Bazı bilimsel araştırmalar, sumağın kan şekeri dalgalanmalarını dengeleyebilecek bileşenler içerdiğine işaret ediyor. İnsülin direnciyle ilgili mekanizmaları destekleyici yönde rol oynayabileceği belirtilirken, bu etkinin tek başına tedavi edici olarak görülmemesi gerektiği vurgulanıyor. Sumakta bulunan antioksidan bileşenlerin, kolesterol dengesine ve kan basıncı üzerine dolaylı etkiler sağlayabileceği ifade ediliyor.Bu özellikleriyle, kalp-damar sağlığını korumaya yönelik beslenme düzenlerinde destekleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor. Sumak; antosiyanin, flavonoid ve fenolik asit gibi güçlü antioksidanları barındırıyor.Bu bileşenlerin hücreleri serbest radikallere karşı koruyabildiği, vücuttaki iltihap seviyesini dengelemeye yardımcı olabileceği belirtiliyor.Bu bileşenlerin hücreleri serbest radikallere karşı koruyabildiği, vücuttaki iltihap seviyesini dengelemeye yardımcı olabileceği belirtiliyor. Antibakteriyel ve antifungal özellikler taşıdığı belirtilen sumağın, bağışıklık sistemi üzerinde de dolaylı katkılar sunabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle geleneksel kullanımı yalnızca mutfakla sınırlı kalmıyor.Prof. Dr. Canan Karatay, sumağın çay şeklinde tüketilebileceğini belirtiyor.Sumak tohumunun sıcak suyla demlenerek içilmesinin özellikle boğaz rahatsızlıklarında tercih edilebileceğini söylüyor. Uzmanlar, her doğal üründe olduğu gibi sumağın da aşırı tüketilmemesi gerektiği görüşünde. .