Prof. Dr. Safi Arpaguş, 45. İl Müftüleri İstişare Toplantısında konuştu: ‘Makamlar Rütbe Değil, Ağır Sorumluluktur’
45. İl Müftüleri İstişare toplantının açılışında il müftülerine hitap eden Prof. Dr. Safi Arpaguş, Diyanet hizmetkarı olmanın peygamberi bir misyon olduğunu hatırlattı. Arpaguş, müftülük makamının sadece birer rütbe olmadığını, iyiliği yaymak ve kötülüğe engel olmak adına omuzlara yüklenmiş ağır bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Başkan Arpaguş, müftü tanımını yeniden yaparak; müftülerin sadece idari birer amir değil, aynı zamanda kimsesizlerin sığınağı ve gönül doktoru olması gerektiğini belirtti.
Müftü: Şehrin Manevi Önderi ve Çare Kapısı
Şehrindeki bir yetimin başı okşanmıyorsa veya bir aile dağılmanın eşiğindeyse bunun sızısını yüreğinde hissetmeyenin gerçek manada müftülük vazifesini yapamayacağına dikkat çekti.
“Evrak Üzerinde Değil, Gönüllerde Tesir Hedefliyoruz”
“Hizmetlerin Etkinliği ve Sahaya Yansıması” başlığını özellikle seçtiklerini belirten Arpaguş, şu kritik uyarıda bulundu:
- Pratik Vurgusu: Ankara’da hazırlanan strateji Anadolu’da karşılık bulmuyorsa, bir yaraya merhem olmuyorsa sorunumuz var demektir.
- Hayatın Tam Kalbi: Hutbeler, vaazlar ve irşat faaliyetleri cami duvarlarına sıkışmamalı; çarşıya, pazara, sokağa ve eve ışık tutmalıdır.
- Dijital Kürsü: Artık kürsülerin sadece camilerde olmadığını, sosyal medya mecralarında hakikati en güçlü şekilde dile getirmek zorunda olduklarını vurguladı.
Gençliğe Kuşatıcı Dil, İnanç Problemlerine Hikmetli Cevap
Gençlerin modern çağın bunalımları ve sapkın akımların kıskacında olduğunu hatırlatan Başkan Arpaguş, onlara yaklaşırken yargılayan değil anlayan, mahkum eden değil ikna eden bir dil kullanılmasını istedi. Fetva hizmetlerinde ise vatandaşa sadece “helal-haram” denilmesinin yetmeyeceğini, meselelerin hikmetinin ve gerekçesinin günümüz inanç problemlerine ışık tutacak şekilde anlatılması gerektiğini ifade etti.
Zehir Tacirlerine ve Kumar Bataklığına Karşı ‘Haykırış’
Toplumun aile yapısını tehdit eden uyuşturucu, sanal kumar ve sapkın akımlara karşı sessiz kalınamayacağını belirten Arpaguş, minberlerden bu tehlikelerin gençliği nasıl çürüttüğünün haykırılmasını talimatını verdi. Arpaguş, “İslam güneşinin dokunmadığı tek bir hane kalmayıncaya kadar durmak bize haramdır” diyerek teşkilatına büyük hedefi gösterdi.


