Rüyalarla avutulan teröristlerin sapkınlıkları
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
ABD kucağını sıcak bulan Feto’nun teröristleri, hapishanelerde peygamberlerin kendilerine namaz kıldırdığını düşünecek kadar nasipsiz, “taptıkları” teröristbaşının bir gün Türkiye’yi ele geçireceğini düşünecek kadar akılsız hareket ediyorlar.
yeniakit.com.tr Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ’nün) zerre sorgulamadan biat eden teröristleri, pişkin tavırları ve akıl almaz düşünceleriyle gündeme gelmeye başladı. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’e “tapacak kadar” bağlanan teröristler, hâlâ ümitvâr bir şekilde Türkiye’yi ele geçirebileceklerini sanıyorlar. 15 Temmuz’da milletin tokadını yedikleri halde akıllanmayan teröristlerin bu tavırları hakkında, Star gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Gülerce, teröristlerin Gülen’i, “Asırlardır beklenen salih zat” olarak gördüklerini ve hapishane duvarlarının açılıp, peygamberlerin kendilerine namaz kıldırdığına inandıklarını söyledi.
İşte Gülerce’nin bugünkü yazısının ilgili bölümleri:
Son günlerde FETÖ’cülerle ilgili en çok, “hiç pişman olmuyorlar” diye konuşuluyor.
(...) Kamera görüntülerine rağmen aklımızla alay ediyor, mahkeme salonlarında inkâra ve yalana sapıyorlar. Pensilvanya’dan FETÖ elebaşı ne üfürüyorsa, ne rol veriyorsa onu oynuyorlar.
(...) Mahkeme salonlarında hiç pişmanlık eseri göstermeden alayvari konuşuyorlar, aklımızla alay ediyorlar. En alçakçası da şehit yakınlarının, gazilerimizin önünde “benim vicdanım rahat” diyebiliyorlar.
Dışarıdakilerde de görüyoruz, hiç pişmanlık duymuyorlar. Neden?
Hipnoz olmuş durumdalar
1. Neredeyse tamamı karakter itibariyle aklını kiraya vermiş, vicdanını ipotek ettirmiş tipler. İster zombi deyin, ister beynine çip takılmış deyin, ister kurşun asker deyin, ister hipnozdan bir türlü çıkamıyorlar deyin hepsini hak ediyorlar.
İstediğiniz kadar anlatın, istediğiniz kadar şefkat ve merhametle yaklaşın ha duvara konuşuyorsunuz, ha onlara konuşuyorsunuz…
Tapar gibi bağlanmışlar
2. Fetullah Gülen bir strateji olarak bunları tapar gibi şahsına bağlamış. Bağlarken de liyakati, şahsiyetli olmayı, insanın kendisi olmasını değil, sadece sorgusuz sualsiz biat etmeyi ölçü yapmış. Bunu yaparken de şeytanî bir yolla toplumda sıradan olan bu insanlara payeler dağıtmış. “Rehber”, “ser rehber”, “imam”, “abi”, “büyük abi” diye habire rütbe vermiş. Bunlar, kendilerine itiraz edilince, “ben burada ‘Hocaefendi’yi temsil ediyorum, sen kimsin?” diye horozlanmış.
Liyakatsiz adamlar, Fetullah rütbeleri ile donanınca, bugün düştükleri durumu, hazmedemiyor, kabullenemiyorlar.
Onun için pişmanlık sergilemiyorlar. “Yenilmedik, yine geleceğiz” diye avunup duruyorlar.
Rüyalarla umut aşılanıyor, peygamberlerin namaz kıldırdığına inanıyorlar
3. Fetullah Gülen bunlara rüyalarla, yalanlarla habire umut zehri aşılıyor. Ve bunlar hapishane duvarlarının açıldığına, peygamberlerin kendilerine namaz kıldırdığına inanıyorlar.
Almanya’da devlet korumasına alınan Zekeriya Öz bile şu rüyayı gördüğünü anlatıyor: Hepimiz mahşere yürüyorduk. Peygamberimiz öndeydi, sağında Hocaefendi vardı. Efendimiz ümmetine seslenerek, şöyle diyordu; “Allah hocaefendiyi çok seviyor. Bu sebeple hem ona hem de onun arkasından gidenlere bir üstünlük tanıdı.”
Kulaklarına neredeyse dört ayda bir yalanlar üfleniyor. “Kasımın ilk haftası 3. dünya savaşı çıkacak, hepimiz buradan çıkacağız” deniyordu.
Bunlara inananlar hiç pişman olur mu?
Türkiye’yi ele geçireceklerini düşünüyorlar
4. Pişman değiller çünkü “asırlardır beklenen salih zat” olduğuna iman ettikleri, mübalağa etmiyorum, taptıkları “Hocaefendi”leri başlarında iken eninde sonunda Türkiye’yi ele geçireceklerinden zerre şüpheleri yok.
Çoluk çocukları sırf FETÖ elebaşının, “teslim olmayın, kaçın” talimatı yüzünden Ege’de, Meriç’te boğulduğu halde gerçek zalimin F. Gülen olduğunu göremiyor, uyanamıyorlar…
“Gülen ölürse...”
Bir tek şansları var. F. Gülen tutuklanır ya da ölürse büyü bozulur…