Sıra cumhurbaşkanı seçimindeydi. Tabii Mustafa Kemal tek adaydı. Tek parti, tek meclis, tek aday! Bu oylamaya 281 milletvekilinden 158’i katıldı. Mustafa Kemal artık hem Cumhurbaşkanı, hem Meclis Başkanı, hem de iktidar partisinin (zaten başka parti yoktur) Genel Başkanıydı. Ayrıca da başkomutandı: Yani her şeydi!
Mustafa Kemal Paşa, işi yine kestirmeden halletti: Halk Fırkası’nı kurup (bugünkü CHP) Genel Başkanı oldu. Ardından, üyelerinin çoğu son Osmanlı Meclisinden (Meclis-i Meb’usan) gelenBirinci Meclis’i dağıttı. Kendi partisiyle seçime girip (28 Haziran 1923) tek tek belirlediği isimlerden oluşan İkinci Meclis’i topladı. 23 Temmuz 1923’te de Lozan Anlaşması imzalandı. 29 Ekim’de de cumhuriyet ilan edildi. Ama cumhuriyetin ilan edildiği oturuma, Meclis’in yüzde 52.7’si katılmamıştı.
Sıra cumhurbaşkanı seçimindeydi. Tabii Mustafa Kemal tek adaydı. Tek parti, tek meclis, tek aday! Bu oylamaya 281 milletvekilinden 158’i katıldı.
Önemli değildi! Mustafa Kemal artık hem Cumhurbaşkanı, hem Meclis Başkanı, hem de iktidar partisinin (zaten başka parti yoktur) Genel Başkanıydı. Ayrıca da başkomutandı: Yani her şeydi!
Ölene kadar öyle kaldı. Her dört yılda bir yenilenen cumhurbaşkanlığı seçimine daima “tek aday”olarak girdi ve hepsini kazandı! Ancak hiçbir seçimde ittifak olmadı.
Meselâ, 1927’de 335 üyeden 288’inin, 1931’de 351 üyeden 289’unun, 1935’de 444 üyeden 386’sının oyunu aldı.
“Peki ya İsmet Paşa nasıl cumhurbaşkanlığına seçildi?” diyeceksiniz…
YAVUZ BAHADIROĞLU'NUN BUGÜNKÜ YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN