Neler oluyor? 15 yaşın altındaki çocuklar sosyal medya kullanıyor: Tartışma konusu oldu! Uzman tavsiyeleri...
15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medya kullanıyor bu durum kısıtlamaları ailelerde tartışma konusu haline geldi. Bir yanda çocuklarını dijital risklerden korumak isteyen ebeveynler, diğer yanda sosyal medyadan kopamayan çocuklar. Peki, 15 yaşın altındaki sosyal medya yasağı çocuklara nasıl anlatmalı? Merve Kantarcı Çulha'nın sorularını yanıtlayan Klinik Psikolog Merve Koca Tarı, sosyal medya yasağı konusunda önerilerde bulundu. İşte ebeveynlerle çocukları çatışmadan kurtaracak uzman tavsiyeleri…
15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medya yasağına ebeveynler sevinse de çocukların tutumları, tepkileri bazı ailelerde tartışmaya sebep oldu. Bu yüzden 15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medya yasağını doğru şekilde anlatmak gerekiyor.
Merve Kantarcı Çulha'ya açıklamalarda bulunan Klinik Psikolog Merve Koca Tarı, bu sürecin sağlıklı iletişimle yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Günümüzdeki çocuklarla bir konu hakkında konuşurken yasak kelimesini kullanmak riskli olabiliyor. Konu sosyal medya olunca bu durum daha da vahim hale geliyor. Peki, 15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medya yasağını nasıl anlatacağız?
15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medya yasağı nasıl anlatılmalı? Yasak mı, koruma mı demek daha mantıklı?
Çocuklara sosyal medya kısıtlamasını "yasak" olarak sunmak, genellikle direnç ve öfke doğurur. Çocuk yasağın neden olduğunu anlamaz ise otoriteye karşı bir savunma mekanizması geliştirir ve inatlaşma başlar. Oysa bu düzenlemenin amacı cezalandırmak değil, korumaktır.
Özellikle 15 yaşın altındaki çocukların beyin gelişimi, duygusal düzenleme becerileri ve eleştirel düşünme yetileri henüz tam olarak olgunlaşmamıştır.
Sosyal medyada karşılaşılan zorbalık, yanlış bilgi, mükemmeliyetçi beden algısı ve zararlı içerikler, bu yaş grubunda kaygı, özgüven sorunları ve bağımlılık riskini artırabilir.
Bu nedenle çocuklara verilecek temel mesaj şudur:
"Bu kural seni kısıtlamak için değil, seni korumak için."
Yaşa uygun bir dille, sakin ve açıklayıcı bir iletişim kurmak önemlidir.
"Büyüdükçe daha fazla özgürlüğe sahip olacaksın, biz şu an senin yanında duruyoruz," mesajı çocuğun güven duygusunu güçlendirir.
Çocuklarla çatışma yerine iş birliği nasıl yapılmalı?
Ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan biri de kuralları tek taraflı ve otoriter bir şekilde dayatmak. "Ebeveynlerin 'Ben ne dersem o olur' yaklaşımı kısa vadede sonuç verse bile, uzun vadede güven ilişkisini zedeler.
Sağlıklı sınır koymanın anahtarı yumuşak ve sade bir açılama ve empatiden geçer.
Çocuk, "Arkadaşlarım kullanıyor, ben neden kullanamıyorum?" derse nasıl cevap verilmeli?
Çocuğun bu cümlesiyle karşılaşmak çok doğaldır.
Bu noktada verilecek en sağlıklı cevap:
"Bunun zor olduğunu anlıyorum. Dışlanmış hissetmen çok normal."
Bunun yerine neler önerilebilir?
Çocuğun duygusunun kabul edilmesi, çatışmayı azaltır. Ardından sosyal medya yerine geçebilecek alternatifler sunulmalıdır: Spor, yüz yüze arkadaşlıklar, aileyle geçirilen kaliteli zaman, yaratıcı aktiviteler... Sadece yasak koymak değil, yerine ne konulacağını da göstermek gerekir."
Tamamen ekransız bir dünya gerçekçi mi?
Hayır. Günümüz çocukları dijital dünyadan tamamen izole edilemez. Ancak kontrollü ve güvenli alanlar oluşturmak mümkündür.
Ebeveyn denetimli mesajlaşma uygulamaları, yaşa uygun video platformları ve eğitim içerikleri, çocuğun dijital dünyayla sağlıklı bir ilişki kurmasına yardımcı olabilir.
Burada amaç kontrol etmek değil, rehberlik etmektir.
Rol model olmak önemli mi?
Unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta ise ebeveyn davranışlarıdır. Sürekli telefonla vakit geçiren bir ebeveynin koyduğu sosyal medya sınırı, çocuk tarafından adaletsiz algılanabilir. Unutmayalım ki çocuklar söylenenlerden çok, görülenleri örnek alır.
Sosyal medya kısıtlaması bir "yasak" değil, bir koruma planıdır.
Bu süreci sağlıklı yönetmenin yolu:
* Açık iletişim
* Empati
* Tutarlı sınırlar
* Gerçekçi ve çocuğu hoşuna gidecek alternatifler
* Rol model olmak
Çocuklar konulan sınırın amacını gerçekten anladıkları zaman sınıra uygun davranış gösterirler; ama bu sınırın sevgiyle, anlayışla ve güvenle çizilmesini bekler.