• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu anlamsız savaş defteri bizim de katkılarımızla kapandı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Yeni Akit'i Google'da takip et, hiçbir gelişmeyi kaçırma.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu anlamsız savaş defteri bizim de katkılarımızla kapandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkemizdeki ve bölgedeki önemli gelişmelerin değerlendirildiği kabine toplantısı sonrası alınan önemli kararları açıkladı. ABD ile İran arasında varılan anlaşmadan büyük memnuniyet duyduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aralarında masum yavruların da olduğu binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz. Bizim de katkılarımızla varılan mutabakattan bölgemiz ve tüm insanlık adına büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Erdoğan, İran krizinin ilk gününden itibaren hükümetin politikalarına destek vermek yerine köstek olmaya çalışan CHP'yi ise önce Allah'a sonra aziz milletin vicdanına havale ederek "Gözleri şahsi ikballeri dışında hiçbir şey görmeyenler bilsinler ki biz, sizin Türkiye'ye hiçbir faydası olmayan polemik siyasetinizden yüz çevirdik. Siz gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, en iyi bildiğiniz iş olan birbirinizin kuyusunu kazın. Gölge etmeyin, bu bize yeter" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Kabinemizin 66. toplantısını az önce tamamlamış bulunuyoruz. Toplantımızda, 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nin hazırlıklarını, dış politikada son günlerde yaşanan hadiseleri, İran krizinde varılan mutabakatı ve bunun bölgemiz açısından sonuçlarını, dış ticaret cephesindeki güncel gelişmeleri etraflıca değerlendirdik.


BİZİM UFKUMUZDA SADECE BÜYÜK TÜRKİYE VAR

Bir defa şunu tüm vatandaşlarımızın bilmesini istiyorum. Dünyamız ve bölgemiz tarihi bir dönemden geçerken bizim ufkumuzda sadece büyük Türkiye vardır. Bizim idealimiz, Türk milletini hayalleriyle buluşturmaktır. Bizim hedefimiz, bu çağa milletimizin mührünü vurmasıdır. Menzilinde güçlü, müreffeh, muteber ve muzaffer bir Türkiye'nin olduğu bu yolda durmadan, dinlenmeden yürüyoruz. Burada şu hususu samimiyetle ifade etmek istiyorum: Bu yolculukta elbette zaman zaman sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bu yolculukta tabii ki engellerle, zorluklarla muhatap oluyoruz. Kimi zaman içeriden, kimi zaman dışarıdan önümüzü kesmeye, hızımızı yavaşlatmaya dönük operasyonlara maruz kalıyoruz. Bunlara aldırmadan ülkemize ve milletimize hizmet mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. Yaklaşık iki asırlık yönetim sistemi arayışına son veren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, hem bu yolculukta hem de içinden geçtiğimiz sancılı dönemde Türkiye'nin en büyük avantajına dönüşmüştür.


BÖLGEMİZ RAHAT BİR NEFES ALMIŞ OLDU

Ülkemizin yumuşak karnı olan yönetimde istikrar sorununu çözen sistem sayesinde bugün devletimizin tüm kurumları uyum ve koordinasyon içinde çalışıyor, Türkiye'yi geleceğe taşımanın mücadelesini veriyor.
İşte en son İran'ı ve Körfez bölgesini etkileyen çatışmalarda olduğu gibi Türkiye, en zor krizleri bile son derece başarılı bir şekilde yönetiyor.

İsrail'in tertip ve tahrikleriyle 28 Şubat'ta başlayan savaşta dün gece çok önemli bir adım atıldı. Amerika ve İran arasındaki çatışmaları sonlandırmaya dönük mutabakata varıldığı açıklandı. Böylece aylardır diken üstünde olan bölgemiz rahat bir nefes almış oldu.


KOMŞULUK HUKUMUZUN ZEDELENMESİNE İZİN VERMEDİK

Biliyorsunuz, Türkiye olarak İran'a yönelik saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı ve diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduk. Provokasyonlara gelmedik, hakkaniyeti elden bırakmadık. Komşuluk ve kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine izin vermedik. Müttefiklerimiz ve Körfez'deki kardeşlerimizle iş birliği içinde hareket ettik. Müttefiklerimiz ve Körfez'deki kardeşlerimizle iş birliği içinde hareket ettik. Savaşa benzin dökenlerden değil, barışın sesini yükseltenlerden olduk. Kardeş ülkemiz Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen çabalara, Katar ve Suudi Arabistan'la birlikte çok güçlü destek verdik. Eş zamanlı olarak bölgemizi daha fazla bölmeyi, kardeş halklar arasında kandan duvarlar örmeyi amaçlayan siyasi oyunlara bigane kalmadık.


MUTABAKATTAN BÜYÜK MEMNUNİYET DUYUYORUZ

Gün oldu bin yapıp bir konuştuk. Ama her defasında Türkiye'nin hak ve hukukunu kararlı bir şekilde savunduk. Neticede coğrafyamızı, bununla birlikte tüm dünyayı uçurumun eşiğine getiren bu krizde Allah'a hamdolsun tek bir vatandaşımızın dahi burnu kanamadı. Kardeşi kardeşe kırdırma planları amacına ulaşmadı. Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı.

Elbette bölgemizde yaşanan korkunç yıkımı, okul sıralarında katledilen masum yavruların dramını, uluslararası hukukun pervasızca ayaklar altına alınmasını hiçbir zaman unutmayacağız. Ama aralarında masum yavruların da olduğu binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz. Bizim de katkılarımızla varılan mutabakattan bölgemiz ve tüm insanlık adına büyük memnuniyet duyuyoruz.

Mutabakatın bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisine giden yolu ardına kadar açmasını ümit ediyoruz. Aylar sonra bölgemize ve tüm dünyaya rahat bir nefes aldıran bu önemli mutabakata ulaşılmasında emeği geçen, başta Amerikan ve İran liderliği olmak üzere herkesi gönülden tebrik ediyorum.


MUHALEFETE TEPKİ: GÖLGE ETMEYİN, BU BİZE YETER

Türkiye bu süreçte de üzerine düşeni yapacaktır. Mutabakatın hayırlı olmasını diliyor, Rabbim ülkemizi ve bölgemizi bu tür gerilimlerden muhafaza eylesin diyorum. İran krizinin ilk gününden itibaren hükümetimizin politikalarına destek vermek yerine köstek olmaya çalışanları ise bugün bir kez daha Allah'a ve aziz milletimizin tertemiz vicdanına havale ediyorum. Gözleri şahsi ikballeri dışında hiçbir şey görmeyenler bilsinler ki biz, sizin Türkiye'ye hiçbir faydası olmayan polemik siyasetinizden yüz çevirdik.

Siz dış politika gibi tecrübe gerektiren, bilgi birikimi gerektiren, omurga gerektiren, yerli ve milli duruş gerektiren alanlarda ahkâm kesmekten vazgeçin. Bunun yerine gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, en iyi bildiğiniz iş olan birbirinizin kuyusunu kazın. Biz sizden ihsan istemiyoruz. Gölge etmeyin, bu bize yeter. 


NATO ZİRVESİ

2026 yılında Türkiye olarak birbirinden önemli uluslararası zirvelere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz. Hiç şüphesiz bunların en başında, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO Liderler Toplantısı vardır.

Bildiğiniz üzere Türkiye, 1952 yılında Demokrat Parti iktidarında katıldığı NATO İttifakı'nın en önemli aktörlerinden biridir. Geçmişte bazı görüş ayrılıkları yaşansa da on yıllardır NATO'nun güneydoğu kanadının güvenliği büyük ölçüde ülkemize emanet edilmiştir.
Biz de ittifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda gerektiğinde elini taşın altına koyan bir müttefik olduk.


NATO'NUN EN BÜYÜK KARA ORDUSUYUZ

Hâlihazırda NATO'nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz.

Dünyanın muhtelif yerlerinde NATO'nun barış misyonlarına en güçlü desteği veren ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz.
Ülkemizin savunma yeteneklerini geliştirirken, ittifakın caydırıcılığına da katkıda bulunuyoruz.

Dünya barışı ve istikrarına önemli katkılar yapan NATO'nun gelecekte de bu misyonunu sağlıklı bir zeminde devam ettirmesinde fayda görüyoruz. Bunun yolu ise NATO'nun üzerine inşa edildiği müttefiklik ruhunun muhafaza edilmesinden geçmektedir. Esasen güçlü bir ittifak ancak güçlü bir dayanışma ve iş birliği zemininde yükselebilir.

Berlin Duvarı'nın yıkılışından beri ittifakın geleceğine dair yazılan kötümser senaryoların hiçbiri gerçeğe dönüşmemiştir. NATO, değişen şartlara ve terörizm gibi asimetrik tehditlere adapte olarak varlığını tahkim etmiştir.
Ülke olarak biz de kapsamlı askerî yeteneklerimiz, son derece dinamik savunma sanayimiz, stratejik önemimiz, jeopolitiğimiz, tarihî ve kültürel derinliğimiz ile ittifakta başat rol oynamaya devam edeceğiz.


ANKARA HAVALİMANI

Gerek Türkiye'nin ittifak bünyesindeki konumunun gerekse bölgemizde cereyan eden hadiselerin Ankara Zirvesi'ne yönelik ilgiyi ve beklentileri artırdığını görüyoruz. Bu beklentilerin idrakiyle zirvenin, NATO güvenlik mimarisinin yarınlarına yön verecek bir eşik olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Misafirperverlik konusunda zaten tüm dünyada parmakla gösterilen bir ülkeyiz. Özellikle ev sahipliğinde düzenlenen 2015 yılındaki G20 Antalya Zirvesi, bugün hâlâ standartları belirleyen bir referans teşkil ediyor.

Zirve vesilesiyle Ankara'ya gelecek devlet ve hükümet başkanlarını en güzel şekilde ağırlamak için kapsamlı bir hazırlık içindeyiz.
Bugün hem NATO Zirvesi'nde hem de daha sonra gerçekleştirilecek resmî ziyaretlerde kullanılacak Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarını açtık.

Başkentimize ulaştırma alanında çok uzun yıllar hizmet edecek yeni bir eseri daha kazandırmanın mutluluğunu yaşadık. Sadece NATO Zirvesi'nin değil, yıl içinde ülkemizde tertiplenecek diğer etkinliklerin de başarılı geçmesi için hazırlıklarımız devam ediyor.

28-29 Haziran'da NATO Parlamenter Zirvesi İstanbul'da yapılacak. Türk Devletleri Teşkilatımızın 13. Devlet Başkanları Zirvesi sonbaharda Ankara'da icra edilecek. 77. Uluslararası Uzay Kongresi ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nı Antalya'da tertipleyeceğiz. İnşallah bütün bu uluslararası programları Türkiye'nin büyüklüğüne yaraşır şekilde düzenleyeceğiz.


86 MİLYONUN TAMAMINA HİZMET İÇİN KOŞTURUYORUZ

Omuzlarımızda taşıdığımız mesuliyetin bilinciyle gece gündüz demeden 86 milyonun tamamına hizmet için koşturuyoruz. Son Kabine Toplantımızdan bu yana yine pek çok programa iştirak ettik. Milletimizi yeni eserler ve yatırımlarla buluşturmaya devam ettik. 2 Haziran'da kuruluşunun 164. yıl dönümünü kutlayan Sayıştay camiamızla bir araya geldik. 3 Haziran'da, 2025 yılı içinde tamamladığımız ve toplam 5,6 milyar dolar yatırım değerine sahip 7 bin 110 elektrik üretim santralimizin toplu açılışını gerçekleştirdik. Bölgemizde devam eden savaş ve çatışmalar, Türkiye'nin küresel enerji tedarikindeki stratejik rolünü bir kez daha teyit etmiştir. Yıllık üretim kapasitesi 17,3 teravatsaat olan santrallerimizin ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.


BİR KEZ DAHA TEBRİK EDİYORUM

5 Haziran'da bu yıl üçüncüsü düzenlenen İstanbul Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi'ne iştirak ettik. Sermayenin İslam ekonomisindeki konumunun detaylıca ele alındığı zirvede, dijital dönüşümden bölgesel finans entegrasyonuna kadar pek çok başlık uzman isimler tarafından masaya yatırıldı. Borç yükü gittikçe artan küresel ekonominin ciddi sorunlarla yüzleştiği bu dönemde, katılım finansın insan ve değer odaklı mimarisinin dünyanın geleceği adına taşıdığı önemi dile getirdik.

6 Haziran'da ise 41. yılını kutlayan, özel sektörümüzün dünyaya açılmasında lokomotif işlevi gören Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun 39. Olağan Mali Genel Kurulu'na katıldık. Aynı programda, DEİK'e ve ülkemize önemli katkılar yapan büyüklerimize saygı ödüllerini tevdi ettik. Bayrağımızı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandıran, yürüttüğü proje ve yatırımlarla ekonomimizin dinamosu olan DEİK ailemizi bir kez daha tebrik ediyorum.


BU BÜYÜK AİLENİN HER BİR MENSUBUNA BAŞARILAR DİLİYORUM

Küresel bir seferberliğe dönüşen Sıfır Atık Hareketi başta olmak üzere çevre diplomasisi çalışmalarımıza hız vermiş durumdayız. 5-7 Haziran tarihlerinde, 183 ülkeden 120'yi aşkın bakanın ve 200'ün üzerinde belediye başkanının bir araya geldiği Sıfır Atık Forumu'nu İstanbul'umuzda gerçekleştirdik. COP31 Taraflar Konferansı öncesinde, 5 bin kişilik yüksek bir katılımla icra ettiğimiz Sıfır Atık Forumu'nda emeği geçenleri tebrik ediyorum. 

9 Haziran'da Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde icra edilen Millî Güvenlik Konferansları'nın açılış törenindeydik. 11 Haziran'da kuruluşunun 158. yıl dönümünü idrak eden Kızılay camiamızla bir araya gelerek Kızılay Ödülleri'ni sahiplerine takdim ettik. Geçtiğimiz sene 3 milyon ünitenin üzerinde kan bağışıyla rekor kıran Kızılayımızı tebrik ediyor, bu büyük ailenin her bir mensubuna başarılar diliyorum.


SELİMİYE CAMİMİZ İİBADETE AÇTIK

12 Haziran'da şanlı fetihlerimizin merkez ve karargahı, ilmin sanatın ve mimarinin kapıgahı serhat şehrimiz Edirne'deydik. Edirneli kardeşlerimizle hasret giderdiğimiz ziyaretimizde medeniyetimizin en seçkin mimari yapılarından Selimiye Camii'mizi dört yıllık titiz bir restorasyonun ardından yeniden ibadete açtık.

Ayrıca 19 milyar 326 milyon TL değerindeki toplam 65 projemizin resmi açılışını gerçekleştirdik. Yeni yatırımlarımızın Edirne'miz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Geçtiğimiz cumartesi günü, denizcilik tarihimizde önemli bir yer tutan Tersane-i Âmire'de Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'ne katıldık. Zirvede, 2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planımızı da milletimizle paylaştık. Eylem planımızın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum.


TÜRKİYE İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞIYORUZ

Sevgili vatandaşlarım, işte sizlerin de gördüğü üzere bize olan güveninizi boşa çıkarmıyor sizin için, ülkemiz için, Türkiye'nin istikbali için canla başla çalışıyoruz. Siyasi rakiplerimiz koltuk kavgasıyla günlerini geçirirken, biz ülkemizi küresel bir oyuncu hâline getirme mücadelesi veriyoruz. Sizlerin duası ve desteği bizimle olduğu müddetçe bu ülkeyi el birliğiyle, gönül birliğiyle, birlik ve beraberlik içinde kalkındırmaya devam edeceğiz. Türkiye'yi dışarıda ve içeride vakar ile temsil edecek, şartlar ne olursa olsun her platformda ülkemizin çıkarlarını cesaretle savunacağız. Dikleşmeyeceğiz ama dik duruşumuzu da hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz. 

 Ayrıntılar geliyor... 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23