Mustafa Armağan’dan İlber Ortaylı hakkında şok iddia "İki Ortaylı var"
Tarihçi yazar Mustafa Armağan, geçtiğimiz günlerde ebediyete irtihal eden İlber Ortaylı’nın ardından kaleme aldığı yazısında, Ortaylı’nın entelektüel serüvenini ve zaman içerisindeki keskin ideolojik savrulmalarını masaya yatırdı. Armağan, Ortaylı’nın "akademisyen" kimliğinden sıyrılıp nasıl bir "popüler kültür ikonu" haline geldiğini çarpıcı örneklerle gözler önüne serdi.
Mustafa Armağan, Ortaylı’nın kariyerini iki döneme ayırıyor. Birinci dönemi "akademisyen sıfatı" olarak tanımlayan Armağan, bu dönemde bile tartışmalı iddiaların (Sultan 2. Abdülhamid’in harf inkılabı istediği iddiası gibi) olduğunu ancak bunların mesleki sınırlar içinde kaldığını belirtti. İkinci dönemin ise 2000’li yıllardan sonra başladığını ifade eden Armağan, Ortaylı’nın bu süreçte "banka reklamlarında oynayacak kadar ucuzlayan" ancak halka mal olan bir kült kişiliğe dönüştüğünü savundu.
İlk Çok Satan Kitaplarının Arkasındaki İsim
Yazısında ilginç bir detayı da paylaşan Armağan, İlber Ortaylı’nın popülerleşmesini sağlayan ilk çok satan kitaplarının (Tarihin Sınırlarına Yolculuk, Osmanlı Barışı vb.) bizzat kendisi tarafından yayına hazırlandığını hatırlattı. Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bu gerçeği teyit ettiğini belirten Armağan, Ortaylı’nın o dönemde muhafazakar kesime ve Osmanlı mirasına daha yakın bir duruş sergilediğini ifade etti.
Muhafazakar Çizgiden Kemalist Söyleme Kayış
Armağan’a göre, 2010’lu yıllardan itibaren Ortaylı’da belirgin bir eksen kayması yaşandı. Osmanlı vurgusunun yerini basbaba bir Kemalist söylemin aldığını belirten Armağan, bu değişimi şu sözlerle eleştirdi:
"Mason locası kendisini davet ettiğinde hayatında ilk kez papyon takarak arz-ı endam ediyor ve kendi kalibresine hiç yakışmayan basmakalıp Kemalist tezleri tekrar eden bir kitaba imza atmaktan çekinmiyordu."
"Hatalarını Düzeltmeye Tenezzül Etmedi"
Ortaylı’nın popülerlik uğruna akademik titizliğini kaybettiğini savunan Mustafa Armağan, kitaplarındaki fahiş hatalara dikkat çekti. "İstanbul’dan Sayfalar" kitabındaki bir örneği paylaşan Armağan, Ortaylı’nın Osmanlı’da kişi başı yıllık et tüketimini 250 kilogram (günlük yaklaşık 700 gram) olarak verdiğini, bu akıl almaz hatanın kitabın son baskılarında bile düzeltilmediğini belirtti.
"Bazı İnsanlar Yaşarken Ölür"
Yazısını Ortaylı’nın sağlığında dile getirdiği sert bir tespitle noktalayan Armağan, İlber Ortaylı’nın bilimsel tutarlılığını kaybettiğini vurguladı. Sultan Abdülaziz’in ölümü konusunda bir kitabında "intihar", diğerinde "cinayet" diyen çelişkili ifadelerine atıfta bulunarak, Ortaylı’nın ulaştığı noktanın Türk tarihçiliği adına "ağır bir kayıp" olduğunu ifade etti.


