O isimden Karamollaoğlu'na olay sözler! Hacı amca kostümüyle Erbakancı taklidi yapıyor
Muhalefetin bu seçimlerde en büyük vaadinin "durdurma", "geriye dönüş", "törpüleme", özetle adım adım "yıkım" olduğunu belirten Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok, Temel Karamollaoğlu'nun "İktidara gelirsek ilk yapacağımız iş, bugünkü yatırımların tamamını durdurmak olur" sözlerini anımsatıp "Hacı amca kostümüyle Erbakancı taklidi yapan Karamollaoğlu'nun son olarak, Ayasofya Camii'nin hiç olmazsa bir kısmını turizme açma vaadinde bulunduğunu da hatırlatalım" dedi.
Muhalefetin bu seçimlerde en büyük vaadinin "durdurma", "geriye dönüş", "törpüleme", özetle adım adım "yıkım" olduğunu belirten Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok, Temel Karamollaoğlu'nun "İktidara gelirsek ilk yapacağımız iş, bugünkü yatırımların tamamını durdurmak olur" sözlerini anımsatıp "Hacı amca kostümüyle Erbakancı taklidi yapan Karamollaoğlu'nun son olarak, Ayasofya Camii'nin hiç olmazsa bir kısmını turizme açma vaadinde bulunduğunu da hatırlatalım" dedi.
Altınok, muhalefetin nasıl bir bataklık içinde debelendiğini ortaya koyduğu yazısında şunları kaydetti:
"Muhalefetin bu seçimlerde vaadi "durdurma", "geriye dönüş", "törpüleme", özetle adım adım "yıkım".
Olası Millet İttifakı iktidarında tam yetkili cumhurbaşkanı yardımcısı olarak görev yapması kayıt altına alınan Temel Karamollaoğlu'ndan dinleyelim:
"İktidara gelirsek ilk yapacağımız iş, bugünkü yatırımların tamamını durdurmak olur."
Hacı amca kostümüyle Erbakancı taklidi yapan Karamollaoğlu'nun son olarak, Ayasofya Camii'nin hiç olmazsa bir kısmını turizme açma vaadinde bulunduğunu da hatırlatalım.
Evet, oyu yok ama Temel Bey'den başlamamın sebebi, muhalefete kıyak geçmek. Masanın en gün görmüşü, sağduyulusu ya...
Yoksa, enerjinin en güçlü silah olduğu bir çağda, bağımsız Türkiye'nin bam teli Akkuyu Nükleer Santrali inşaatını durdurmayı resmen taahhüt eden Kılıçdaroğlu'ndan da başlayabilirdim.
Ya da sınıra yakın bölgelere yapılan barajlara PKK'nın hareket alanını daralttığı için karşı olan HDP'nin de ortağı olacağı iktidarın yıkım planında neler olduğundan bahsettiğimi düşünsenize...
İmamoğlu, Gezi'nin "Köprü, havaalanı, yol inşaatları durdurulsun" diye hükümete ültimatom veren Occupay sözcüsünü İBB'nin imar işlerinin başına verdi de ne oldu diye düşünebilirsiniz...
Doğru, en fazla parklar, bahçeler kadrolarına layık görülen HDP'lilerle birlikte, İmamoğlu'nun ifadesiyle ot yoldular, yatay parkları söktüler, temel kapatma törenleri yapabildiler vs...
Ama İstanbul'da İmamoğlu büyük oranda tek başına kararlar aldı ve uyguladı. Yanlış doğru bir şeyler yapabildi. Şehrin rayından çıkmaması için iktidarın bakanlıklarını İstanbullunun emrine vermesiyle de yıkım sınırlı kaldı.
Bu kez iş farklı.
Muhalefet, 14 Mayıs'tan sonra Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı yardımcılarının imzasını almadan adım bile atamayacağı bir sistemle ülkeyi yönetmeyi planlıyor. 7-8 baş artık kaç tane gerekiyorsa...
Daha şimdiden de "Senin dediğin olacak, benim dediğim olacak" diye masada birbirlerini yemeye başladılar.
İyi Partili Yavuz Ağıralioğlu'nun "Masada pusu kuruldu" dediği Akşener'in daha sonra soğuk soğuk yemek üzere buzluğa kaldırdığı intikamını iktidar masasına koyduğu günleri düşünemiyorum.
Yarın bir gün Türkiye'yi yönetmek için hükümet kuracakları Ağıralioğlu'nu, "dişlerini sıkarak izlediğini" söyleyen HDP'li Garo Paylan'ın ve Kandil'den icazetli arkadaşlarının eyleme geçtiklerini hiç düşünemiyorum.
Tabakta yemekten sıkılan muhalif seçmenin önüne konulan bu tabldota pozitif ayrımcılık yaparak söyleyebileceklerim bu kadar."