• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

'Şapkayı önümüze koyup gayretlerimizi katlamalıyız'

Yeniakit Publisher
2017-11-19 10:47:00 - 2017-11-19 11:03:04
'Şapkayı önümüze koyup gayretlerimizi katlamalıyız'

Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, yaptığı çalışmaları ve sektörle ilgili merak edilenleri gazetemizin Ekonomi Müdürü Mehmet Canıtatlı’ya anlattı.

Türkiye’de gayrimenkul deyince ilk akla gelen firmalardan olan SUR YAPI, bugüne kadar ürettiği binlerce konutun üzerine dev bir şehir daha inşa etmeye hazırlanıyor. İstanbul’un dışında Bursa ve İzmir gibi büyükşehirlerin mimarisine katkı sağlayan şirket, başarısını Antalya’daki yeni projesiyle taçlandıracak. Aynı zamanda KONUT- DER’in de Başkanı olan Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, yaptığı çalışmaları ve sektörle ilgili merak edilenleri gazetemizin Ekonomi Müdürü Mehmet Canıtatlı’ya anlattı.

Altan Bey İstanbul’un en değerli semtlerinden Altunizade’deki çalışma ofisinde bizleri ağırlarken, her şeyi en içten ifadeleriyle şu şekilde paylaştı:

YÜKSEK PERFORMANSLA İLERLİYORUZ

“Biz SUR Yapı olarak, performanslarımızı tam kapasiteye çok yakın bir seviyede zorlamayı prensip edinmiş, onu kendimize hedef olarak koymuş bir firmayız. Yüz birimlik bir performans varsa bunun 70-75’le çalıştırmak bizim hedefimiz. Biz, en az yüzde 95 ve üstü çalışmaya odaklıyız. SUR Yapı bir mekanizma ise bu mekanizma en az yüzde 95 performansla yürümeli diye bakıyoruz. Geri dönüp baktığımızda bunun büyük oranda tutturduğumuzu görüyoruz.

İKİ KATI GAYRET ŞART

15 Temmuz’dan bugüne hepimiz geçmişteki başarılarımız veya tecrübelerimizle şapkayı önümüze koyarak, ‘Bundan sonra başka bir şey var bundan sonra ne yapmalıyız’ diye düşündüğümüzde, payımıza ‘Bundan sonra gayretlerimizi ikiye katlamalıyız’ gerçeği düşüyor. 15 Temmuz sonrası sıradan gayretlerle, sıradan emeklerle bu süreci yenemeyiz. Bu süreci yenmemiz ve başka bir zemine geçmemiz için yine tekrarlıyorum: Bizim gayretlerimizi ikiye katlamamız gerekiyor... SUR Yapı olarak da bunu yaptık. Çok net olarak koyduğumuz hedefe ulaştık. Geçen yıl biz 6 ya da 7 proje yürütüyorken, bugün şuan 17 proje yürütüyoruz.

HEDEFİMİZ  HER SEMTTE OLMAK

İstanbul’un hemen her ilçesinde varız. Avrupa yakasında bir ucumuz Hadımköy’de, oradan İstanbul’un merkezi olan Topkapı’ya kadar varız. Anadolu Yakasından da Kadıköy’den başlıyoruz Çekmeköy, Sultanbeyli’ye kadar gidiyoruz. İstanbul’un iki ucunda bulunuyoruz. Metrekaresi 3 bin 500 TL ile 20 bin liraya kadar uzanan geniş bir bantta ürün üretiyoruz. Şartlar elverdiği takdirde her ilçede,semtte olmayı planlıyoruz.

ZAMAN ZAMAN DARALMA OLABİLİYOR

Bizim müşteri kitlemiz çok sadık, biz de onları memnun etme gayretindeyiz. Zaman zaman bazı müşterilerde oluyor, hesaplarını tutturamıyorlar sıkıntı yaşayabiliyorlar. O noktada iyi niyet varsa biz de yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu durum genelde de yaşanabiliyor. Piyasalar daraldığı zaman, ekonominin çarklarında yavaşlama olduğu zaman bu her sektöre yansıyabiliyor.

İŞİMİZİ İKİYE KATLADIK

Eskiden hatırlarsanız tekstil sektörü ile ilgili bir liste dolaşırdı. Gayrimenkul sektöründe de son dönemlerde köşe yazarlarına, ekonomi yazarlarına, içeriklerine yansıyan ‘konut sektöründe işlerin yavaşladığı’ ‘iyi gitmediği’ gibi şeyler var. Ben şu kadarını söyleyebilirim; SUR Yapı olarak biz hem işimizi ikiye katladık hem satışlarımızı ikiye katladık. Biz 10. ay itibarıyla geçen senenin tam 2 katı konut satmışız. Ciromuzda geçen senenin tam iki katına çıktı. Adet olarak da satışlarımız öyle. Elimizdeki ürettiğimiz ürün de geçen yılın iki katı.

FEDAKÂRLIK YAPIYORUZ

Biz işimize sadığız, biz işimizi takip ediyoruz. İş takibi sadece üretim takibiyle olmaz. Elbette ki, satış pazarlamanın takibi, müşteri beklentilerinin takibi, müşteriye ulaşmanın yolları… Bütün bunlar yeri geldiğinde de biraz fedakârlık yapmakla ilgili. Bu dönem bizler açısından fedakârlık yüzdesinin yüksek olduğu bir dönem. Son bir yıldır inşaat maliyetlerine gelen fiyat artışlarını çok yansıtamadığımız bir dönemden geçiyoruz. Elbette bizim kârlarımız bir miktar eriyor ancak bu oran sıfır da değil. Bu da tüketicinin lehine bir durumdur. Tüketicinin lehine kampanya yürüten, tüketiciye doğru ulaşabilen, doğru mesajlar verebilen firmalar da buradan payını alıyorlar. SUR Yapı gibi… Bu yılsonu ciromuz 800 milyon TL civarında bir rakam olacak. Ekim sonu itibariyle 600 milyon liralık ciroya ulaştık. Hatta bankalarımızın konut kredilerini reddetmesi sebebiyle en az bir 100 milyon liralık da satışa dönüştüremediklerimiz var. Bu rakamları sadece konut için söylüyorum. Diğer işlerimiz de var… Mesela alışveriş merkezleri, enerji vs, onlar ayrı.

PAZAR GÜNLERİ EVDEYİM

Ben sabahları işe geç geliyorum ancak akşamları da geç çıkıyorum. Bazen de böyle mecbur kalıyoruz, erkene alıyoruz sabah 7’de çıktığımız oluyor, bakıyorum kendime hiçbir şey değişmiyor. Sabah erken de çıksam, akşam saat 10’dan önce eve gittiğim yok. Hatta 10’da da çıksam akşam giriş saatim hep aynı. Günde 7 saat uyuyorum. Kendime çok vakit ayırdığım söylenemez, çok iş odaklıyım. Gece gündüz çalışıyoruz. Hafta içi şirkette oluyorum, varsa programlar onlara iştirak ediyorum. Konut-Der Başkanı olduktan sonra biraz daha arttı program süreçleri. Çocuklar da büyüdüler artık. İki oğlum üniversiteye gidiyor, kızım da 8. sınıfta. Cumartesi günleri genelde alışveriş merkezlerimizi ve satış ofislerini şantiyeleri gezmeye çalışıyorum. Pazar günleri de mümkünse evdeyim.

HAYIR İŞLERİM ÖZELDİR

Hayır işleriyle uğraşmak güzeldir. Benim için de özel bir önemi var. Mesela biz, yaptığımız projelerin yüzde 80’inde mutlaka bir camiyi yapıyoruz. Sonuçta buralar 500, hatta bin konutluk yerler. En az iki bin nüfus barındırıyor. Onun dışında sitelerin içerisinde de sosyal tesislerimizin içerisinde mutlaka mescitlerimiz var. Bunun standart olarak yapıyoruz. Ancak sitenin dışında, ama siteye bitişik yapmak nasip oldu. Şu anda Esenyurt’ta yapmış olduğumuz semt projemiz var. İhalemizin içerisinde cami var. Topkapı projemiz var. Onun hemen yanında güzel bir semt mescidi şeklinde güzel bir mescit yaptık.

ANTALYA’YA YENİ BİR ATAŞEHİR

Antalya’da gerçekleştirmeye başladığımız kentsel dönüşüm dünya çapında bir proje. Tek seferde 1 milyon 300 bin metrekareye alıp, temizleyip dönüştürdükleri bir ölçek yok. Burada 8 milyar liralık bir şehir kuracağız. 5 bin kişi istihdam edilecek. 1 milyar TL’lik işlem hacmi gerçekleşmiş olacak. Biz de SUR Yapı olarak ciromuzu 1 milyar liralık artırmış olacağız.

HAK SAHİPLERİ MUTLU

Bu projedeki en büyük avantajlardan birisi de bütün hak sahiplerinin rızasıyla imzalarının alınmış olmasıdır. Onların alacakları daireler, konutlar teker teker tespit edildi herkes ne alacağını biliyor. Çok az sayıda da belediyeye kalan yerler var.

Biz, işin içerisine şubat ayında belediyenin açtığı ihaleyle girdik. Orada 20 bine yakın birim olacak. Bunun içerisinde ağırlıklı olarak konutlar, homeofisler, ofisler, dükkânlar, ticari alanlar, okullar, hastaneler, burası aslında bir şehir projesi. 70 bin nüfuslu şehir kuruyoruz. 8 yıl içerisinde bunu tamamlamayı düşünüyoruz. Biz, iki yıl içerisinde hak sahiplerinin projelerini teslim edeceğiz. Proje bittiğinde 5 bin 73 hak sahibine konut vermiş olacağız.

METREKARESİ 3 BİN TL

Dev projede satışlara kasım sonuna kadar başlamayı planlıyoruz. Satış ofisimiz hazırlanıyor.
Bu proje tüm topluma hitap edecek, dolayısı ile her gelir grubuna uygun bir proje üretmiş olacağız. Başlangıçta 3 bin TL/metrekare gibi bir fiyatla çıkıyoruz. Konsepte göre fiyatlar farklılaşacak. Biz aslında buraya bir Ataşehir kuruyoruz.

'BEN NASIL KURTULURUM' DİYE SORAN VAR

İnşaat işine nasıl girerim diye soranların yerine, ‘Ben bu işin içerisinden nasıl kurtulurum’ diye soranlar var . İşe girmiş oluyorlar, kaba inşaatını bitirmiş oluyorlar, daha bir tane daire satmamış oluyorlar.. Bazen de ‘yaa biz daha bir şey satamadık, kaba inşaatı bitirelim de öyle satalım’ diye başlayan cümleler oluyor. ‘Nasıl yapmak lazım, siz nasıl satıyorsunuz’ gibi cümleler. Yani gelmek için geç kalınmış bir zaman oluyor. Biz de elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyoruz. Piyasa öyle bir hale geldi ki şaşırmamak elde değil. 10 daire yapanlar bile neredeyse bizler gibi reklam kampanyaları başlatıyor. Bugün, Google ilanlarına herhangi bir internet sitesinden girdiğiniz zaman bu ilanlarda çıkan projelerin hiç birini ben KONUT-DER Başkanı olarak bilmiyorum. Firmaların hiç birini tanımıyorum. O kadar çok ki bir gördüğümü bir daha görmüyorum zaten. İnternet ve tanıtım konusu herkesin dikkatini fazlasıyla çekmiş vaziyette. Televizyonlarda 36 tane firmanın reklamları dönüyor. Televizyon ucuz bir mecra değildir, bütün Türkiye’ye tanıtırsınız firmanızı. Ürününüz bütün Türkiye’den talep görecek bir ürün müdür? Ona göre karar vermeniz gerekir. Şuanda müthiş bir pazarlama rekabeti söz konusu. Tüketici için tercih adedi o kadar çoğalmış vaziyette ki… Biz de biraz kayboluyoruz o şeyin içerisinde. Ama 25 yıllık marka değerimiz ile sıyrılıyoruz.

İSTANBUL'DA SORUN YOK

Konut satışlarında TÜİK rakamlarına baktığımızda, geçen yılın ilk 9 ayına göre yüzde 7,5’luk bir artış var. Bazıları ‘İstanbul’da sorun var’ diyor… İstanbul’da sorun yok! İstanbul’da sadece artış oranı daha düşük. Bu da bir miktar doymuşluktan olabilir. Ondan da ötesi İstanbul’da çok büyük bir rekabet var. Bu kadar rekabetin olduğu bir pazar şartlarında elbette malını satamayanlar, malını satamadığı için de işini yavaşlatanlar olacaktır. Nihayetinde bu bir yarış bu her zaman yaşanan bir şey…

KİRA GELİRLERİ DE HESAP EDİLMELİ

Herkes bu iş ‘Çok kârlı’ diyerek sektöre daldığı için özellikle bütün bunlar İstanbul’da toplandığı için, kimse ‘Anadolu’ya gideyim orada konut yapayım’ düşüncesinde değil. Dolayısıyla İstanbul’da o rekabetin getirdiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Rakamlar ülke ortalamasının altında olsa da artış var, eksilme düşme yok. O yüzden analizleri doğru yapmak lazım. Konut getirilerini hesap ederken, kimse kirayı dikkate almıyor. Sadece konut fiyat artışını dikkate alıyor. İyi de konutun kira getirisi de var. Yıllık zaten yüzde 5... Yani 20 yılda kendisini amorti eden bir konut kirası ortama dediğimiz zaman. Yani beğenmedikleri yüzde 10’luk artış, onu da üzerine koyduğunuz zaman yüzde 16 ediyor.

BİZ ÜRETMEZSEK TÜRKİYE DURUR

Son bir yılda inşaat maliyet artışı yüzde 22 seviyelerinde. Malzemecilerimiz yüzde 25, işçilik yüzde 13’lük artış yaptı. Malzemecilerimiz hiç gözünün yaşına bakmadan çatır çatır zamlarını yapmışlar. Peki, konut fiyatlarındaki artış ne kadar? Yüzde 8... Geçen seneden bu tarafa yüzde 8 artmış. Kim tüketicinin yanında, kim ne iş yapıyor herşey ortada... Şunu herkes bilmeli ki, biz üretmezsek Türkiye durur. Bunu herkesin görmesi lazım. İlk yarı yılda 5.1’lik büyümenin 2.8’i inşaat ve yatırımlar kaleminde. Baktığımız zaman kamu yatırımları değil özel sektördeki yatırımlar gözüküyor. O büyümenin içerisindeki yüzde 2.8’lik kısım kamu değil özel sektör yatırımları. Bunun içinde de inşaat sektörü en yükseği. Yani inşaat sektörü Türkiye’yi sırtlamış gidiyor vaziyette. Dolayısı ile spekülasyon yapmaya, spekülasyonculara aldanmaya gerek yok. Kasıtlı olarak bazı şeylerin bel altı şekilde yürüdüğünü düşünüyorum. Bu nedenle inşaat sektörünün güvenini zedeleyecek işlerden uzak durmak lazım. Bu yapılmazsa, bir çöküş yaşandığında altında sadece inşaat sektörü kalmaz, herkes kalır.

Çocuklarımı meslek seçiminde serbest bıraktım

Çocuklarımızın eğitimine her ebeveyn gibi önem veriyoruz. Onları mesleklerini seçmekte serbest bıraktık. Kendi kararlarını kendileri vermeleri gerekiyor ki verdikleri o kararın arkalarında kendileri durabilsin. Kararı ben verirsem o zaman dönüp dolaşıp bize gelecek. Büyük oğlum Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde okuyor. Diğer oğlum İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat bölümünü kazandı.

Ben olsaydım...
İnsanların; topluma, mesleğine, sisteme hatta dünyaya dair görüşleri olabilir. Bizim işimiz belli... Yaptığımız her işin iyi niyetli ve amacına vakıf olması lazım. Nefsimizi besleyen ya da bizi iyi hissettiren şeylerin peşinde olmamamız gerekiyor. Yaptığım her şeyde öncelikle iyi niyet sahibiyim. Eleştiri de böyle, öneri de böyle. Yaptığın eser de böyle olmalı. Ben bu işe başlarken, şöyle niyet etmiştim: Nerede ne yaparsam iyi bir şey yapacağım, kaliteli bir şey yapacağım, çevresine örnek olabilecek, çevresini düzeltecek bir şey yapacağım. Daha iyisini yapmaya insanları teşvik edecek bir şey yapacağım... Bugün baktığım zaman o iyi niyete Allah-u Teala’nın beni muvaffak kıldığını görüyorum. O niyet çerçevesinde de gayretimi sürdürüyorum.

 

 

 

Yeni Akit Gazetesi

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23