Özgür Özel’den Vali Davut Gül’e skandal sözler! Cevabı belgeleriyle geldi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçimi üzerinden İstanbul Valisi Davut Gül’ü hedef alarak “AK Parti’ye çalışan valiye yazıklar olsun” ifadelerini kullandı. Gül ise sessiz kalmadı. Seçim tarihinin mahkeme kararları ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’ndaki yasal süre doğrultusunda belirlendiğini açıklayan Gül, Özel’e “Kamu görevlilerini hedef göstererek veya tehdit ederek değiştiremezsiniz” sözleriyle cevap verdi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Üsküdar'da gerçekleştirdiği konuşmada İstanbul Valisi Davut Gül'ü Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçim süreci üzerinden hedef aldı.
Seçimin cumartesi gününe alınmasına ve belediye binasına girişlere ilişkin tedbirlere tepki gösteren Özel, Gül hakkında, “Devletin valisi diye o makamlarda oturup da hükümetin valisi olana, AK Parti'nin il başkanından çok AK Parti'ye çalışan valiye yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.
Özel bununla da yetinmeyerek, “Gün gelecek, devran değişecek, keser dönecek, sap dönecek” sözleriyle kamu görevlilerine yönelik ifadeler kullandı.
Vali Gül sessiz kalmadı: Süreci tek tek anlattı
Özel'in sözlerinin ardından İstanbul Valisi Davut Gül sosyal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yaparak Üsküdar'daki seçim sürecinin hukuki gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.
Gül, siyasi partiler arasındaki rekabetin tarafı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Siyasi partiler arasındaki yarışa, siyasi tartışmalara ve kişilerin demokratik tercihlerine müdahil olmak ne görevimdir ne de bugüne kadar benimsediğim bir tutumdur.”
Özel'in mitingde kendisini açıkça hedef aldığını belirten Gül, kamuoyunda gerçeğe aykırı bir kanaat oluşmaması amacıyla seçim sürecini tarihleri ve hukuki dayanaklarıyla açıklama gereği duyduğunu kaydetti.
Seçim tarihinin neden 5 Eylül olduğu ortaya çıktı
Gül'ün açıklamasına göre Üsküdar Belediye Başkanvekilliği için gerçekleştirilen ilk seçime ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verildi.
Bu gelişmenin ardından 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca belediye meclisinin 10 gün içerisinde toplanarak kendi üyeleri arasından belediye başkanı veya başkanvekili seçmesi gerekiyordu.
Gül, mahkeme kararının ardından yasal sürenin 26 Ağustos 2026 tarihi esas alınarak hesaplandığını, yürütmenin durdurulması kararına yapılan itirazın sonucunun da beklendiğini bildirdi.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 2 Eylül'de itirazı reddetmesi üzerine, kanunun öngördüğü 10 günlük sürenin son günü olan 5 Eylül Cumartesi günü belediye meclisinin seçim için toplandığını açıkladı.
Böylece Özel'in eleştirdiği cumartesi günü seçiminin, Gül'ün açıklamasına göre siyasi bir tercihle değil kanundaki süre ve yargı kararları doğrultusunda gerçekleştirildiği belirtildi.
Belediye binasına giriş tedbirinin gerekçesini de açıkladı
Özel'in eleştirdiği bir başka konu da seçim sırasında belediye binasına girişlere getirilen sınırlamaydı.
Vali Gül, meclis üyeleri dışında kimsenin salona alınmamasının keyfi veya siyasi bir tercih olmadığını ifade etti.
Gül'ün açıklamasına göre ilk seçimde bazı meclis üyelerinin tercihlerinin değiştirilmesi amacıyla baskı ve tehdide maruz bırakıldıkları ve hakarete uğradıkları yönündeki iddialar üzerine suç duyurusunda bulunuldu.
Yeni seçim günü de benzer olayların yaşanmaması ve düzenin sağlanması amacıyla savcılığın talebi doğrultusunda güvenlik tedbirleri uygulandığı kaydedildi.
Vali Gül’den Özel’e sert cevap
İstanbul Valisi Davut Gül açıklamasının sonunda Özel'in kendisine yönelik sözlerine de doğrudan cevap verdi.
Gül, “Siyasi partiler arasındaki rekabetin ve demokratik siyasetin tarafı değilim” diyerek şu ifadeleri kullandı:
“Siyasi tercihlerinizin ve yönetim anlayışınızın ortaya çıkardığı sonuçların sorumluluğunu kamu görevlilerine yükleyerek, onları hedef göstererek veya tehdit ederek değiştiremezsiniz.”
Gül ayrıca görevinin kanunun çizdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde kamu hizmetini yürütmek olduğunu belirterek kamu görevlilerinin siyasi tartışmaların tarafı haline getirilmesinin gerçeği değiştirmeyeceğini ifade etti.


