• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Onbinler meydanlarda buluştu! Suriye hapishanelerindeki kadın ve çocuklar serbest bırakılsın

Yeniakit Publisher
2019-03-08 14:55:00 - 2019-03-08 17:07:47

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Onbinler meydanlarda buluştu! Suriye hapishanelerindeki kadın ve çocuklar serbest bırakılsın

Vicdan Hareketi, Suriye’de katil Esed rejiminin hapishanelerinde kalan ve yoğun baskı altında olan kadınların ile çocukların özgürlüğüne kavuşmaları İstanbul başta olmak üzere 81 ilde ve 22 ülkede eylemler düzenledi. İstanbul'da eylemlerin merkezi Sultanahmet Meydanı oldu.

Suriye’de katil Esed rejiminin hapishanelerinde kalan kadınların ve çocukların acilen özgürlüğüne kavuşması için Vicdan Hareketi öncülüğünde eylemler düzenlendi. Başta İstanbul Sultanahmet Meydanı olmak üzere 81 ilde ve 22 ülkede binlerce kişi meydanlara indi. Sivili Toplum Kuruluşunun destek verdiği eylemlerde binlerce kişi meydanları doldurdu. Alandaeda zaman zaman sloganlar yükseldi.

Vicdan Hareketi, Suriye hapishanelerinde bulunan kadın ve çocukların acilen özgürlüklerine kavuşmaları için 10 bini aşkın vicdanlı yürekle Sultanahmet Meydanı’nda buluştu.

Türkiye’den ve dünyanın 110 ülkesinden yaklaşık 2 bin STK’nın katkısıyla Sultanahmet’te yapılan eylemde katılımcılar, Suriyeli tutuklu kadınları temsilen ellerini oyalı yazmayla birbirine bağlayarak tüm dünyaya “sessiz çığlık” yükseltti.

Eylemde, Vicdan Hareketi’ne destek veren STK temsilcilerinin yanı sıra Suriye’de tutsak kalan ve daha sonra özgürlüğüne kavuşan Suriyeli kadınlar yaşadıklarını anlattı.

23 ülke ve bölgeyede eş zamanlı eylem

Ayrıca 81 ilin yanı sıra 23 ülke ve bölgede eş zamanlı eylem ve basın açıklaması gerçekleştirildi. İşte o ülke ve bölgeler:

İngiltere, Pakistan, Makedonya, Suriye, Malezya, Polonya, Maldivler, Güney Afrika, Avustralya, Bosna Hersek, Uganda, Şili, Kıbrıs, Arnavutluk, Katar, Kuveyt, Danimarka, Belçika, Almanya, Keşmir, Kosova, Peru, Sierra Leone.

“Bunca zulme ‘artık yeter’ diyoruz”

İlk konuşmayı Vicdan Hareketi adına Avukat Gülden Sönmez, yaptı. Gülden Sönmez, “Vicdan Hareketi tüm çocuklar yaşasın diye; dili, inancı, ırkı fark etmeksizin tüm kadınlar korunsun diye oluşmuş uluslararası bir inisiyatiftir. Vicdan Hareketi insan hayatını korumayı hedefleyen ve herkes için onurlu bir yaşam isteyen bir merhamet hareketidir” dedi. Sönmez, katılımcılar adına tüm dünyaya şu çağrıyı yaptı:

“Bunca acıya, bu kadar ölüm ve zulme ‘artık yeter’ diyoruz. Dünyanın her yerinden vicdanların sesi olarak, şehirlerin meydanlarından Suriye’ye sesleniyoruz. Suriye Rejimine ve ortaklarına sesleniyoruz;

Hemen, şimdi tecavüzü savaş silahı olarak kullanmayı bırakın. Hemen, şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun. Hemen, şimdi tüm Suriyeli kız kardeşlerimizi serbest bırakın. Bırakın evlerine dönsünler, bırakın ailelerine kavuşsunlar. Ve herkes İçin insanca yaşam istiyoruz. Suriye zindanlarındaki son kadın ve çocuk özgür oluncaya dek ayaktayız!”

“Eşimin gözleri önünde bana işkence ettiler”

7 ay boyunca Suriye hapishanelerinde işkence gören ve zindanda eşini kaybeden Suriyeli kadın Mecit Çorbacı (MajedSharbajy) ise yaşadıklarını özetleyerek tüm dünyaya şöyle seslendi:

“Ben 7 ay boyunca yer altında tutuldum ve asla güneş göremedim. Eşimin gözleri önünde bana işkence ettiler. Çocuklarıma da gözlerimizin önünde işkence yapıldı. Bu sadece bizimle de sınırlı değildi. Zindanlarda binlerce insana bu işkencenin yapıldığını gördüm. Oradaki zulüm sadece kadınlarımızla da sınırlı değil. Çocuklar ve yetişkin erkeklere de bu işkenceleri sürekli yapıyorlardı. Ben hapishaneden bir şekilde çıkmayı başardım ama orada her gün binlerce insan işkence görmeye devam ediyor.

Suriye’de söz sahibi devletlere de sesleniyorum. Artık üzerlerine düşeni yapsınlar. Ayrıca vicdan sahibi herkese sesleniyorum. Yıllardır güneş yüzü görmeyen kardeşlerimiz için gelin güçlerimizi birleştirelim ve üzerimize düşen ne varsa yapalım.”

“Kadın ve çocuk pazarlık konusu olamaz”

İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım da konuşmasına “Hangi mezhepten hangi meşrepten ve hangi dinden olursa olsun hiçbir kadına tecavüz edilemez” ifadelerini kullanarak başladı. Bülent Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

“Liderlere sesleniyorum. Suriye zindanlarında kadınlara ve çocuklara işkence edilirken nasıl yerinde oturuyorsunuz? Sessiz kalan herkes bu katillere yardım ediyor. Ey Müslüman halklar yazıklar olsun size. Bizler, bu çağda yaşayan erkekler olarak titreyelim ve kendimize gelelim. Müslüman kadınlar kirletilirken aslında bizim insanlığımız kirleniyor.

Özellikle İran’a sesleniyorum. Suriye zindanlarındaki kadınlardan siz sorumlusunuz. Derhal çıkartın onları. Buradan Putin’e sesleniyorum. Müslüman halkların gönlünü almak istiyorsan çıkar oradaki insanları. Türkiye’ye de çağrım şudur: Astana’daki birinci dosya kadınlar olmalıdır. Hiçbir menfaat bunun önüne geçmemelidir. Çünkü kadın tutsak olursa dünya yanar. Bire bir takas teklif ediliyor. Şunu ifade etmek isterim ki kadın ve çocuk pazarlık konusu olamaz.”

“En kısa sürede anlaşma talep ediyoruz”

Srebrenitsa Anneleri adına ŞehidaAbdurrahmanoviç, şunları söyledi:

“Srebrenitsa’da katliamın başladığı yerden geliyorum buraya. Biz Boşnak kadınları olarak her yıl barış taleplerinin yükseldiği meydanlarda yerimizi alıyoruz. Geçen yıl Vicdan Konvoyu’na 5 otobüsle katılmıştık. Suriyeli kadınların çığlıklarını duyurmak için katılmıştık bu konvoya. Bugün de buradan en kısa sürede anlaşma sağlanmasını ve çocukların ailelerine, annelerin evlatlarına kavuşmalarını talep ediyoruz.”

“Acaba sesimizi duyan yok mu?”

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Vicdan Hareketi’nin bu onurlu mücadelesinde birlikte olmaktan dolayı memnuniyetini dile getirerek konuşmasına başladı. Mahmut Arslan, şunları söyledi:

“Biz sadece Suriye’de değil, dün Srebrenitsa’da, Irak’ın Ebu Gureyb Cezaevinde ve bugün Suriye’de, Arakan’da, Filistin’de, Mısır’da, hasılı dünyanın neresinde olursa olsun cezaevlerinde tecavüze uğramış kadınlar adına buradayız. Bugün, zulme uğramış, haksızlığa uğramış, ve ‘Acaba sesimizi duyan yok mu?’ diye haykıranlarların seslerini duyma zamanıdır. Gün, hapishanelerden ‘Ya gelin kurtarın ya ya beni öldürün’ diyen Zeynep’lerin sesini duyma zamanıdır.”

“Zulüm bitene kadar durmayacağız”

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Levent Uslu, Boşnak Lider Aliyaİzzetbegoviç’in, “Herşey bittiğinde düşmanlarımızın yaptıkları değil dostlarımızın sessizliği bizi yıkacaktır” sözünü hatırlatarak “İşte biz burada mazlumlarla birlikte olduğumuzu göstermek adına buradayız. Zulüm tüm dünyada bitene kadar durmayacağız” dedi.

“Ne mutlu direnen Müslümanlara”

“Tam 8 yıldır Suriye’de korkunç işkenceler gerçekleşiyor” diyerek konuşmasına başlayan Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, “Esed bunu kokuşmuş iktidarını sürdürebilmek adına yapıyor” açıklamasında bulundu. Kaya, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Ama tüm bunlara rağmen maalesef dünyanın egemenlerinin bu zulme göz yumduğunu ve hatta rejimin suçlarına ortak olduğunu görüyoruz. Kardeşlerimize yapılan bu zulüm karşısında dilsiz şeytanlardan olmayanlar da var. İşte siz zulüm gören Müslümanların çaresiz olmadığını göstermek adına buradasınız. Bu zulüm bitene kadar işkenceyi lanetlemeyi sürdüreceğiz. Ne mutlu her zaman zalim olduğunu haykıran direnen Müslümanlara.”

Ankara

Vicdan Hareketi üyeleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Suriye'deki hapishanelerde çeşitli işkencelere maruz bırakılan kadınların serbest bırakılması amacıyla basın açıklaması yaptı.

Ankara'da Hacı Bayram Veli Camisi önünde toplanan ve üzerinde "Suriye zindanlarından 7 bin kadın ve çocuk serbest bırakılsın", "Suriye'de tutsak kadınlara özgürlük", "Suriye zindanlarında 100 bin kişi katledildi ve  "Katliama dur de" yazılı döviz ve temsili tabut taşıyan katılımcılar, "tekbir" getirdi. 

Daha sonra gruptakiler adına basın açıklamasını okuyan Vicdan Hareketi Sözcüsü, Ankara İnsan Hakları ve Hizmet Derneği Başkanı Mustafa Sinan, "Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ama özgürlük sadece Avrupalı kadınlara." dedi. 

Mart 2011'de başlayan ve 8'inci yılını doldurmak üzere olan Suriye'deki iç savaşın en çok kadınları mağdur ettiğini savunan Sinan, resmi rakamlara göre 7 bin kadının hala mahkumiyet yaşadığını, gerçek rakamların çok daha fazla olduğunu düşündüklerini dile getirdi.

Esed rejiminin kadınlara ve çocuklara yönelik zulmüne batılı insan hakları savunucularının sessiz kaldığını ve bu konuda adeta üç maymunu oynadığını ifade eden Sinan, "Irak'ta yapılan zulüm arşa yükselmişken, Myanmar'daki çığlıklar yerin binlerce kilometre altına inerken, dünya hep sessiz kaldı. Şimdi Suriye'de aynı senaryolar farklı şekillerde oynanıyor. Artık yeter, masum kardeşlerimizi çıkarın hapishanelerden, işkence merkezlerinden." çağrısında bulundu.

Van

Vicdan Hareketi, Suriye hapishanelerindeki kadın ve çocuklar için Van'da destek çağrısında bulundu.

Vicdan Hareketi üyeleri, "Suriye'deki mahpus kadınlar ve çocukların özgürlüğü için buluşuyoruz" sloganıyla Van Dabbaoğlu Parkı'nda bir araya geldi. Ellerini yazma ve eşarplarla bağlayan kadın ve çocuklar, Suriye hapishanelerindeki kadın ve çocukların özgürlüklerine kavuşmaları için çağrı yaptı.

Grup adına açıklama yapan Vicdan Hareketi üyesi Yıldız Doğan, Dünya Kadınlar Günü'nde bombaların altındaki Suriye dahil 110 ülkede meydanlarda olduklarını vurguladı.

"Buradan Suriye hapishanelerinde acı içinde özgürlük bekleyenleri ve meydanları doldurarak onlar için vicdanları ayağa kaldıranları selamlıyoruz" diyen Doğan, şunları kaydetti:

"Bizler, dünyanın birçok ülkesinden gelen insanlar olarak hukuksuzca tutulan, cinsel saldırıya ve işkenceye maruz kalan Suriyeli kadınların özgürlüğü için sesimizi yükseltiyoruz. Kadınlar olarak isyan ediyoruz. Tecavüzün, savaşlarda kadınlara yönelik işkencenin ve her türlü zulmün silah olarak kullanılmasına isyan ediyoruz. Bu kirli savaşlara isyan ediyoruz. Çocukların çırpınarak ölmesine isyan ediyoruz. Hapislerde tutulan mazlum her kadın insanlığın geleceğine dair umudumuzu biraz daha kaybettiriyor. İnsanlığımızdan utanıyoruz. İnsanlığımızı kaybediyoruz. Suriye rejimine ve ortaklarına sesleniyoruz. Hemen, şimdi tecavüzü savaş silahı olarak kullanmayı bırakın. Hemen, şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun. Hemen, şimdi tüm Suriyeli kız kardeşlerimizi serbest bırakın. Bırakın evlerine dönsünler, ailelerine kavuşsunlar." 

Doğan, daha sonra herkesi başlattıkları imza kampanyasına destek vermeye davet etti.

Edirne

Cuma namazı sonrası Eski Cami önünde toplanan Vicdan Hareketi üyeleri adına konuşan İHH İnsani Yardım Vakfı Edirne Şubesi Başkanı Abdulkadir Akdi, Dünya Kadınlar Günü'nde, Suriyeli tutsak kadınlar ve çocuklar için meydanlarda olduklarını söyledi.

Vicdan Hareketi'nin, "çocuklar yaşasın" diye dil, din, inanç ve ırk gözetmeksizin bütün kadınların korunmasını talep eden bir uluslararası inisiyatiften oluştuğunu hatırlatan Akdi, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz yıl bugün dünyanın dört bir yanından kadınların bir araya geldiği Vicdan Konvoyu ile 10 binin üzerinde kadın Suriye sınırında buluşmuştu. Bu yıl ise dünyanın tüm meydanlarında kadın-erkek bir aradayız. Bizler, dünyanın birçok ülkesinden gelen insanlar olarak, hukuksuzca tutulan, cinsel saldırıya ve işkenceye maruz kalan Suriyeli kadınların özgürlüğü için sesimizi yükseltiyoruz. Bu kirli savaşlara isyan ediyoruz. Çocukların çırpınarak ölmesine isyan ediyoruz.

Hapislerde tutulan mazlum her kadın insanlığın geleceğine dair umudumuzu biraz daha kaybettiriyor. İnsanlığımızdan utanıyoruz. İnsanlığımızı kaybediyoruz. Bunca acıya, bu kadar ölüm ve zulme artık yeter diyoruz. Dünyanın her yerinden vicdanın sesi olarak Suriye'ye sesleniyoruz. Suriye rejimine ve ortaklarına sesleniyoruz. Şimdi tecavüzü savaş silahı olarak kullanmayı bırakın, kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun, Suriyeli kız kardeşlerimizi serbest bırakın."

Konya

Vicdan Hareketi üyeleri, Konya'da Suriye hapishanelerindeki kadın ve çocuklara destek olmak için Hacıveyiszade Cami önünde toplandı.

Kentteki çok sayıda STK'nin de destek verdiği etkinlikte grup üyeleri, "Son kadın ve çocuk serbest bırakılana kadar", "İnsanlık için ses ver", "Zulme karşı sesini yükselt" ifadelerinin bulunduğu, Arapça, İngilizce ve Türkçe hazırlanan dövizler taşıdı.

Grup adına açıklama yapan Vicdan Hareketi üyesi Asiye Kuzgun, Dünya Kadınlar Günü'nde, bombalar altındaki Suriye dahil dünyanın dört bir yanında 110 ülkede, Suriyeli mahpus kadınlar için meydanlarda olduklarını söyledi.

Suriye'de sayısız suç işlendiğine dikkati çeken Kuzgun, kadınların ve çocukların korunması, esir tutulmaması ve herhangi bir şekilde pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Kuzgun, "acıya, ölüm ve zulme yeter" demek için toplandıklarını belirterek, "Suriye rejimine ve ortaklarına sesleniyoruz: Hemen şimdi, tecavüzü savaş silahı olarak kullanmayı bırakın. Hemen şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun. Şimdi tüm Suriyeli kız kardeşlerimizi serbest bırakın. Bırakın evlerine dönsünler, bırakın ailelerine kavuşsunlar. Suriye zindanlarındaki son kadın ve çocuk özgür olana dek ayaktayız." diye konuştu.

Sessiz protestoda demir parmaklıklar ardına geçen kadınlar, gözlerini bağlayıp ellerini kelepçeleyerek, Suriye'deki drama dikkati çekmeye çalıştı.

Karaman

Karaman'da da Aktekke 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda toplanan grup, dövizler taşıyarak, Esed rejimini kınadı. 

Vicdan Hareketi adına açıklamada yapan Seyhan Tuncel, toplanan kalabalığın, insan hayatını korumayı ve herkes için onurlu yaşam isteyen bir merhamet hareketi olduğunu söyledi. 

Suriyeli kadınların özgürlüğü için seslerini yükselttiklerini ifade eden Tuncel, "Kadınlar olarak isyan ediyoruz. Tecavüzün, savaşlarda kadınlara yönelik işkencelerin ve her türlü zulmün silah olarak kullanılmasına isyan ediyoruz. Bu kirli savaşlara isyan ediyoruz. Çocukların çırpınarak ölmesine isyan ediyoruz. Hapislerde tutulan mazlum her kadın, insanlığın geleceğine dair umudumuzu biraz daha kaybettiriyor. İnsanlığımızdan utanıyoruz. İnsanlığımızı kaybediyoruz. Bunca acıya, bu kadar ölüm ve zulme artık 'yeter' diyoruz." ifadelerini kullandı.

Daha sonra kadınlar, yazmalarla birbirlerinin ellerini bağlayarak Esed rejimini protesto etti.

Afyonkarahisar

Afyonkarahisar'da ise PTT önünde bir araya gelen kalabalık, Suriye hapishanelerindeki kadın ve çocukların özgürlüklerine kavuşmaları için çağrı yaptı.

Grup adına açıklama yapan Ahmet Ertürk, mazlum ve ezilenler için vicdanın haykırışından daha güçlü bir imkan olmadığını söyledi.

Vicdan Hareketi'nin "tüm çocuklar yaşasın, dili, inancı, ırkı fark etmeksizin tüm kadınlar korunsun" diye oluştuğunu vurgulayan Ertürk, şöyle konuştu:

"Vicdan Hareketi, insan hayatını korumayı hedefleyen ve herkes için onurlu bir yaşam isteyen bir merhamet hareketidir. Geçtiğimiz yıl bugün, dünyanın dört bir yanından kadınların bir araya geldiği Vicdan Konvoyu ile 10 binin üzerinde kadın, Suriye sınırında buluşmuştu. Bu yıl ise dünyanın tüm meydanlarında kadın erkek bir aradayız. Bizler, dünyanın birçok ülkesinden gelen insanlar olarak, hukuksuzca tutulan, cinsel saldırıya ve işkenceye maruz kalan Suriyeli kadınların özgürlüğü için sesimizi yükseltiyoruz. Kadın ve erkekler olarak isyan ediyoruz. Tecavüzün, savaşlarda kadınlara yönelik işkencenin ve her türlü zulmün silah olarak kullanılmasına isyan ediyoruz. Bu kirli savaşlara isyan ediyoruz. Çocukların çırpınarak ölmesine isyan ediyoruz." 

Protestoya AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, AK Parti Belediye Başkan Adayı Mehmet Zeybek, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda kişi destek verdi.

Aksaray

Aksaray'da da Vicdan Hareketi üyeleri, Suriye hapishanelerindeki kadın ve çocukların özgürlüklerine kavuşmaları için 15 Temmuz Milli İrade Meydanı'nda bir araya geldi.

Topluluk adına konuşan İpek Erçil, Vicdan Hareketi'nin herkes için onurlu bir yaşam isteyen merhamet hareketi olduğunu belirterek, "Geçtiğimiz yıl bugün, dünyanın dört bir yanından kadınların bir araya geldiği Vicdan Konvoyu ile 10 binin üzerinde kadın Suriye sınırında buluşmuştu. Bu yıl ise dünyanın tüm meydanlarında kadın erkek bir aradayız. Bizler, dünyanın birçok ülkesinden gelen insanlar olarak, hukuksuzca tutulan, cinsel saldırıya ve işkenceye maruz kalan Suriyeli kadınların özgürlüğü için sesimizi yükseltiyoruz." diye konuştu.

Bursa

Bursa'da, Orhan Gazi Parkı'nda toplanan grup adına basın açıklaması, Bursa İHH İnsani Yardım Derneği Kadın Kollarından İmran Tezcan tarafından okundu.

Dünya Kadınlar Günü'nde, bombalar altındaki Suriye dahil 110 ülkede meydanlarda olduklarını belirten Tezcan, "Bunca acıya, bu kadar ölüm ve zulme artık yeter diyoruz. Suriye rejiminin hapishanelerindeki cesur ve onurlu kadınlara sesleniyoruz: Sesimizin size ulaştığını biliyoruz. Buradayız ve özgürlüğünüz için bütün gücümüzle kadın erkek hep beraber çalışıyoruz. Pes etmeyeceğiz. Sizden asla vazgeçmeyeceğiz." dedi.

Eskişehir

İHH Eskişehir İnsani Yardım Vakfı Kadın Kolları Başkanı Fatma Kahraman, Çarşı Camisi önünde yaptığı açıklamada, bugün dünyanın dört bir yanında Suriyeli mahpus kadınlar için meydanlarda olduklarını anlattı.

Kahraman, "Buradan Suriye hapishanelerinde acı içinde özgürlük bekleyenleri ve meydanları doldurarak onlar için vicdanları ayağa kaldıranları selamlıyoruz. Biliyoruz ki mazlumlar ve ezilenler için vicdanın haykırışından daha güçlü bir imkan yok." ifadelerini kullandı.

Çanakkale

Çanakkale'deki etkinlikte konuşan Gülsüm Dokuz, seslerini duyan herkesi bu hareketi desteklemeye, karar alıcı kişi ve kurumlara mektuplar göndermeye, web sitelerindeki imza kampanyasına katılmaya çağırdı.

Basın açıklamasına Memur-Sen, Eğitim Bir-Sen ve İHH temsilcileri ile çok sayıda sendika üyesi katıldı.

Kütahya

İHH Kütahya İnsani Yardım Derneği Kadın Kolları Başkanı Filiz Tavukçu da Ulu Cami önünde düzenlenen etkinlikte, Suriye'de hukuksuzca tutulan, cinsel saldırıya ve işkenceye maruz kalan Suriyeli kadınların özgürlüğü için seslerini yükselttiklerini vurguladı.

Savaşlarda kadınlara yönelik işkencenin ve her türlü zulmün silah olarak kullanılmasına isyan ettiklerini dile getiren Tavukçu, şunları kaydetti:

"Dünyanın her yerinden vicdanların sesi olarak, şehirlerin meydanlarından Suriye'ye sesleniyoruz. Suriye rejimine ve ortaklarına sesleniyoruz: Hemen şimdi tecavüzü savaş silahı olarak kullanmayı bırakın. Kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun, tüm Suriyeli kız kardeşlerimizi serbest bırakın. Bırakın evlerine dönsünler, bırakın ailelerine kavuşsunlar. Suriye zindanlarındaki son kadın ve çocuk özgür oluncaya dek ayaktayız."

Eyleme, AK Parti Kütahya milletvekilleri İshak Gazel ve Ceyda Çetin Erenler, Kütahya Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, Tarım Kredi Yem AŞ Genel Müdürü Hasan Fehmi Kinay, dernek üyeleri, siyasi parti ve STK üyeleri ile vatandaşlar destek verdi.

Bilecik

Bilecik Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan grup adına konuşan Bilecik Genç İHH Üniversite Sorumlusu Sümeyye Dalgıç, geçen yıl 8 Mart'ta dünyanın dört bir yanından kadınlar olarak başlattıkları "VicdanKonvoyu" ile 10 binin üzerinde kadının Suriye sınırına gittiğini hatırlattı.

Dalgıç, bu yıl ise dünyanın tüm meydanlarında kadın erkek bir arada olduklarını kaydederek, "Bizler, dünyanın birçok ülkesinden gelen insanlar olarak, hukuksuzca tutulan, cinsel saldırıya ve işkenceye maruz kalan Suriyeli kadınların özgürlüğü için sesimizi yükseltiyoruz. Kadınlar olarak isyan ediyoruz. Tecavüzün, savaşlarda kadınlara yönelik işkencenin ve her türlü zulmün silah olarak kullanılmasına isyan ediyoruz. Bu kirli savaşlara isyan ediyoruz. Çocukların çırpınarak ölmesine isyan ediyoruz." diye konuştu.

Yalova

Yalova'daki Cevdet Aydın Parkı'nda düzenlenen etkinlikte konuşan Gülfidan Aydemir, "Hapislerde tutulan mazlum her kadın, insanlığın geleceğine dair umudumuzu biraz daha kaybettiriyor. İnsanlığımızdan utanıyoruz. İnsanlığımızı kaybediyoruz." açıklamasında bulundu.

Suriye'de sayısız savaş suçu işlendiğine dikkati çeken Aydemir, uluslararası sözleşmeleri etkili olarak uygulaması gereken devletler, yargı mekanizmaları ve uluslararası toplumun bütün bileşenlerinin, sivillerin, kadın ve çocukların korunmasından sorumlu olduğuna işaret etti.

Aydemir, kadınlar ve çocukların korunması, hiçbir şekilde esir tutulmaması, taraflarca herhangi bir şekilde pazarlık konusu ve unsuru yapılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23