• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Suudilerin, Katarlıların sermayesi para değil mi? Rus Abramoviç arazi aldı, Fatih Altaylı havalara uçtu

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Suudilerin, Katarlıların sermayesi para değil mi? Rus Abramoviç arazi aldı, Fatih Altaylı havalara uçtu

Suriyeli göçmenler Türkiye’den arazi alırken itiraz eden, başta Katar ve Suudi Arabistan olmak üzere ülkemize Müslüman ülkelerden sermaye gelirken maraza çıkaran Fatih Altaylı, Rus milyarder Roman Abramoviç’in Kaplankaya’dan 100 dönüm arazi alması karşısında sevince boğularak havalara uçtu.

Fatih Altaylı’nın, Rus milyarder Roman Abramoviç’in aldığı arazi ile havalara uçtuğu yazısı şöyle: "Büyük bir sürpriz Abramoviç’ten geldi dersem yalan olmaz. Bir süre önce medyamızda “Abramoviç otel yatırımı yapmak için Bodrum’da arazi arıyor” haberleri yer almış ancak arkası gelmemişti. Evet, Abramoviç bölgede devasa bir arazi almış. Kaplankaya’yı gören Rus milyarder, burada istediği büyüklükte bir araziye sahip olamayacağını görünce, Kaplankaya’nın hemen yanı başında, Kaplankaya’ya komşu devasa bir arazi almış."


"Kendine ait iki plajı da olan yaklaşık 100 bin metrekare büyüklüğünde olduğu söylenen bir arazi. Ve işin güzel yanı, buraya otel falan yapmıyor. Bu kocaman araziye sadece üç ev inşa edecek. Her 30 dönüme bir ev. Böylelikle yoğunluk, doğanın katledilmesi, çevreye zarar falan gibi tartışmalar da olmayacak. Daha önemlisi, artık bu bölgede tıpkı Güney Fransa’da, Sardunya’da, Marbella’da olduğu gibi her biri 10 milyon, hatta 100 milyon dolar değerinde evler olacak. Bunların elbette size, bana doğrudan bir yararı yok ama bu tip yatırımlar ülkenin değerini artırıyor."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Burjuvazinin "Steril" Vatan Savunması: Hangimizin İşgali Daha Asil? Ekonomi teorisyenleri yüzyıllardır serbest piyasayı, sermayenin akışkanlığını ve paranın rengi olmadığını anlatarak kafamızı şişirdi. Bugün görüyoruz ki, hepsi koca bir yalanmış. Paranın bal gibi de ırkı, aksanı, pasaport rengi ve hatta göz rengi varmış. Bunu biz değil, ülkeye giren dövizi adeta laboratuvarda DNA testine sokan, klavye başının kadrolu "aydın" aristokratları kanıtlıyor. Karşımızda muazzam bir zihinsel sefalet ve iki yüzlülük tablosu var. Formül son derece basit ve ahlaksızca işliyor: Eğer güney sınırından gelen, coğrafyası ve inancı size benzeyen birileri üç kuruşluk tarla almaya kalkarsa, birdenbire en ateşli yurtsever kesiliveriyorsunuz. "Vatan elden gidiyor", "Kültürel istila kapıda", "Ecdat toprakları satılıyor" çığlıklarıyla ortalığı ayağa kaldırmak, köşe yazılarından nefret kusmak meşru sayılıyor. Çünkü o paranın sahibi esmer, pasaportu değersiz ve en önemlisi sizin o üstenci, "Batılılaşmış" egonuzu tatmin etmiyor. Fakat ne hikmetse, aynı büyüklükteki sahil şeridini, oligark titrini gururla taşıyan, parayı nereden bulduğu şaibeli, yatının boyu küçük bir kasaba kadar olan kuzeyli bir milyarder kapattığında o şanlı vatan savunması aniden buharlaşıyor. Kuzeyden gelen milyarlar, vatan toprağını eksiltmiyor; aksine orayı "vizyoner bir turizm cennetine" dönüştürüveriyor! Ecdat toprakları, yat limanına demirleyen o devasa teknelerin gölgesinde birdenbire değer kazanıyor, kutsallaşıyor. İşte sizin o çok övündüğünüz milliyetçiliğinizin ve ilkelerinizin gerçek yüzü: Siz aslında toprağın satılmasına, egemenliğin devredilmesine falan karşı değilsiniz. Sizin derdiniz, sizi kimin satın aldığıyla ilgili. Güneyden gelenin sermayesini "istila" sayıp, kuzeyden gelenin dolarına "küresel vizyon" diye tapacak kadar omurgasız bir seçiciliğin içindesiniz. Bu elitist çifte standart, vatan sevgisinin değil, tamamen bir aşağılık kompleksinin ürünüdür. Toprağı alanın pasaportu açık renkli olunca işgali "asilleşen", paradan euro kokusu alınca ilkelerini limanda satışa çıkaran bu zihniyet, tarih sayfalarına birer entelektüel komedi figürü olarak geçecektir. Neticede paranın pasaportuna göre eğilip bükülenlere söylenecek tek bir söz kalıyor: Sermayeniz mübarek, omurganız hafif olsun!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23