Müşteki avukatları skandal kararı HSK’ya şikayet etti! Adnan Oktar davasında karar yargıya taşındı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Ceza Dairesi Adnan Oktar Suç Örgütü davasını usülden bozmuş ve 68 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı vermişti. Bu skandal kararın ardından İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başsavcılığı 68 sanık hakkında verilen tahliye kararına itiraz etti. Adnan Oktar davasında müşteki avukatları, bu skandal karara imza atanlar hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu’na şikayette bulundu.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Ceza Dairesi Adnan Oktar Suç Örgütü davasını usülden bozmuş ve 68 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı vermişti.
180 şikayetçi, cinsel tacize uğramış genç kız ve silahlı saldırıya uğramış bir polisin vermiş olduğu ifadeleri yok sayan mahkemenin bu kararı hukuk çevrelerinde çok tartışıldı. Bu karar bazı hukukçular tarafından 2015 yılında İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nin hukuk gaspı yaparak Tahşiyeciler Kumpası davasından tutuklu 75 sanığı serbest bırakılması kararına benzetildi.
Tahşiyeciler Kumpası Davası’nda olduğu gibi bu davadaki skandal karar yargıdan döndü. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başsavcılığı 68 sanık hakkında verilen tahliye kararına itiraz etti.
Bu gelişmenin ardından müşteki avukatları bu skandal karara imza atan İstanbul BAM 1. Ceza Dairesi’nin Hakimler Savcılar Kurulu’na şikayet etti.
Örgüt suçtan kurtatırlmaya çalışılmış
Bu karar ilk bakışta heyetin takdiri gibi görünse de; karar incelendiğinde verilen bozma kararlarının, daire tarafından verilen sair bozma kararlarından çok farklı olduğu ve salt “sanıkları ve örgütü suçtan kurtarmaya yönelik istinaf incelemesi yapıldığı” görülmektedir. Aşağıda istinaf daire başkanının örgüt ile dolaylı ile ilişkilerine ve ayrıca şikayet edilen hakimlerin kararda tarafsızlık ilkesini ne suretle ihlal ettikleri yer verilecektir.
Tüm deliller yok sayılmış
Bozma kararlarında dava dosyasında yer alan somut deliller (MASAK ve Müfettiş raporları, ses kayıtları, tape dökümleri, fotoğraflar, video kayıtları, örgüte ait taşınmazlardan ele geçirilen el yazılı notlar, dijital materyal inceleme raporları, sanıkların çelişkili ve tutarsız savunmaları vs.) ile müşteki/etkin pişman ifadeleri yok sayılarak, müşteki ve etkin pişmanların ifadeleri sanıklar lehine cımbızlanarak, içerikleri değiştirilerek “sadece sanıklar ve müdafilerinin hiçbir dayanağı bulunmyan ve suçtan kurtulmaya yönelik ileri sürülen savunmalarına itibar edilmiş” ve usule, yasaya ve vicdana aykırı bozma kararları tesis edilmiştir.
Yüzlerce cinsel saldırının hepsinde 'rıza var' denilmiş
Bozma gerekçelerinde örneğin; Evin içerisinde bulunduğu odanın kapısını kilitlemeyen genç kadının nitelikli cinsel saldırı eylemine rızasının bulunduğu, Genç kadınların birden fazla kişinin mukavemeti altında cebir ve şiddet kullanılarak maruz bırakıldıkları cinsel saldırı eylemlerine rızalarının olduğu, Sanıklardan bir kısmının gerçekleştirdikleri eylemlerin cinsel saldırı olduğunu açıkça ikrar etmelerine karşın bu sanıklar tarafından işlenen cinsel saldırı eylemlerinde dahi mağdurların rızasının olduğu, Örgüte yönelik operasyonda görev alan polis memurlarına silahı ile ateş açan örgüt üyesinin uyku sersemi kabul edileceği ve bu nedenle kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunun oluşmayacağı…
9 yaşında çocuk kendi rızası ile Adnan Oktar ile evlenir mi?
9 yaşında bir çocuğun 65 yaşındaki örgüt elebaşı hakkında yaptığı iddia edilen yorumların cinsel istismar eylemlerine rıza anlamına geleceği, Yerel mahkemece mahkumiyet hükmü kurulan malvarlığı değerlerine ilişkin suçlar bakımından usulden bozma kararı verildiği için, örgütsel faaliyetlerde kullanılan taşınmaz ve sair malvarlıkları üzerindeki müsadere kararlarının kaldırılabileceği ve bu 3 malvarlıklarının örgütsel faaliyetlerin devamı için örgüt üyelerine teslim edilebileceği gibi birçok hukuka, mantığa ve vicdana aykırı gerekçeye yer verilmiştir.
Dosyada yer alan notlarda şaşırtan ilişkiler
Bu kapsamda sayın komisyonunuz nezdinde şu şüphe hasıl olabilir: Şikayet edilen hakimler neden Adnan Oktar silahlı suç örgütünü aklamak istesinler? Bu sorunun cevabı daire başkanının dosya sanıkları ile dolaylı ilişkisinde saklı bulunmaktadır. Şöyle ki; şikayet edilen hakimlerden Reyhan Yaman (heyet başkanı), İstanbul Bölge Adliyesi 1. Ceza Dairesi üyesi iken 2017 yılında, Ali Parlar (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı) ve Erdal Şensoy (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Üyesi) ile “Ceza Yargılamasında İstinaf Sistemine Göre İspat Gerekçe ve Hüküm” isimli bir kitap yayınlamıştır.
Burada önemli olan husus şudur ki; kitabın yazarlarından olan Ali Parlar'ın ismi Adnan Oktar silahlı suç örgütüne yönelik 11.07.2018 tarihinde yapılan operasyonda ele geçirilen el yazılı örgüt içi haberleşme notlarında geçmektedir. Aşağıda yer alan ve İstanbul 30 Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/313E., 2021/6E. Sayılı Dava Dosyasının delillerinden olan bu notta örgüt üyeleri, örgüt içi haberleşme notu ile örgüt elebaşı Adnan Oktar’a “İstanbul Adliyesinde bir savcımız var: Ali Parlar” şeklinde bilgi iletmişlerdir
Şüphe uyandıran bağlantılar
Şikayet edilen hakim Reyhan Yaman’ın yakın ilişki içerisinde olduğu ve örgüt liderine “bir savcımız var” cümlesi ile müjdelenen savcı Ali Parlar ise Eski İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu ile yakın ilişki içerisindedir ve hatta birlikte birçok kitap yayınlamışlardır.
Hadi Salihoğlu ise hem koruması Özdemir Uygur’un Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü ana davası kapsamında sanık olarak yargılanması ve oğlu Av. Ali Salihoğlu’nun bu sanığın müdafii olarak dosyada vekil kaydının bulunması hem de müşteki/etkin pişman ifadelerinde adının örgüt ile ilişkili olarak geçmesi nedeniyle örgüt ile birinci dereceden bağlantılıdır.
HSK Bu ilişkileri incelemeli
Buna karşın İstanbul Bölge Adliyesi 1. Ceza Dairesi’nin heyetinde görev yapmakta olan ve yukarıda isim-sicil bilgileri yer alan hakimler bu ilkeyi ihlal ederek müvekkillerimizin ve Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü’nün yüzlerce mağdurunun hak kaybı yaşamasına ve örgütün faaliyetlerinin devamına 12 sebebiyet vermiştir. Bu nedenle şikayet edilen hakimlerin tarafsızlık ilkesine aykırı olarak tesis ettikleri bu kararın altında yatan ilişkilerin ve menfaat ağının araştırılması gerekmektedir.
Bu kapsamda; Savcı Ali Parlar ve yine örgüt karargahında ele geçirilen notlarda ismi geçen Servet Avşar arasında 11.07.2016 - 23.03.2022 tarihleri arasında HTS irtibat kaydı ve HTS baz çakışması olup olmadığının,
HTS Kayıtlarına bakılsın
Savcı Ali Parlar ile Adnan Oktar silahlı suç örgütü üyeleri ve sanık avukatları arasında 11.07.2016 - 23.03.2022 tarihleri arasında HTS baz çakışması, HTS irtibat kaydı olup olmadığının, Şikayet edilen hakim Reyhan Yaman ile savcı Ali Parlar arasında HTS irtibat kaydı ve HTS baz çakışması olup olmadığının,
Mahkeme Başkanı Reyhan Yaman'ın eşi Savcı Önder Yaman ile Ali Parlar arasında 11.07.2016 - 23.03.2022 tarihleri arasında HTS irtibat kaydı ve HTS baz çakışması olup olmadığının, Şikayet edilen hakimler, Savcı Ali Parlar ve şikayet edilen hakim Reyhan Yaman’ın eşi Önder Yaman’ın Adnan Oktar silahlı suç örgütü üyeleri ve sanık avukatları arasında 11.07.2016 - 23.03.2022 tarihleri arasında HTS baz çakışması, HTS irtibat kaydı olup olmadığının,
Para trafiği araştırılsın
Şikayet edilen hakimler, Savcı Ali Parlar ve şikayet edilen hakim Reyhan Yaman’ın eşi Önder Yaman’ın banka hesaplarında artış, eşleri ve birinci derece akrabalarının hesaplarında olağan dışı artış, gayrimenkul edinimi, kiralık kasa 13 alımı, altın ve diğer kıymetli emtia cinsinden varlıkların yükselip yükselmediğinin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kamera kayıtları tetkik edilerek şikayet edilen hakimler ile savcı Ali Parlar’ın Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü üyeleri, dosya sanıkları, sanık avukatları ve örgüt ile iltisakı olabilecek kimseler ile irtibatının olup olmadığının,
Avukatın bağlantıları araştırılsın
Şikayet edilen hakim Reyhan Yaman’ın eşi Savcı Önder Yaman’ın birinci derece akrabası olan Avukat Cem Özdemir’in Adnan Oktar silahlı suç örgütü üyeleri ve sanık avukatları ile bağlantısı, vekalet ilişkisi ve para transferlerinin olup olmadığının araştırılmasının, Avukat Cem Özdemir’in Adnan Oktarsilahlı suç örgütü üyeleri ve sanık avukatları arasında 11.07.2016 - 23.03.2022 tarihleri arasında HTS baz çakışması, HTS irtibat kaydı olup olmadığının, Kurulunuzca takdir edilecek sair yöntemler ile şikayet edilenlerin, Adnan Oktar silahlı suç örgütü üyeleri ve sanık avukatları ile bağlantılı olup olmadıklarının,
Hukuk ihlallerine bakılsın
Şikayet edilen hakim Reyhan Yaman ve eşi Savcu Önder Yaman'ın daha önce Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütüne ilişkin bir dosyanın yargılamasında yahut istinaf incelemesinde yer alıp almadığının, 14 Müştekilerin (Örneğin; Dilara Aktunç, Fırat Develioğlu, Beril Koncagül, vs.) nüfus kayıt örnekleri dosya arasında bulunmasına rağmen neden istinaf incelemesi sırasında nüfus kayıtlarının defalarca kez sorgulanarak dosya arasına alındığının, daha fazla hak sahibi olmasın araştırılmasını ve bu araştırmalar neticesinde heyet üyelerinin tarafsızlık yükümlülüklerini ihlal ettikleri sonucunu doğuracak delil yahut emarelere rastlanır ise haklarında suç duyurusunda bulunulmasını ve cezai işlemlerin başlatılmasını ayrıca araştırma sürecinde şikayet edilen hakimlerin yurt dışına çıkışlarının tedbiren yasaklanmasını etme zaruretimiz hasıl olmuştur.
Sonuç ve İstem: Yukarıda arz ve izah edilen ve kurulunuzca resen gözetilecek sebeplere binaen, Şikayet edilen hakimlerin, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/313E. – 2022/6K. Sayılı Kararına (Adnan Oktar silahlı suç örgütü ana davasının gerekçeli kararı) karşı tesis ettikleri bozma hükümlerinin tamamının tarafsızlık ilkesine aykırı olarak tesis edildiği ve bozma hükümlerinin şikayet edilenlerin güvenilirlikleri bakımından kuvvetli şüphe doğurduğu aşikar olmakla birlikte; müvekkillerimiz ve örgütün diğer mağdurlarının daha fazla hak kaybı yaşamaması adına şikayet edilen hakimler hakkında gerekli tahkikatın yürütülmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz.