• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Şeytani planı ortaya çıkınca yakarak öldürdüğü kocasını suçladı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Şeytani planı ortaya çıkınca yakarak öldürdüğü kocasını suçladı

Aydın'ın Efeler ilçesinde bir apartman dairesinde çıkan yangında yaşamını yitiren Mazlum Ç.'nin (32) yangında kendisini bilerek yaralayan eşi tutuklandı. D.Ç’nin yangından bir gün önce benzin istasyonundan benzin aldığı, eşini mutfağa kilitleyip benzin dökerek yaktığı, kendisini de bilerek yaralayarak şeytani plana yangın süsü verdiği ortaya çıkmıştı. Cani eş bu kez ifadesinde yangını kocasının çıkardığını iddia etti.

İstiklal Mahallesi'nde 16 Ağustos'ta çıkan ev yangınında Mazlum Ç. hayatını kaybetmiş, eşi ise yaralı kurtulmuştu. Yapılan incelemede hayatını kaybeden Mazlum Ç.’nin mutfağa kilitlendiği ve yangının benzin dökülerek başlatıldığı tespit edilmişti. Yangında yaralı kurtulan kadının ise olaydan bir gün önce benzin istasyonuna giderek aracının yolda kaldığını söylediği ve benzin aldığı ortaya çıkmıştı. Şeytani planı ortaya çıkan D.Ç, tedavisinin tamamlanmasının ardından Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne getirildi.

Emniyetteki işlemlerin ardından tekerlekli sandalyeyle adliyeye sevk edilen D.Ç. tutuklandı.


KOCASINI SUÇLADI

Kadının ifadesinde, kocasının kendisini sürekli kıskandığını, zaman zaman intihar etmek istediğini, olay günü kocası tarafından zorla akaryakıt istasyonuna gönderildiği için benzin aldığını söylediği öğrenildi.

Suçsuz olduğunu belirten D.Ç, kocasının kendisini mutfağa kilitleyip yaktığını öne sürdü.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Kusursuz Suçun İllüzyonu: Hakikatin İzini Süren Küçük Detaylar! İnsanlık tarihi boyunca suç ve ceza, birbirini kovalayan iki gölge gibi varlığını sürdürmüştür. Kötülük, doğası gereği bencilce bir dürtüyle hareket ederken, geride bıraktığı izleri silme telaşına düşer. Ancak kriminoloji ve adli bilimlerin temel bir yasası vardır: Cinayeti işlemek ne kadar anlık veya planlı olursa olsun, onun delillerini yok etmek ve suçu gizlemek her zaman çok daha zordur. Katil ne kadar zeki, plan ne kadar "kusursuz" görünürse görünsün, insan aklı her detayı kontrol edemez. Doğa, fizik ve en önemlisi de insan psikolojisi, er ya da geç gerçeği fısıldayacak bir açık verir. Yakın zamanda Aydın’ın Efeler ilçesinde yaşanan trajik olay, bu gerçeğin en çarpıcı ve taze örneklerinden biridir. Bir apartman dairesinde çıkan yangında Mazlum Ç. isimli genç bir adam feci şekilde can verdi. İlk bakışta sıradan bir ev yangını ya da talihsiz bir kaza gibi duran bu olay, adaletin dikkatli gözleri sayesinde kısa sürede korkunç bir cinayet tablosuna dönüştü. Eşi D.Ç., kendisinin de yaralandığı bu olayı bir kaza gibi göstermeye çalıştı, hatta ilerleyen süreçte suçu ölen kocasına atmayı denedi. Fakat "şeytani" olarak nitelendirilen bu plan, dijital ve fiziksel izlerin duvarına çarptı. Kadının yangından sadece bir gün önce bir akaryakıt istasyonundan bidonla benzin aldığı kamera kayıtlarıyla ortaya çıktı. Eşini mutfağa kilitleyip üzerine benzin dökerek yakan ve olaya yangın süsü vermek için kendisini de bilerek yaralayan fail, ne kadar titiz bir senaryo yazarsa yazsın, geçmişte bıraktığı tek bir benzin bidonunun gölgesini yok edemedi. Bu tür olaylar, suçluların adaleti yanıltmak için sadece fiziksel çevreye değil, insan psikolojisine de güvenmeye çalıştıklarını gösterir. Ancak abartılı roller ve yapay duygular, adli tıp uzmanları ve deneyimli dedektifler için her zaman en büyük ihbarcı olmuştur. Yıllar önce Bursa’nın Küçükbalıklı mahallesinde işlenen bir başka cinayet, tam olarak bu psikolojik kaymanın ve dedektiflik dehasının bir simgesidir. Yeni evli bir gelinin altınları için katledildiği o karanlık günde, katil zanlısı izini kaybettirdiğini düşünüyordu. Cenaze törenine gelip, şüpheleri üzerinden atmak amacıyla dedektiflerin gözü önünde abartılı, adeta kendini paralarcasına bir yas tutma rolüne soyundu. Ancak gerçeğin peşindeki bir polis amirinin gözünden bu yapaylık kaçmadı. Gerçek acının sessizliği ile suçluluk duygusunun bağırışları arasındaki farkı bilen o dedektif, cenaze bitmeden gencin koluna girip onu merkeze götürdü. Çok değil, sadece bir saat içinde o abartılı gözyaşlarının ardındaki vahşet itirafla sonuçlandı ve çalınan altınlar saklandığı yerden çıkarıldı. Her iki olay da bize aynı evrensel gerçeği fısıldamaktadır: Kusursuz suç yoktur, yalnızca yeterince incelenmemiş suç vardır. Katiller, suç mahallini temizleyebileceklerini, yangınlarla delilleri küle çevirebileceklerini ya da sahte gözyaşlarıyla insanları aldatabileceklerini sanırlar. Ancak unuttukları şey, adaletin sadece yanan eşyaları değil, insan davranışlarını, mantık hatalarını ve zamanın akışını da sorguladığıdır. Aydın'daki benzin istasyonu kaydı ya da Bursa'daki sahte hıçkırıklar, aslında suçlunun kendi elleriyle adrese teslim ettiği birer mahkûmiyet belgesidir. Sonuç olarak, kötülük ne kadar büyük bir kibirle plan yaparsa yapsın, hakikat her zaman en küçük aralıktan sızacak bir yol bulur ve adaletin terazisi er ya da geç dengesini bulur.

Hakk

Fazla kadın hakları verilen bir kadının marifeti ortada daha beterleri kötüleri şeytanileri var
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23