Yenilikleri araştırmak ve uygulamak için yıllık 5,3 milyar dolarlık bir bütçe ayıran firmalar var. Geliştirilen yeni nesil klimalar, ozon tabakasına zarar vermiyor. Az su ve enerji tüketen bulaşık ve çamaşır makineleri tasarruf sağlıyor.
Sadece sıcak su kullanmadan temizlik yapabilen makineler bile yüzde 30 enerji tasarrufu sağlıyor. Dünyadaki ısınma susuzluğu da beraberinde getirdi. “Su yüzünden savaşlar çıkacak” korkusu sardı ülkeleri. Birçok hükümet, acil eylem planı çerçevesinde su tasarrufuna yöneldi. Sivil toplum kuruluşları yürüttükleri reklam kampanyaları ile vatandaşı bilinçlenmeye çağırıyor.
Artık elektrik ve su tasarrufu sağlayan çamaşır makinelerinin rezistansları kireç tutmuyor. Böylece deterjanın yanında ek bir ürün kullanmak gerekmiyor.
Buzdolabında kullanılan yeni bir teknoloji de yüzde 30 enerji tasarrufu sağlıyor.
Dünya genelinde elektriğin yüzde 19’u aydınlatma için kullanılıyor. Türkiye’de harcanan bu rakam ise toplam elektrik tüketiminin yüzde 25’ini oluşturuyor.
Her evdeki 3 tane normal ampul enerji tasarruflu olanlarıyla değiştirilebilir. Bu ülkede yıllık 400 milyon yeni liralık tasarruf demek.
Daha az sıcak ve soğuk su tüketmek, eşyaları ve perdeleri radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirmek, buzdolabında oluşan buz tabakasını düzenli olarak çözmek, bahçeye ve çevreye ağaç dikmek “mutlu bir gelecek için” kendi çapınızda katkıda bulunabilirsiniz..
Makinelerin içinde artık gümüş var
Ayrıca darbelere, güneş ışınlarına ve paslanmaya karşı koruyan nano teknolojisi kullanılıyor. Söz konusu teknoloji çamaşır makinesi dışında diğer ürünlerde kaplama olarak kullanılıyor. Çamaşır makinelerinin içinde gümüş bir hazne bulunuyor. Gümüş, nano boyuta indiriliyor. Bu, saç telinin 75 bin kat daha incelmiş haline denk geliyor. Gümüş teknoloji, çamaşırlara ve kıyafetlere kadar işleniyor. Temizlik gümüş ile sağlanıyor ve sıcak su kullanmaya gerek kalmıyor. Sistem sayesinde 30 derecelik suda yıkanan bir çamaşır 90 derecede temizlenmiş gibi oluyor. Enerji tüketimi de yaklaşık 10 kat daha azalıyor.
Çamaşır makinelerinin kimi artık susuz yıkıyor, kimi size yorgan yıkama programı bile vaad ediyor.
Tasarrufun önemini anlayan tüketicinin gözüne girebilmek için beyaz eşya üreticileri arasında kıyasıya bir rekabet var. Üreticiler artık, düşük sıcaklıkta, az deterjan kullanarak tasarruf sağlayan, elektrik tüketimini azaltan çamaşır makineleri ile yetinmiyor. Piyasaya daha bir rekabet girdi. Kumaşın cinsi ve çamaşırın kirlilik seviyesine göre kendisini programlayan, her defasında deterjan konmasına gerek kalmayan, yıkama süresini kısaltan, akarı poleni yok eden ürünleri de piyasaya sürüyor.
Kimi yıkadığı çamaşırı tanıyan makine, kimi yıkama süresini 12 dakikaya kadar indirdi, kimi bir defa konulan deterjanla 40 defa çamaşır yıkıyor. Birisi de kıyafet ve kumaşlardaki alerjiye yol açan maddeleri yok eden anti-alerjik sistemi kullanıyor. Yani polen ve akarları makine yok edebiliyor. Kimi ise programına “yorgan” yıkamayı kattı.
7 kilogramlık çamaşırın yıkanması için gerekli olan elektrik tüketimi % 58, su tüketimi % 62 azaltıldı.
Yüksek sıcaklık gerektirmeyen çamaşır makineleri, çamaşırı 30-40 derecede lekelerden kurtarırken, yüksek sıcaklıkta yıpranmasını da engelliyor.
Tabii dahası var. Bir Kore firması ise Airwash adlı teknoloji ile çamaşır makinelerinde su ve deterjan kullanmadan yıkama yaptırıyor. Makinede bulunan fan üzerinden temiz hava içeri alınıyor ve ısıtıcıdan geçiriliyor. Kazana verilen sıcak hava, kıyafetlerdeki bakterileri, zararlı mikroorganizmaları ve kötü kokuları ayrıştırıyor. Son adımda hava, boşaltma kanalı ile dışarıya atılıyor. Bu “susuz yıkayan çamaşır makinesi” ülkemizde de satılıyor. Tabii fiyatı hayli tuzlu. 3-5 bin lira arasında.
Türkiye çamaşır makinesi üretiminde hızla ilerliyor. Yılda 1 milyon 215 bin 635 adet çamaşır makinesi ülke içinde satılırken, 2 milyon 352 bin 836 adet yerli üretim de ihraç ediliyor.