.

İslam medeniyetini inşa eden alimler neden unutuldu?

İslam dünyasının altın çağlarının, "Hikmet, müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa alır" hadisinin gereğini yerine getirmeye çalışan alimlerin yetiştiği dönemler olduğunun altını çizen Şentop, "Akıl ve bilimin ışığıyla doğuyu aydınlatan, sevgi ve hoşgörüye dayalı felsefesiyle gönülleri ısıtarak İslam medeniyetini inşa eden o alimler 15. yüzyıldan sonra yetişmez oldu ve maalesef zamanla unutuldu." diye konuştu. "Neden, nasıl unutuldu?" diye soran Şentop, bu soruların arkasından gitmeyi son derece önemli bulduğunu ifade etti. Farabi, İbn-i Sina, Harezmi, Biruni gibi alimlere işaret eden Şentop, ancak eserleri arşivlerde kalan, adları unutturulan ya da unuttukları çok sayıda alimin bulunduğunu, onlardan birinin de Kutbuddin Şirazi olduğunu söyledi. Şentop, Şirazi'nin, bilginin peşinden sürüklenen, bir yerden bir yere gitmenin günler aldığı, konaklama, barınma imkanlarında sıkıntılar yaşanan dönemlerde İslam dünyasının bütün önemli merkezlerinde bulunmuş bir alim olduğunu belirtti. Şirazi'nin hayatının, İran'ın güneyinde yer alan Şiraz ve Urmiye gölü yakınındaki Meraga şehri ile birlikte Konya, Sivas, Malatya, Bağdat, Kahire, Şam, Tebriz şehirlerinde geçtiğini anlatan Şentop, "Bu şehirler, günümüzden 700 yıl önce aklın, bilimin ışığıyla parlıyorlardı. Batı, o dönemlerde entelektüel olarak komadaydı. 6. yüzyıldan itibaren Orta Çağ denilen karanlık döneme girdiği için medeniyet dediğimiz kavramın da çok uzağındaydı. O dönemlerde Endülüs'ten Mısır'a, Anadolu'dan, İran'a ve oradan Çin'e kadar uzanan İslam dünyasında hikmetin peşinde koşuluyordu. Kendi medeniyetimizin değerini anlayabilmek için bir gerçeğin altını çizmekte fayda var." dedi.

“Dünyanın en eski üniversitesi Fas'ta 859 yılında kurulan Karaviyyin Üniversitesi”

Dünyanın ilk ve en eski üniversitesinin Fas'ta 859 yılında kurulan Karaviyyin Üniversitesi olduğuna işaret eden Şentop, Batılıların dünyanın bugünkü anlamıyla ilk üniversitesinin, Bologna Üniversitesi olduğunu iddia ettiklerini anımsattı. TBMM Başkanı Şentop, Bologna Üniversitesinin, Fatımiler tarafından kurulan Karaviyyin Üniversitesinden 229 yıl sonra kurulduğunu belirtti. Şentop, Bologna Üniversitesinin kuruluşunda da Doğu Roma İmparatorluğu'nun ya da diğer adıyla Bizanslıların, 9. yüzyıldan itibaren İslam dünyasında yayınlanan eserlerle tanışmalarının etkisi olduğunu söyledi.

“Batılılar İslam eserlerini kütüphanelerden Batı’ya taşıdı”

Batılıların, İslam dünyasında yapılan çalışmalarla İskenderiye, Antakya, Halep, Şam, Kudüs gibi aynı zamanda ticaretin de merkezi olan Akdeniz'e kıyısı bulunan şehirlerde temas ettiklerini anlatan Şentop, 11. yüzyılın sonlarında başlayan ve 13. yüzyılın sonuna kadar devam eden Haçlı Seferleri'nin de bu temasları hızlandırdığını kaydetti. Batılıların, temaslar sırasında Müslümanlar tarafından açılan medreselerde, kurulan kütüphanelerdeki eserlerle ilgilendiklerini ve onları Batı'ya taşıdıklarını aktaran Şentop, Bizanslıların Meraga, Tebriz gibi şehirlerden bilimi Batı'ya taşıma yollarının da Erzurum-Trabzon üzerinden önce İstanbul, oradan da İtalya olduğunu belirtti. Bu süreçte onlarca eserin Arapça'dan Yunanca'ya çevrildiğine, birçoğuna da eski Yunan bilginlerinin adlarının yazıldığına dikkati çeken Şentop, "İslam alimleri, Emeviler döneminde başlayan ve 9. yüzyılın başlarında Abbasiler döneminde kurulan Beytül Hikme'de kurumsal bir çerçeveye büründürülen tercüme çalışmalarıyla Batı'ya da kendi birikimlerini hatırlatmışlardır. Ancak onlar, Müslümanların birikimlerine aynı ihtimamı göstermemişler ve bütün insanlığa bilimin beşiği olarak Batı'yı takdim etmeye çalışmışlardır." diye konuştu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23