Dönemin uzatmalı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in bir oy alan adayı dahi rektör olarak atamasına yıllarca alkış tutan güruh, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 908 oy alan Mahmut Ak’ı İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne seçince çileden çıktı. Söz konusu durum, “Sezer’e helal de Erdoğan’a haram mı” yorumlarına yol açtı.
Dönemin uzatmalı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in bir oy alan adayı dahi rektör olarak atamasına yıllarca alkış tutan güruh, 908 oy alan Mahmut Ak’ın İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne seçilmesini “12 Eylül dönemi” ve “vesayet rejimi”ne benzetti. Kemal Gürüz ve Erdoğan Teziç’in YÖK Başkanlığı dönemlerinde köşke gönderilen yüzlerce oy almış isimler “Cuma namazı kılıyor”, “mütedeyyin”, “takdir hakkımı kullandım” gibi gerekçelerle elenmiş, birkaç oy alan adaylar ise üniversitelerde rektör olarak görevlendirilmişti. Bilgi edinme yasası kapsamında köşkten yapılan açıklamada bu durum “takdir hakkı” ile gerekçelendirilmişti.
REKTÖRÜ ÜNİVERSİTEYE SOKMAYACAKLARMIŞ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Üniversitesi rektörlüğüne ideolojik kesimlerin adayı Prof. Dr. Raşit Tükel yerine ikinci en çok oyu alan Prof. Dr. Mahmut Ak’ı seçmesi malum zihniyeti çileden çıkardı. 908 oy alan Mahmut Ak’ın üniversiteye giremeyeceği tehdidinde bulunacak kadar küstahlaşan ideolojik kesimler, İstanbul Üniversitesi’nde “Üniversitemizi savunuyoruz” adı altında eyleme başladı. Sağlık sektörü hariç her konuda bir fikri olan Türk Tabipleri Birliği, bazı oda ve sol dernekler, “Mahmut Ak bu üniversiteye giremeyecek, mücadele devam edecek” sloganları ile merkez kampusü önünde eylem yaparken, Doğan Medyası yazar çizer takımı da durumu “12 Eylül” ile ilişkilendirdi. Oysa arşivler kartel medyası ve malum kesimlerin nasıl ikiyüzlü davrandığını açıkça ortaya koyuyor.
AL SANA VESAYET REJİMİ
Kastamonu Üniversitesi’nde 15 oyla birinci olan Prof. Dr. Mustafa Safran yerine, sadece 2 oy alan Bahri Gökçebay’ı rektör olarak atadı.
Yozgat Bozok Üniversitesi’ne en fazla oyu alan Prof. Dr. Mustafa İlbaş yerine 4 oy alan İnci Varinli’yi rektör olarak atadı.
Giresun Üniversitesi’nde 25 oyla birinci olan Prof. Dr. Mehmet Tüfekçi yerine, 8 oy alan Osman Metin Öztürk’ü atadı.
Gazi Üniversitesi’nde 1064 oy alan Prof. Dr. Rıza Ayhan yerine, 366 oy alan 3. sıradaki Kadri Yamaç’ı atadı.
Erciyes Üniversitesi’nde 284 oy alan Prof. Zeki Yılmaz’ın yerine 236 oy alan Cengiz Utaş’ı atadı.
Dokuz Eylül Üniversitesi’nde 389 oy alarak ikinci olan Emin Alıcı’yı atadı.
İnönü Üniversitesi’nde 104 oyla ikinci olan Fatih Hilmioğlu’nu atadı.
Samsun 19 Mayıs Üniversitesi’nde 71 oyla 3. olan Ferit Bernay’ı atadı.
DANIŞTAY: SEZER HAKLI İSTEDİĞİNİ ATAR
2004 yılında Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyelerinin yüzde 72’sinin oyunu aldığı halde atanmayan Prof. Dr. Rıza Ayhan, eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i mahkemeye vererek hakkını aramıştı. Danıştay, 2005 yılında verdiği kararında, cumhurbaşkanının takdir yetkisini kullanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştı.
Kendi oyu dışında sadece bir oy alan Prof. Dr. Bahri Gökçebay’ın Kastamonu Üniversitesine rektör olarak atandığı dönemde, en çok oyu aldığı halde atanmayan Prof. Dr. Mustafa Safran basın mensuplarına “Benim yerime 1 oy alan, üstelik yaş haddinden emekliliğine birkaç ay kalmış birini atadılar. Niçin atanmadığımı hâlâ bilmiyorum. Bilgi edinme kanunu çerçevesinde eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e sordum. ‘Niçin atanmadım? Neyim eksik?’ dedim. ‘Tercih hakkımı kullandım.’ dedi. Ne diyebilirsiniz ki… O dönemde bunu normal karşıladılar” şeklinde bilgi vermişti.