Sperm hücresi olmadan çocuk sahibi olunabilir mi? Çocuk sahibi olmak her anne ve baba adayı için vazgeçilmez bir mutluluktur. Allah insanları bir imtihan içinde yaratmıştır. Kimi insanlar mal üzerinden kimi insanlar makam ve mevki üzerinden kimi insanlar ise çocukları üzerinden imtihana tabi tutmaktadır. Evli çiftlerin bazıları da çocuk sahibi olamamaktadır. Türkiye’de sağlık sistemi çok güçlü olduğundan tüp bebek yöntemleriyle de çocuk sahibi olunmaktadır. Peki Sperm hücresi olmadan çocuk sahibi olunur mu? Sperm nasıl elde edilir?
Toplumda her 10 erkekten yaklaşık 1 tanesinde menide sperm hücresi bulunmamaktadır. Buna, azospermi denilmektedir. Azospermi, erkeğin kısır olduğu anlamına gelmemektedir ve tedavi edilebilir. Bütün araştırmalar yapılıp, ilaç ya da ameliyat ile menide sperm hücresi çıkması mümkün olmayabilir. Bu durumda testislerden ameliyat ile doku çıkarılıp, bu doku içerisinde sperm arandığında, hastaların yaklaşık yarısında yeterli sperm hücresi bulunup, tüp bebek de kullanılarak çocuk sahibi olunabilmektedir. Bu işleme TESE (testislerden ameliyatla sperm elde edilmesi) denir.
Sperm nasıl elde edilir?
Sperm hücresi meniye geçmiyorsa bunun 2 sebebi vardır; sperm hücrelerinin meninin içine katılmasını sağlayan kanallarda tıkanıklık olabilir. Bu duruma, obstrüktif azospermi denilmektedir. Bu grupta yer alan bireyler tedaviye olumlu yanıt verir. Tedavi sonucu elde edilen spermlerle döllenme sağlanabilmektedir. Bu iyi seyirli azospermidir. Bir diğer sebep ise, testiste sperm üretimi problemi olmasıdır. Bu durumda, uygun hormonal tedaviler ile testiste sperm üretimi için uygun ortam sağlanmaktadır. Tedaviyle birlikte; hücreler canlandırılır, mikro tese olarak adlandırılan işlemle sperm hücreleri çekilir; elde edilen yumurtalar bu spermlerle döllenir ve oluşan embriyolar, hastanın eşinin rahimine yerleştirilir. Oranlamak gerekirse, azospermik bir erkekte mikro tese işlemi ile sperm bulma şansı yüzde 60'tır. Bu uygulama aracılığıyla sperm bulma konusunda artış olduğu gözlemlenmektedir. Bu nedenle azospermik erkeklerin tedavilerini geciktirmemesi, utanmaması ve ümitsizliğe kapılmaması gerekir.