Sihirden nasıl korunabiliriz?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Dinen meşru olan zikir ve dualarla Kur’an ve Sahih Sünnette varid olan Allah’a sığınılan sure ve duaları okuyarak korunmaktır. Bunlardan bazıları şöyledir:
Farz namazların hemen akabinde selamdan sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den varid olan duaları okuduktan sonra Ayete’l-Kürsi’yi okumaktır. Ayrıca uykudan önce de Ayete’l-Kürsi’yi okumak sünnettir. Çünkü Ayete’l-Kürsi, Kur’an’ın en büyük ayetidir.
Şu üç sureyi her farz namazın sonunda okumak, sihirden korunmanın yollarındandır:
1) İhlas
2) Felak
3) Nas
İhlas, Felak ve Nas surelerini, sabah ve akşam namazının farzından sonra ve uykudan önce üçer defa okumak, sihirden korunmanın yollarındandır. Bakara Suresinin son iki ayetini akşamleyin okumak da sihirden korunmanın yollarındandır. Yani; Amene’r-Rasulu.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Herkim, geceleyin Bakara Suresinin son iki ayetini okursa, o iki ayet onu her türlü kötülüklerden korur.”
Buhari 11/5103, Müslim 807/255, Tirmizi 3042
Başka bir hadiste ise Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Herkim, geceleyin Ayete’l-Kürsi’yi okursa, Allah tarafından bir melek onu korur ve sabahlayıncaya kadar şeytan ona yaklaşamaz.”
Buhari11/5104
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, bir yerde konakladığında:
أَعوُذُ بِكَلِماَتِ اللهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ ماَ خَلَقَ
Yarattığı şeylerin şerinden Allah’ın noksansız kelimelerine sığınırım, derse, oradan ayrılana kadar hiçbir şey ona zarar veremez.”
Ebu Davud 3898, İbni Mace 3518, Müslim 2709/55
Bu duayı gece ve gündüz bol bol okumak, ev, çöl, hava ve deniz gibi yerlerde bu şekilde dua etmek, Allah’a sığınmanın yollarındandır.
Yine, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den sahih olarak rivayet olunan hadiste teşvik edildiği ve bunun her türlü kötülükten kurtuluş olduğu için, sabah ve akşamın ilk vakitlerinde Müslümanın üç defa şöyle dua etmesi Allah’a sığınmanın yollarındandır:
بِسْمِ اللهِ الَّذِي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٍ فيِ الأَرْضِ وَلاَ فيِ السَّماَءِ وَهُوَ السَّميِعُ الْعَليِمُ
“Yerde ve gökte, adıyla hiçbir şeyin zarar veremediği Allah’ın adıyla. O, (her şeyi) hakkıyla işiten ve bilendir.”
Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace
Bu dualarla Allah’a sığınılan sureleri, ihlaslı olarak devamlı okumak, buna kalben inanmak, Allah’a güvenip O’na dayanmak ve bu dua ve surelerin delalet ettiği anlamı gönülden kabul etmek, sihir belası ile diğer şeylerin şerrinden korunmanın en büyük sebeplerindendir.
Yine, sihir vuku bulduktan sonra onu ortadan kaldırmanın en büyük silahı, Allah’a boyun eğmek, başına gelen zararı kaldırıp hastalığı gidermesi için Allah’a yalvarıp ondan istemektir.
Sihir ve benzeri hastalıkları tedavi etmek için Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den sabit olan ve ashabını rukye yoluyla tedavi ettiği dualardan birisi de şudur:
اَللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ أَذْهِبِ الْبَأْسَ، وَاشْفِ أَنْتَ الشَّافيِ لاَ شِفاَءَ إِلاَّ شِفاَؤُكَ، شِفاَءٌ لاَ يُغاَدِرُ سَقَماً
“İnsanların Rabbi olan Allah’ım! Hastalığı gider. Şifa ver. Çünkü ancak Sen şifa verirsin. Öyle bir şifa ver ki hiçbir hastalık kalmasın.”
Bu duayı üç defa tekrar eder.
Buhari 12/5767, Tirmizi 980, Ebu Davud 3890
Yine bu rukyelerden birisi de Cebrail (Aleyhisselam)’ın Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i rukye ile tedavi ederken üzerine okuduğu rukyedir. Cebrail (Aleyhisselam) Rasulullah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in üzerine şöyle okumuştu:
بِسْمِ اللهِ أُرْقيِكَ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذيِكَ وَمِنْ شَرِّ كُلِّ نَفْسٍ أَوْعَيْنٍ حاَسِدٍ، اللهُ يَشْفيِكَ، بِسْمِ اللهِ أُرْقيِكَ
“Allah’ın adıyla, sana eziyet veren her şeyden, her (kötü) nefisten ve her haset eden gözden senin üzerine okurum. Allah sana şifa versin. Allah’ın adıyla senin üzerine okurum.”
Bu duayı da üç defa tekrar eder.
Müslim 2186/40, İbni Mace 3523
Kişiye sihir yapıldıktan sonra, sihri tedavi etmenin yollarından birisi de kendisine sihir yapıldığından dolayı eşine yaklaşamayan kimse için faydalı olan tedavi şeklidir ki bu tedavi için yedi tane sidir ağacının yaş yapra-ğından alır. Onu taş veya benzeri bir şeyle öğütüp yıkanacak kadar olan suya koyarak karıştırır.
Ardından suyun içine; Ayete’l-Kürsi’yi, Kafirun, İhlas, Felak ve Nas Sureleriyle, A’raf ve Yunus Suresindeki sihirle ilgili ayetleri okur.
Sidir: Trabzon hurmasına benzeyen, meyvesi alıç ağacının meyvesinin büyüklüğünde olan bir bitkidir.‘Sidir’ ağacının meyvesine ‘Nebk” denir.
A’raf Suresindeki sihirle ilgili ayetler şunlardır:
وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَلْقِ عَصَاكَ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ ﴿117﴾ فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ ﴿118﴾ فَغُلِبُواْ هُنَالِكَ وَانقَلَبُواْ صَاغِرِينَ ﴿119﴾
“Biz de Musa’ya, Asanı at! diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları yok olup gitti. İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.”
A’raf 117, 118, 119
Yunus Suresindeki sihirle ilgili ayetleri okur. Bu ayetler:
وَقَالَ فِرْعَوْنُ ائْتُونِي بِكُلِّ سَاحِرٍ عَلِيمٍ ﴿79﴾ فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالَ لَهُم مُّوسَى أَلْقُواْ مَا أَنتُم مُّلْقُونَ ﴿80﴾ فَلَمَّا أَلْقَواْ قَالَ مُوسَى مَا جِئْتُم بِهِ السِّحْرُ إِنَّ اللّهَ سَيُبْطِلُهُ إِنَّ اللّهَ لاَ يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِدِينَ ﴿81﴾ وَيُحِقُّ اللّهُ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ ﴿82﴾
“Firavun dedi ki: Bilgili bütün sihirbazları bana getirin! Sihirbazlar gelince Musa onlara:
−Atacağınızı atın, dedi. Onlar (iplerini) atınca, Musa dedi ki:
−Sizin getirdiğiniz sihirdir. Allah onu boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah bozguncuların işini düzeltmez. Suçluların hoşuna gitmese de Allah, sözleriyle gerçeği açığa çıkaracaktır.”
Yunus 79, 82
Yukarıda zikredilen ayetleri suyun içine okuduktan sonra bu sudan üç yudum içer, geri kalan suyla yıkanır. Bu şekilde Allah’ın izniyle hastalık kendisinden gider. İhtiyaç duyduğunda, hastalık gidene kadar iki veya daha fazla bu şekilde yapmasında bir sakınca yoktur.
Sihrin başka bir tedavi yolu da sihir yapılan yeri veya dağı veyahut sihrin bulunduğu yeri öğrenmek için çaba harcamaktır ki bu yol, sihrin giderilmesi için en faydalı yoldur. Sihrin yapıldığı yer bilinir, oradan çıkarılıp imha edilirse ve sihir bozulur.