Prof. Dr. Rüstem Hayat, keşfettiği sinek türüne 1 yaşında vefat eden oğlunun adını verdi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
ISUBÜ'den Prof. Dr. Rüstem Hayat, Erzurum çevresinde keşfettiği sineğe oğlu Abdullah'ın adını verdi; 'Orthonevra abdullahi' eylülde bilim dünyasına tanıtıldı.
Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüstem Hayat, Kuzeydoğu Anadolu'da Erzurum çevresinin yüksek kesimlerinden topladığı örnekler üzerinde yürüttüğü incelemeler sonucunda yeni bir sinek türü keşfetti. Bitkilerin döllenmesinde önemli rol oynadığı tespit edilen türe, 28 yıl önce 1 yaşındayken vefat eden oğlu Abdullah'tan esinlenerek 'Orthonevra abdullahi' adı verildi.
'Sinekler' (Diptera) takımının 'Çiçek sinekleri' (Syrphidae) familyasına eklenen yeni tür, bu yıl eylül ayında 'Zoologischer Anzeiger' dergisinde yayımlanan makaleyle bilim dünyasına tanıtıldı.
30 yılı aşkın süredir böcekler üzerine bilimsel çalışmalar yapan Hayat'ın entomoloji (böcek bilimi) alanında şimdiye kadar yaptığı katkılar dolayısıyla, değişik bilim insanları tarafından yeni 1 cinse (Rhayatus) ve 4 türe (Coeliastes rustemi, Erax hayati, Merodon hayati, Sarcophaga hayati) onun ismi verildi.
Hayat, yaptığı açıklamada "Yıllardır böcek sistematiği üzerine çalışan bilim adamıyım. Bu benim bilim dünyasına kazandırdığım 17'nci tür oldu. Ben de çok mutluyum böyle bir türü Türkiye'den bütün dünyaya tanıttığım için" dedi.
Larvası toprakta yaşıyor, ergini çiçekleri ziyaret ediyor
Hayat'a göre yeni tür faydalı bir böcek. Larva olarak adlandırılan genç bireyler, özellikle organik maddece zengin toprakta yaşıyor; toprağın ayrıştırılmasında ve mineral maddelerin faydalı hale getirilmesinde önemli rol oynuyor. Ergin bireyler ise çiçekli bitkileri ziyaret ediyor. Hayat, sineğin "çiçeklerin döllenmesinde ve tozlaşmasında ciddi manada katkı" sağladığını, bu yönüyle faydalı bir böcek türü olarak nitelendirilebileceğini ifade etti.
Gürcistan örnekleriyle ortak projede değerlendirildi
'Orthonevra abdullahi'nin Erzurum dolaylarında bulunduğunu ve yüksek rakımlı alanlarda sıkça görüldüğünü aktaran Hayat, keşif sürecini şöyle anlattı: "Bu böceği Erzurum ve çevresinden toplamıştık yıllar öncesi. Daha sonra komşu Gürcistan'da da benzer örnekler değişik bilim insanları tarafından toplanmıştı." Hayat, örnekleri yurt dışından ortak proje yürüttüğü meslektaşıyla bir araya getirdiklerini, bir böcek grubunu revize edip yeni türü de bu grubun içine ekleyerek bilim dünyasına sunmaya çalıştıklarını söyledi.
Çalışmalarını uluslararası düzeyde sürdürdüğünü belirten Hayat, yeni türleri özellikle kültürü yansıtabilecek isimlerle bilim dünyasına tanıtmayı hedeflediğini, bunu bir derece başarmış göründüğünü ve ömrü yettiğince devam ettirmeyi umduğunu dile getirdi.
Türkiye'yi "müstesna bir ülke" olarak tanımlayan Hayat, ülkenin bir ülkeden daha çok kıta özelliği taşıdığını, iki kıta arasında köprü olması dolayısıyla çok zengin bir flora ve faunaya sahip olduğunu vurguladı. "Tahminime göre daha bilmediğimiz çok tür var" diyen Hayat, bu türlerin ortaya çıkarılmasını ve kendi kültürü, özelliği ve güzelliğini yansıtacak şekilde isimlendirilmesini bilim insanlarının önemli bir görevi olarak gördüğünü, isimlendirme inisiyatifi yabancılara bırakıldığında ismin farklı şekillerde değerlendirilebileceğini ve geri alma şansının kalmadığını anlattı.
Sondaki 'i' harfi erkek ismine işaret ediyor
İsmin kökenini uluslararası zoolojik isimlendirme kurallarıyla açıklayan Hayat, verilen ismin Latinceleştirilmesi gerektiğini, sondaki 'i' harfinin ismin bir erkeğe atfen verildiğini gösterdiğini, 'a' ve 'e' harflerinin ise kadına işaret ettiğini aktardı.
Oğlunun 1998 yılında 1 yaşındayken vefat ettiğini anlatan Hayat, şunları söyledi: "Dolayısıyla içimizde bir ukde kalmıştı. Yani bu çocuğumuzun öldükten sonra yaşamasını nasıl sağlayabiliriz, nasıl kalıcı olmasını gündeme getirebiliriz diye düşünürken, böyle bir şey aklıma geldi ve bulduğum böceklerden 1'ine onun ismini vermek istedim. Ayrıca rahmetli babamın, yeğenimin ismi de Abdullah."
Hayat, makalesinde 'etimoloji' başlıklı bir bölüm bulunduğunu ve ismin kökenine ilişkin bilgiye bu bölümde yer verildiğini de belirtti.