• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Şevki Yılmaz uyarmıştı! Kızlarımızı 'namus kavramından' nasıl uzaklaştırdılar?

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Türkiye’de yürütülen kara para, uyuşturucu ve fuhuş merkezli operasyonlar, yalnızca suç şebekelerini değil, toplumun maruz bırakıldığı derin ahlaki çürümeyi de açık biçimde ortaya koydu. İfade tutanaklarına yansıyan bilgiler, genç kızların nasıl sistematik biçimde fuhuş bataklığına sürüklenerek körfez ülkelerine peşkeş çekildiklerini ortaya koydu! İşte acı gerçekler...

Türkiye’de yürütülen kara para, uyuşturucu ve fuhuş merkezli operasyonlar, yalnızca suç şebekelerini değil, toplumun maruz bırakıldığı derin ahlaki çürümeyi de açık biçimde ortaya koydu. İfade tutanaklarına yansıyan bilgiler, genç kızların nasıl sistematik biçimde fuhuş bataklığına sürüklenerek körfez ülkelerine peşkeş çekildiklerini ortaya koydu! İşte acı gerçekler...

Türkiye’de yürütülen kara para, uyuşturucu ve fuhuş merkezli operasyonlar, yalnızca suç şebekelerini değil, toplumun maruz bırakıldığı derin ahlaki çürümeyi de açık biçimde ortaya koydu. İfade tutanaklarına yansıyan bilgiler, Anadolu’nun genç kızlarının nasıl sistematik biçimde bu bataklığa sürüklendiğini gözler önüne sererken; inançtan, gelenekten ve mukaddesattan koparılma sürecinin bir tesadüf değil, yıllardır adım adım yürütülen kültürel kuşatmanın sonucu olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı...


 

1932 Belçika: Bir "Kraliçe" Değil, Bir "Zafer" Seçildi!

31 Temmuz 1932'de Belçika'da düzenlenen yarışmada Keriman Halis "Dünya Güzeli" seçildiğinde, jüri başkanının kürsüye gelerek yaptığı ve tarihe "bir itiraf" olarak geçen o konuşma şöyledir:

"Sayın jüri üyeleri, bugün Hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hakimiyetini sürdüren İslamiyet artık bitmiştir. Onu Avrupa Hristiyanları bitirmiştir. İşte Müslüman kadınların temsilcisi, bir Türk güzeli mayoyla aramızdadır. Bu kızı zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. Ondan daha güzeli varmış, yokmuş önemli değil. Bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz, Hristiyanlığın zaferini kutluyoruz!"


 

Şevki Yılmaz’ın 90’lardaki Uyarısı: "Gençliğimizi Soyuyorlar!"

1989 yılında yaptığı konuşmada bu olayı kürsülere taşıyan Şevki Yılmaz, o dönemdeki güzellik yarışmasını "milletin mukaddesatından koparılma sürecinin başlangıcı" olarak tanımlamıştı:

"Moda Değil, İmha": Yılmaz, batılılaşmanın bir "güzelleşme" değil, Müslüman Türk ailesinin mahremiyetini ve iffetini hedef alan bir "imha hareketi" olduğunu savunmuştu.

Tarihsel Hafıza: Nene Hatunların, Şerife Bacıların iffet mücadelesiyle kurulan bu topraklarda, kadının bir "meta" haline getirilmesinin Haçlı zihniyetinin en büyük başarısı olduğunu vurgulamıştı.


 

Nene Hatun’un Torunlarından "Dubai" Masalarına...

Bugün operasyon dosyalarına yansıyan, üniversiteli genç kızların yüksek meblağlar karşılığında yurt dışındaki "şehvet masalarına" sürüklenmesi, Şevki Yılmaz'ın o günlerde işaret ettiği "mukaddesattan kopuşun" son durağı olduğu gerçeğini ortaya koydu.

İnançsızlaştırma: Mukaddesatından, geleneğinden ve ailesinden koparılan gençlik; lüks yaşam vaatleriyle kolayca bu bataklığa çekiliyor.

Küresel Pazar: Bir zamanlar "dünya güzeli" seçilerek batının değerlerine uygunluğu test edilen Türk kadını, bugün dijital platformlar ve suç şebekeleri aracılığıyla küresel bir sömürünün kurbanı haline nasıl getirildi?


 

Ahlaki Seferberlik Şart!

Fuhuş ve uyuşturucu operasyonlarında ifade tutanaklarına yansıyan her satır, sadece suçluların değil, aynı zamanda bu kültürel erezyona sessiz kalanların da bir nevi aynası mahiyetinde. Türkiye'nin bu operasyonlarla sadece "suçluları" değil, aynı zamanda kaybettiği "ahlaki pusulayı" da bulması hayati önem taşımaktadır.

Şevki Yılmaz'ın o günlerde 'yüzümüze çarptığı' gerçekler, bugün adliye koridorlarında yankılanıyor.
''Eğer bir milletin kızları Dubai masalarında 'pazarlanacak' hale gelmişse, sorun sadece birkaç 'pezevenk' veya 'kara paracı' değil; inançtan ve gelenekten kopuşun ta kendisidir.'' ifadeleri haklı bir isyanın gerçeği olarak bugün karşımıza çıkıyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

YA RABBİ YA MALİKEL MÜLK

eğer arzu ederlerse ihtiyacım olan geliri tövbe 103 ün hakkı olarak bütün dünyadan talep edişime pişman değilim...talebim kabul görmese bile bundan pişmanlık duymam asla söz konusu değildir....inşallah....eğer insan yerine konacaksam ben türkiye.nin değil bütün dünyanın kızıyım inşallah ve elhamdülillah.....şefaatinin son noktasında şefaat ya rab..

Sapık Bunlar

Bu ahlaki erezyonun sebebi, beline gravat bağlayan yoldaşlarıdır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23