• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Prof. Ahmet Alkın'dan evlilik uyarısı: Geç ve güç olmasın

Yeniakit Publisher
2019-08-25 14:35:00 -
Prof. Ahmet Alkın'dan evlilik uyarısı: Geç ve güç olmasın

Evliliğin İslam'ın emri olduğunu hatırlatan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Alkın, Nur Suresi 32. Ayet'e dikkat çekerek, 'İçinizden evli olmayanları, köle ve câriyeleriniz arasından da elverişli olanları evlendirin. Yoksulluk içinde iseler Allah lütfu ile onları ihtiyaçtan kurtarır. Allah’ın hazinesi geniştir, her şeyi bilmektedir.' dedi.

 Taha Emre Özdemir  yeniakit.com.tr 

"Evlilik maddi ve manevi ihtiyaçların karşılanmasını sağlayan, dünyevi ve uhrevi açıdan birçok kazanımların elde edilmesine yardımcı olan önemli bir gelişim görevidir." diyen Prof Alkın, "Asla ertelenmemesi gereken ve hem sosyal hem de psikolojik faydaları olan evlilik yaşamı; birçok açıdan değerlendirilmesi gereken ve bu konuda toplum olarak her geçen gün daha fazla olumsuzlukların yaşandığını büyük bir esefle gözlemlediğimiz bir süreçtir." ifadelerini kullandı.

Evliliğin her şeyden önce dini bir emir olduğunu belirten Prof. Alkın şunları söyledi:

"Yüce Rab'bimiz Nur süresi 32. Ayet'te şöyle buyurmaktadır: 'İçinizden evli olmayanları, köle ve câriyeleriniz arasından da elverişli olanları evlendirin. Yoksulluk içinde iseler Allah lutfu ile onları ihtiyaçtan kurtarır. Allah’ın hazinesi geniştir, her şeyi bilmektedir.' 

'Evlilik rızkı arttırır'

Evliliğin gençlerin ailesi ve içinde yaşadığı toplum için emir olarak tespit edildiği bu ayetin mealinden de anlaşılacağı üzere; geçim sıkıntısını bahane ederek evliliği geciktirmenin yersiz olduğunu, evliliğin rızkı ve ailede bereketi artırdığını görmekteyiz.

Efendimiz (SAV) birçok hadisi şerifinde evliliği önemsemiş ve bizleri evliliğe özendirmiştir: 

-'Kim evlenirse imanın yarısını tamamlamış olur; kalan diğer yarısı hakkında ise Allah’tan korksun!' (Heysemî, IV, 252) 

-'Evlenin, çoğalın! Çünkü ben (kıyâmet gününde) diğer ümmetlere karşı sizin (çokluğunuzla) iftihar edeceğim!' (Abdurrezzâk, el-Musannef, VI, 173 Beyhakî es-Sünenü’l-kübrâ, VII, 131)

'Evlilikte fazla kriter aramak hayal kırıklıklarını arttırır'

'Demir tava geldi kömür tükendi akıl başa geldi ömür tükendi.' özdeyişi çok anlamlıdır. Bizlere her bir gelişim görevinin zamanında ve geç kalmadan yerine getirilmesi gerektiğini önermektedir. Her şeyin bir yaşı ve dönemi vardır. Evliliğin de. Günümüzde bu dönem maalesef çok ileri yaşlara ulaşmıştır. Artık 30'lu yaşlardan sonrası normal evlilik dönemi gibi görülmeye başlanmıştır. Halbuki evlilik geciktikçe güçleşmektedir. Seçim için kriterler artmaktadır. Kriterler arttıkça ulaşılması zorlaşmaktadır. Belli bir yaştan sonra da eş bulma ümidi azalmakta ve müzmin bekarların sayısı maalesef giderek artmaktadır. Evlilikte fazla kriter aramak sonradan hayal kırıklıklarını artırmaktadır. 

Ayrıca yaptığımız bir araştırmada eş seçiminde mükemmele ulaşma arzusunun sağlıksız boyutlarda olduğunu gördük. Zeka, eğitim, güzellik-yakışıklılık, ailelerin uyumlu olması, aynı siyasi görüşten olmak, aynı yaşam felsefesine sahip olmak, aynı memleketten olmak, yaş, dindarlık, statü gibi 30 civarında kriterin sorulduğu bu çalışmada bireyler; bu 30 kriterden ortalama 20 civarındaki kriterin evlenecekleri kişide olmasını istemektedir. İşin trajikomik tarafı bu kişilerde bu özelliklerin sadece ve sadece 7-8'i bulunmaktadır. Yani insanlar bu çağda, ortalama kendilerinden 3 kat daha iyi bir insanı hak ettiklerini düşünerek ciddi bir illüzyon içine düşmektedir. Bu durum bir boyutuyla gizli bir narsisizm içermektedir. 

Psikolojik anne babalık oldukça önemlidir. Geç yaşlarda yapılan evliliklerde ebeveynlerin yaşı ileri olduğu için anne babalık belli bir noktadan sonra külfet gibi görülmeye başlanmaktadır. Bu da bir toplumun geleceği olan çocuk sayısının azalmasına yol açmaktadır. Avrupa bu konuda oldukça ciddi bütçeler ayırıyor. Buna rağmen orada mantalite olarak evlilikten uzaklaşıldığı için başarılı olunamamaktadır. Çünkü özgürlük, bağımsızlık isteği ve bireycilik patolojik noktalara ulaşmıştır. Bir insanın evlenmesi ona güç gelmektedir. Buna hedonistik bir yaşam tarzı da eklenince işler daha da karmaşıklaşmaktadır. Ülkemizde de bu sorun belli bir süre sonra Avrupadaki noktalara gelecek gibi görünmektedir. Acil önlem alınmalıdır."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdullah Murat

Dünyada yaradılış ile Allah kadına ve erkeğe bir fıtrat belirlemiş ve bunu seçtiği din ile tamamlamıştır. ve hayatı hükümleri ile düzenlemiştir Evliliğe de bir düzen getirmiştir. Evlilik onun dinin fıtratının bir şiarıdır. Evliliği başlatırkende sürdürürkende sonlandırıkende onun hükümlerine ve düzenlemesine göre hareket etmek zorunludur. Dini nikah bunu temsil ederken resmi nikah ise Allahın bu fıtratının bozgunculuğunu fasit ve batıl olanı temsil etmektedir. Bu ülkede islam palangaya alınmış baskı ile insanlar Allaha kulluktan ve onun fıtratı üzerine yaşamaktan devlet tarafından bizzatihi enegellenmektedir Laiklik din özgürlüğü değildir Tüm kanunsal düzenlemeler Özellikle kurana ve islama yüzçevirişi ifade eden küfür yasaları ile yapılmakta Müslümanlar bu yasalar boyun eğdirilmektedir. Böylece bunu yapanlar hem büyük bir zulüm işlemekte heme Allahın doğru yolunun bozgunculuğunu yapmaktadırlar Kuranda Allahın hüküm konularında küfre tabi olmak boyun eğmek yasaklanmış onlardan olmaya sebep büyük sayılmıştır Zaten din gerçek şereftir. Maide44 Allahın hükümleriyle düzenleme yapmayanlar kafirlerdir hükmü vardır Küfür ebedi cehennemlik dinden çıktın demektir. Kuranda suçların birkez işlense bile ebedi cehennemlik yapacağına dair bilgiler mevcuttur Cinayet böyledir Birkez işlesen bile lanetlenir ve ebedi cehennemlik olursun Çünkü bu Allahın hükmüdür. Evlilik ten önce bireylerin öncelikle islam olmaları bu yönde eğitilmeleri önem taşımaktadır İslamın şartları vardır. Bu şartlar taşınmadan dostluğa ve kardeşliğe girilemez. Allahın hükümlerine boyun eğmek namaz kılmak ve zekat vermektir. Bu islami kimliği kazandırmaktan baba ve veli olan diğer büyükler mesuldür. Peygamberin sav buyruğu ile çocuğa 7 yaşında namaz emredilmeli (öğretilmeli ve beraber kılınmalı) kız çocuklarına bu yaştan itibaren tesettür tabiki 10 yaşında ise kılmadığı takdirde dövmelidir. Bu gerçek sevgi ve merhametin ve itaatin gereğidir Bunu yapmayan baba baba değildir. Çocuğuna güzel bir isim vermek (Allahın sevdiği Peygamberin sav önerdiği) güzel ahlak(Kuran Allahın hükümleri yasakları hayır yolları) vermek evlendirmek babanın çocuklarına vermekle yükümlü olduklarıdır. Evliliğin amacı Allaha itaat ve onun belirlediği fıtrata ota yola ulaşmak kulluğu kolaylaştırmak ve ateşten ve düşman olan şeytandan ve şehvetin günaha sokmasından zinadan korunmak Neslin devamını sağlamak hayırlı bir nesil yetiştirmektir. Lakin bu ülkede müslümanlar boyunduruk altına alınmıştır Kulluğun ve vahyin dili arapçadaır Diğer dillerin tümü batıl ve değersizdir Çocuklara bu dil öğretilmeyerek vahye karşı sağır yapılmaktadırlar ve kulluk zorlaştırılmaktadır Hafızlık bidat halini almaktadır Çünkü kuran anlayarak okunmalıdır ve Kuran hüküm ihtiva eden bir kitaptır hakimlerin kitabıdır Kuranı korumak onunla hükmetmektir Adaleti sağlamaktır Bu sebeple bir ev ancak Anadili arapça olan Allahın hükümleriyle adaletin sağlandığı bir arzda kurulmalıdır. Bu küfre bulaşmamak bu gerçek ateşten korumaktır.

Dan

eskidenmis onlar. Simdi evlenmeye kalk, en az yuzbin tl ye mal oluyor. sonra evde es cocuk bak zor hayat sartlari altinda. uzerine bosanirsan birde omur boyu eski esine maas ver. maddi durumun iyiyse bu sefer de omrun boyunca yaptigin gelirin yarisini hayatina 1-2 sene girmis birine ver. Boyle bir mantik yok yaa.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23