Suriye'de İran-Rus destekli Esed rejimi ve Rus savaş uçakları tarafından düzenlenen saldırılar sonucu enkaz altında kurtarılan bebek ve çocuklar. Kimisi sağ kurtulurken kimisi ise şehit oldu, işte enkazın doğurduğu çocuklar...
Yayınlanan içler acısı görüntülerde, tonlarca bombanın atıldığı sivil yerleşim yerlerinde yaşayan bebek ve çocukların imkansızlıklar içerisinde Sivil Savunma Ekiplerince uzun bir uğraştan sonra kimisinin sağ kurtulduğu kimisinin de şehit olduğu görülüyor.
Suriye'de enkaz altından 50 Bin insan nasıl çıkarıldı
Onlar, İran ve Rusya destekli katliamlara göğüs geren Suriye'nin kahraman evlatları. Rus ve Esed savaş uçaklarının vurduğu sivilleri kurtarmak için kimi zaman onlarda katledildiler. Sivil Savunma Örgütü mensupları şuana kadar Suriye’de enkaz altından 50 Bin İnsanı çıkardıklarını açıkladı.
Suriye Sivil Savunma Örgütü: Suriye’de Enkaz Altından 50 Bin İnsan Çıkardık
Suriye Sivil Savunma Örgütü Müdürü Raid Salih, Esed rejimi ve milis güçlerin insani ilkeleri hafife almalarının, esirlerin cesetlerini parçalamaya varan bir çılgınlığa ulaştığını söyledi. Esed rejiminin Deyr Ez-Zor kenti saha komutanı geçtiğimiz günlerde parçaladığı cesetlerle fotoğraflar çekerek sosya medyada yayınlamıştı.
İstanbul’da, dün başlayan Dünya İnsani Zirvesi’ne katılan Salih, yaptığı açıklamada, “Suriye’de insanların evlerini başlarına yıkan, kadın ve çocukları öldüren varil bombalarının kim tarafından atıldığının bilinmemesi akla uygun olur mu?” diye sordu.
Zirve’ye katılan ülkelerden, işkenceye uğrayan Suriye halkına karşı önyargılarından kurtulmasını isteyen Salih, “Daha cesaretli olmalıyız. Bir işi tanımlamak o işin yarısını bitirmektir. Topluma karşı olan vazifelerimizde temkinli olmamız, kurban ve cellatı eşitlememiz manasına gelmemeli. Adalet için gerekli olan hesap sorulabilirlik ilkesini gözardı etmemeliyiz” ifadelerini kullandı.
Salih, açıklamasını şöyle sürdürdü; 50 bin insan çıkardık
“Bizler, 2013’te hava saldırılarından dolayı mağdur olan insanlara yardım etmek için kurulan ve 119 merkezde 2 bin 890 personele sahip Suriye Sivil Savunma Örgütü personelleri olarak, kurulduğumuzdan beri Suriye’de, Esed rejiminin bombardımanından dolayı enkaza dönüşen binaların altından 50 bin insan çıkardık.”
Takım çalışması ve keyfi tehcirleri önlemeye özen gösterdiklerini ve insana karşı sorumluluklarını yerine getirmek için yerel kuruluşları teşvik ederek görev dağılımı yaptıklarını dile getiren Salih, “İnsani işlerle ilgilenenlerin, hasta nakil araçlarının, sağlık hizmetlerinin ve sağlık kurumlarının korunması ilkelerine saygı duymak herkes için bir gerekliliktir” şeklinde konuştu.
Birleşmiş Milletler (BM)’nin organiztörlüğünde, dün, İstanbul’da başlayan Dünya İnsani Zirvesi, iki gün devam edecek.
Altmıştan fazla devlet başkanı ve hükümet yetkilisinin yanısıra, çok sayıda bakan, üst düzey yetkili, uluslararası toplum temsilcileri, akademi ve basın heyetleri, özel kuruluşlar ve kriz bölgeleri temsilcilerinin katıldığı zirvede, uluslararası toplum tarafından yapılan insani yardımlar ele alınıyor.
Esed Rejimi ve Rusya Suriye’de 102 Sivil Savunma Personeli Öldürdü
Suriye İnsan Hakları Örgütü (SNHR), Esed rejimi ve Rusya’nın kurtarılmış bölgelere yönelik saldırılarında 102 sivil savunma personelinin öldürüldüğünü duyurdu.
SNHR, dün yaptığı açıklamada, Rusya ve Esed rejimine bağlı güçlerin sivil savunma binalarını 62 kez hedef aldığını kaydederek, rejim güçlerinin 2011 yazından bu yana saldırılarda top ve tank gibi ağır silahlar kullandığını belirtti. 2012’nin başından beri hava saldırılarının ülkedeki yıkım ve ölümlerin yükselmesine yol açtığını ifade ederek, enkaz altında kalan yüzlerce kişinin zamanında müdahale edilemediği ve ilk yardım ekiplerinin gecikmesi nedeniyle yaşamını yitirdiğini vurguladı.
Uluslararası insan hakları hukukuna göre, hedef gözetmeksizin yapılan kasıtlı saldırıların illegal saldırılar olduğuna dikkat çeken SNHR, Esed rejimi ve Rus güçlerinin sivil savunma binalarını hedef aldığını kaydetti. Bu saldırıların açık bir şekilde uluslararası insan hakları hukukunu hiçe saydığını ve savaş suçu olduğunu belirtti.
Öte yandan, Esed rejimi ve Rus güçleri bu gün Halep’i hedef almaya devam etti. Halep’in, Haydariye, Turab ve Raşidin semtleri, Cendul Kavşağı, Handerat Kampı ve Kastillo Yolu savaş uçakları ve helikopterlerin hedefi oldu. Ayrıca, Halep’in güney kırsalında yer alan Leyramun, Kefr Hamra ve Haritan kasabaları, güney kırsalında yer alan Iys, Han Tamun ve Zerbe kasabaları ve batı kırsalında yer alan Han Asel, Kefr Naha kasabaları da bombalandı. Bu saldırılarda bölge alt yapısı büyük oranda zarar gördü. Yaralı ya da can kaybına ilişkin kesin bilgiler halen tespit edilemedi.
Esed rejiminin, başta Deraya ve Han Şeyh olmak üzere, Şam kırsalına ilişkin saldırıları ise dünden beri devam ediyor. Humus’un kuzey kırsalındaki kasaba ve köyler de rejimin saldırıların hedefi durumunda. Rejimin buralara yönelik saldırılarında birçok sivil hayatını kaybetti, birçok ev kullanılamaz hale geldi ve kamu mekânları zarar gördü.
Deyr ez-Zor’da bulunan “Yaşam İçin Adalet Gözlemevi”, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne Deyr ez-Zor’daki içme suyu krizine acil müdahale çağrısı yaptı. Esed rejimi ve DAEŞ terör örgütü tarafından kuşatma altına alınan Deyr ez-Zor’da içme suyunun büyük oranda azalması kentte yaşayan 120 bin insanının hayatını tehdit ediyor.
Gözlemevi Müdürü Celal el-Hamd, Deyr ez-Zor’un, el-Covre, el-Kusur, el-Muvazzafin ve Harabeş semtlerinde 12 Mayıs’tan beri içme suyu temin edilemediğini kaydetti. Sözkonusu bölgede bulunan tek su pompasının çalıştırılması için gerekli yakıtın olmamasının suyun kesilmesine sebep olduğunu belirtti.
El-Hamd, yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı;
“Ayyaş köyü yakınlarında bulunan bir su arıtma tesisi ile el-Talayi askeri kampı yakınlarında bulunan 3 su arıtma tesisi DAEŞ militanlarının atış menzilinde olduğu için kapatıldı. Kentte çalışır durumda olan tek su arıtma tesisi el-Covre semtinde bulunuyor. Bu tesis ise, su ihtiyacının ancak yüzde 30’unu karşılayabiliyor.”
Egeland: IŞİD Dahil Herkesle Diyaloğa Hazırız
Öte yandan, İstanbul’da düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi’ne katılan Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Sorumlusu Jan Egeland, dün (Salı), gazetecilere yaptığı açıklamada,” insani yardım kuruluşları olarak çatışma bölgelerindeki insanlara yardım söz konusu ise DAEŞ dahil herkesle konuşmaya hazırız” dedi.
Esed rejiminin, insani yardım girişine izin vermemesi yüzünden Suriye’deki insani durumun her geçen gün kötüye gittiğini dile getiren Egeland, şunları söyledi;
Ancak biz insani yardım kuruluşları olarak çatışma bölgelerindeki insanlara yardım etmemizi sağlayacaksa, DAEŞ'te dahil olmak üzere herkesle konuşmaya hazırız."
Suriye’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, uluslararası topluma, Suriye’deki insani taleplerin karşılanması için eksiklikleri gidermek amacıyla temel insani ilkeleri değiştirme çağrısında bulundu. Uluslararası toplumun Suriye halkına karşı sorumluluğu yerine getirmekteki başarısızlığının kendilerini kaygılandırdığını belirtti.
İstanbul’da düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi’ne gönderilen ve 80’den fazla sivil toplum kuruluşu’nun imzasını taşıyan yazılı açıklamada, “Asrımızın en büyük insanlık trajedisi olarak adlandırılan bu trajediye verilen insani cevap yeterli değildir” denildi. Uluslararası topluma, Suriye’deki sorunun halli için etkili çözümler üretme, yükselen şiddeti sonlandırma ve kimyasal silahlar ile tahrip gücü yüksek silahların kullanılmasını durdurma çağrısı yapıldı.
Açıklamada, ayrıca, uluslararası topluma, sivillerin korunması, insani durumun iyileştirilmesi ve sivil toplumun desteklenmesine dair tavsiyelerde bulunuldu.
Son yirmi yılın birçok insani krize tanık olduğuna işaret edilen açıklamada, insani yardım düzenin değiştirilmesi gerektiği kaydedildi. Uluslararası toplumun liderlerinin ve STK’ların yardım taleplerine cevap vermesinin yeterli olmadığı belirtilerek, insani yardım düzeninin değiştirilmesi için acil adım atması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, Suriye halkının acılarının dindirilmesi için gerekli hususlarda köklü çözümler üretme noktasında uluslararası toplumun başarısız olduğu ifade edilerek, bu noktada bir yol haritasının bulunmadığı kaydedildi. Bu durumun, kimyasal silahların kullanımından, varil bombalarının kullanılmasına kadar her türlü şiddetin artmasına zemin hazırladığı ve insani durumun kötüye gitmesine neden olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Sivil hedeflerin korunamaması, insani ve tıbbi alanlardaki yardımların rastgele bombalamalar nedeniyle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaması, keyfi tutuklamalara ilişkin gerekli hukuki önlemlerin alınmaması, mültecilerin korunmaması, sivil alanların ve hizmet binalarının hedef alınmasının engellenmemesini konularında, uluslararası toplumun, başarısız olduğu belirtildi.
Uluslararası toplumun liderlerinden insan hakları hukukuna uyulması konusunda güvence sağlanması istenen açıklamada, Suriye’deki bütün tarafların Cenevre anlaşmasına uyması için uygun yöntemler geliştirmesi talep edildi. İnsani konulara ilişkin olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’nun (BMGK) oylama düzeninin yeniden gözden geçirilmesi ve BMGK’nın bütün kararlarının hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Suriye’deki keyfi tutuklamaların önüne geçilmesi için şeffaf ve açık bir düzen geliştirilmesi gerektiği kaydedildi. Suriye’deki mültecilerin güvenli bir şekilde hareket etmesi için gerekli tedbirlerin alınması istendi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği Resmi Sözcüsü Stephane Dujarric, Esed rejiminin, kuşatma altındaki bölgelere giden insani yardımları engellemeye devam ettiğini söyledi.
BM’nin Newyork’taki merkezinde, dün (Pazartesi), basın açıklaması düzenleyen Dujarric, “Esed rejimi, BM kurumlarının Suriye’deki kuşatma bölgelerine ortaklaşa gönderdiği insani yardım kafilelerinde tıbbi malzelerin yer almasına izin vermiyor” ifadelerini kullandı.
Esed rejimi tarafından, kuşatma bölgelerine tıbbi malzemelerin girişine neden izin verilmediğine dair açıklama yapılıp yapılmadığına da değinen Dujarric, “Esed rejiminden bize bu hususta gelen hiçbir açıklama yok. BM, ilaç ve tıbbi malzemelerin insani yardım konvoylarında yer alması için yaptığı baskıları sürdürüyor” şeklinde konuştu.
Rejim güçleri, 12 Mayıs günü, Dereyya kasabasına giden insani yardımların kasabaya girişini engellemişti. Kızılhaç Örgütü, yaptığı açıklamada, kasabaya giden insani yardım kafilesinin engellenmesini kınayarak, Kızılhaç Örgütü ve Suriye Kızılay’ı çalışılanlarının eşlik ettiği yardım kafilesinin kente girişine Esed rejimi tarafından engel olunduğunu kaydetmişti.
Dereyya kasabası Yerel Meclisi, Esed rejimine bağlı güçlerin kasabayı havan topları ile hedef aldığını ve saldırı sonucu bir baba ve oğlunun yaşamını yitirdiğini duyurmuştu.
Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Muvaffak Neyrabiye, daha önce yaptığı açıklamada, Esed rejiminin, kuşatma bölgelerine insani yardım kafilelerinin girişini engellemesi ve sivil yerleşim birimlerini vurmasının “kasdi işlenen savaş suçu” olduğunu ve rejimin siyasi çözümde ciddi olmadığını ortaya koyduğunu söylemişti.
Bilgiler Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) sitesinden alınmıştır.