• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Müslümanlar birleşmeden Kudüs özgürleşemez

Yeniakit Publisher
2022-04-25 10:18:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Müslümanlar birleşmeden Kudüs özgürleşemez

Filistin Medya Derneği Genel Müdürü Filistin Uzmanı İbrahim el-Madhun, Kudüs’ün işgal altında olmasının İslam birliği olmadığının bir göstergesi olduğuna dikkat çekerek, “Müslümanlar bir araya gelmedikçe Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşması mümkün değildir” diye konuştu.

Kudüs’te son günlerde İsrail’in saldırıları artmaya başladı. Özellikle Fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonları devam ediyor. Kudüslü Müslümanlar ise canları pahasına davalarına sahip çıkarak direnmeyi sürdürüyor.

Kudüs davası bir avuç Müslümanın omzuna emanet edilmiş durumda maalesef. Oysa ki dünyadaki bütün Müslümanların sahip çıkması gereken bir dava Kudüs davası. Her Müslüman Kudüs bilinciyle donanmalı Kudüs için strateji geliştirmeye çalışmalı. Siyonistlerin en büyük gücü bizim parçalanmışlığımız. Birlik beraberlik sağlandığında Kudüs de özgürleşir bütün Müslümanlar da zilletten kurtulur. Kudüs’teki sıcak gelişmeleri ve Müslümanlara düşen sorumlulukların neler olduğunu Filistin davasını dünyaya duyurma noktasında önemli çalışmalar yapan FİMED (Filistin Medya Derneği) Genel Müdürü Filistin Uzmanı İbrahim el-Madhun ile konuştuk.

İşgalci İsrail, Kudüs’ü Yahudi şehri haline getirmek istiyor

Kudüs’teki son sıcak gelişmeleri anlatır mısınız? İşgal devleti saldırılarını neden bu kadar artırdı? Siyonistler ne yapmak istiyor?

- Kudüs’te çok kapsamlı çetin bir mücadele var. Bir varlık mücadelesi var. Dini boyutuyla, ekonomik boyutuyla, tarih boyutuyla geleceğe dair boyutuyla büyük bir mücadele yaşanıyor. İşgal devleti, İslam’a ait her şeyi Kudüs’ten silmek, yok etmek istiyor. İşgalci İsrail, bütün gücüyle Kudüs’teki Müslümanları hedef alıyor. Orada tam bir mücadele var. İşgalci İsrail, Kudüs’ü Yahudi bir şehir haline getirmek istiyor. İşgal devleti tamamen Mescid-i Aksa’yı ortadan kaldırmak istiyor. İşgalci fanatiklerin Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlemesini sağlamakla oradaki Mescid-i Aksa’nın İslamcı kimliğini silmek istiyorlar. Buna karşı Filistinliler direnmeye var olan bütün güçleriyle devam ediyorlar. Bu direnme sadece Filistinlilerin değil bütün Müslümanların adına gösteriliyor.

Mescid-i Aksa’yı yıkma planları devam ediyor mu?

- Şimdi, ikinci ve üçüncü aşama olarak Mescid-i Aksa’yı bölme planları var. Yani bir taksim planı var. Zamansal ve mekânsal olarak. Bunu gerçekleştirirlerse sonraki aşama Mescid-i Aksa’nın tam yönetimini ele geçirmek. Son olarak Mescid-i Aksa’yı tamamen yıkıp onun yerine uydurdukları bir tapınak inşa etmek istiyorlar.

Kudüs’teki Müslümanlar, Siyonistlerin bütün kışkırtmalarına ve saldırılarına karşı onurlu direniş sergiliyorlar. Kudüslü Müslümanların direniş bilinci hakkında ne dersiniz?

- Kudüs’teki Filistinliler ve bütün Filistin halkı hukuka, dine, ulusal değerlere dayanarak mücadelesini sürdürüyor. İşgalcilere karşı müdafaada bulunuyorlar. Çok bilinçli bir direniş gösteriyorlar. Cehalet dolu bir direnişle değil. Farkındalıkları yüksek. Bütün işgalcilerin planlarını fark edip direnmeye çalışıyorlar. Her santimetre için intifada inşa ediyorlar. Ve işgalcilere karşı durmaya çalışıyorlar.

Türkiye’nin ve Türklerin Kudüs davasına yaklaşımlarını nasıl buluyorsunuz?

- Türkiye resmi olarak, halk nezdinde ve hatta siyasi parçalarına göre Filistin de ayrı Kudüs’te ayrı bir yeri bulunmaktadır. Çok değerli bir bakış açısıyla bakıyorlar Filistin’e ve Kudüs’e. Oradaki Kudüs ve Filistin davasına meselesine destek olmaya çalışıyorlar. Ancak biz şöyle baktığımızda Kudüs ve Filistin davasının ne kadar değerli ve kutsal bir dava olduğunu fark edip ona göre daha kapsamlı daha fevri adımlar atılmalı. Sadece Türkiye tarafından değil. Türkiye başta olmak üzere İslam dünyasının pratik adımlar atması gerekiyor. Ve daha etkili fiili adımlar atılması lazım.

Türkiye Kudüs için daha fazla ne yapabilir?

- Türkiye, Filistinlilere destek olmak için siyasi açıdan ve medya nezdinde, Filistin’de canından vazgeçen şehitlerin ailelerin sahip tutmakla destek gösterebilir. Kudüs’e insani yardımlarda bulunan vakıfların aktif haline getirmekle, insanların sesi olmakla ve esirlerin davası ve konusunda hukuki bir yola çıkarak onlara sahip çıkabilir. Özellikle uluslararası sahada Türkiye’nin Filistin’i destekleyen siyasi duruşu göstermekle Kudüs davasında bunu da yapabilir. Kudüs davası sadece Filistinlilerin ve Türklerin değil bütün Müslümanların davasıdır. Bütün bunlarla Türkiye Filistinlilere ve Kudüs’e sahip çıkabilir.

“Kudüs Müslümanları bir araya getirecek tek nokta"

İslam devletleri birlik halinde olsa Kudüs bu halde olur muydu? İslam alemi tek yürek halinde Kudüs davasına sahip çıksa Kudüs özgürlüğüne kavuşur mu?

- Ne yazık ki İslam dünyası parçalanmış durumda. Kudüs’ün işgal altında olması İslam birliği olmadığını gösterir. Bu İslam birliği olmadıkça, Müslümanlar bir araya gelmedikçe Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşması mümkün değil. Kudüs’ün aslında Müslümanları bir araya getirecek tek nokta. Birlik ve beraberlik içinde olmak için büyük bir neden.

Kudüs’ün özgürleştiği günlere ne yapabilirsek şahitlik edebiliriz?

Müslümanların parçalanmış durumda kalması işgalciler ve düşman tarafından sağlanmış bir durum. Bu durumun devam etmesi için işgalcilerin ve düşmanların çabaları bulunmaktadır. Bence Müslümanların parçalanmış durumu sona ermeden Kudüs özgürleştirilemeyecek. Önce Müslümanların Kudüs için bir araya gelmesi gereklidir. Az önce de dediğim gibi zaten Kudüs, Müslümanları bir araya getirebilecek bir davadır. Kudüs’ün arkasında yer almaları önemlidir. Bir araya geldikten sonra Kudüs’ün özgürleştirilmesine şahit olabiliriz.

İşgal devleti ve ona destek veren emperyalistler de bölgede hakimiyet kurup liderlik yapmak İslam devletlerinin yönetimlerini çeşitli karışıklıklar çıkarıp istedikleri gibi değiştirebiliyorlar değil mi?

- İşgalci Yahudilerin bölge hedefleri ve planları egemenliği ele geçirmek üzerine. Bölgenin liderliğini yapmak istiyorlar. Bölgede var olan bütün ülkelerin zayıf halde kalması onların menfaatlerinedir. Onların, Türkiye’nin ve bölgedeki İslam devletlerinin güçlü olmasını istemeyecekleri bir durum. Tam bu durum için, güçlü olmamaları adına çalışıyorlar.

Kudüs tüm Müslümanların davasıdır

Kudüs’ün bütün Müslümanlar için öneminden bahseder misiniz?

- Kudüs bölgenin atan kalbi. Kudüs ilk kıblemiz, ikinci mescidimiz, üçüncü camimiz. Müslümanlar için en başta gelen değerlerinden birisi. O yüzden Kudüs sadece Filistinlilerin değil, Müslümanların ve İslam’ın davasıdır.

Müslümanların Kudüs’e karşı nasıl bir görevleri var?

- İki milyar Müslümanın Kudüs’e yönelik çok görevi var. Öncelikle bir savunma ve muhafaza görevi var. Özellikle Kudüs işgal altındayken bu görev daha kutsal bir hale gelmektedir.

Kudüs’teki Müslümanlar hapse atılıyor işkence görüyor hatta öldürülüyorlar. Bütün bunların yanında sosyal hayatlarında da büyük bir zulüm var. Bundan da bahseder misiniz?

- Kudüs’teki Müslümanlara ait her şey işgalci İsrail devleti tarafından hedef alınıyor. Ekonomik baskı kuruluyor. İnsanların canını kastederek, özgürlüğü alınarak, evlerini inşa ve tamir etmekten mahrum bırakarak ve tehcir ederek oradaki Filistinli Müslümanlara yönelik zor hayat şartları yaşatılmaktadır. Bütün bunlar Kudüs’te ki Müslümanları çıkarma adına yapılan saldırılardır.

Mescid-i Aksa’ya saldırılarda bulunan fanatik Yahudiler kimler tarafından destekleniyor?

- İşgalciler ve işgalci fanatikler için tüm kolaylıklar işgalci devlet tarafından sağlanıyor. Bu şehre Yahudi getirilmesi işgalci devletin eliyle sürdürülmektedir.

Türkiye’nin gücü Kudüs’ün gücüdür

İşgal devleti İsrail sadece Arap devletleri kadar Türkiye için de bir tehdit oluşturuyor mu? Türkiye güçlü olduğunda Kudüs’ün özgürlüğüne daha hızlı kavuşacağının bilincindeler değil mi?

- Türkiye’nin, işgalci İsrail’in bir tehdit olduğunu fark etmesi gerekiyor. İşgalci İsrail’in bölgedeki çirkin planlarının farkına varması gerekiyor. Güçlü ve gelişmiş bir Türkiye kesinlikle Kudüs ve Filistin için güçtür. Bütün İslam dünyasına katkı sağlayacak bir durum. O yüzden Türkiye’nin gücü Filistin’in gücüdür, Kudüs’ün gücüdür ve Müslümanların gücüdür. Bunun farkında olması gerekiyor.

Arap rejimler, halkın iradesini temsil etmiyor

Arap liderlerin Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşması noktasında bir gayretleri var mı?

- Arap dünyasından özellikle resmi makamların ve hükümetlerin tavrı geride kaldı. Sayılamayacak kadar çok eksileri ve taksiratları var. Ancak bazı darbe rejimleri Kudüs’e sahip çıkmak yerine işgalci İsrail ile iş birliği yaparak, onun yanında yer almayı tercih etmişlerdir.

Burada Arap liderlerle Arap halklarının Kudüs’e dair bakışlarını ayırmak gerekiyor değil mi?

- Evet. Rejimler hiçbir şekilde halkın iradesini temsil etmiyor ve edecek de değil. Resmi olarak büyük taksiratları ve ancak Araplar halk nezdinde kalpleri Kudüs’le atmaktadır. Kudüs için her an harekete geçmeye fırsat arıyorlar.

Filistin davası medya ve sosyal medyada geçmişe nazaran daha doğru kaynaklardan aktarılabiliyor mu?

- Medya konusunda geçmişte işgalci İsrail’in özellikle Batı’nın kara propagandası hakimdi. Geçmişte onların uydurdukları ve uyguladıkları politikalar insanların zihinlerini işgal etmiş durumdaydı. Artık bu durum değişmeye başladı. Sosyal medya aracıları ve sosyal medya mecralarıyla bu durum ortadan kalkmaya başladı. Özellikle batıdaki insanları konuya doğrudan anlamasını sağlamaktadır. Onları tavırları ve düşüncüleri ve bu işgalle ilgili fikirleri değişmeye başlamış durumda.

İşgalle birlikte başlayan yıldırmalar sonucu Filistinliler evlerinden yurtlarından edildiler. Şu anda Filistinliler daha çok nerede yaşıyorlar?

- Filistin nüfusu 14 milyon. Bu 14 milyon şu şekilde oluşuyor. Filistinliler 7 milyon mülteci konumunda bulunuyor, Filistin dışında. 7 milyon ise işgal altında ve işgalci İsrail’in yönetiminde yaşıyorlar. 2 milyon küsur Gazze’de, 3 milyon Filistin’in Batı Yaka bölgesinde. 1948 yılında işgal edilmiş Filistin topraklarında yaklaşık 2 milyon civarında Filistinli yaşıyor.

Türkiye’de ne kadar Filistinli var? Daha çok eğitim almaya gelen öğrencilerden mi oluşuyor?

- Türkiye’deki Filistinliler çoğu eğitim veya çalışma amacıyla ikamet ediyorlar. 35-40 bin civarında. Büyük kısmı öğrencilerden oluşuyor. Çalışmak için gelen tabipler veya mühendisler, gazeteciler var.

Türkiye’deki Filistinliler belirgin bir sorun yaşıyorlar mı? Beklentileriniz nelerdir?

- Türkiye’de neredeyse rahat bir şekilde ikamet ediyorlar. Türkiye’den beklentileri daha kucaklayıcı olması. Biz Türkiye’yi dost ülke olarak görüyoruz. Türk kardeşlerimizi başka ülkeden bir halk olarak görmüyoruz. Bir kardeşlik bağlantımız var. İlişkimizi daha güzel bir hale getirmek için çalışmalar sürdürülmeli.

Son olarak FİMED Derneği’nden bahsedebilir misiniz? Neler yapıyorsunuz?

- Fimed olarak duyarlı medya ile iş birliği içerisindeyiz. Sizler gibi Türkiye’deki birçok medya mensuplarıyla çalışmaktayız. Temel hedeflerimiz şunlardır: Birincisi Türkiye ve Filistin arasında bir bilgi köprüsü oluşturmak. Sadece uzaktan sevmekle değil yakından takip edilmesin sağlamakla meşgulüz.

İkincisi, Türkiye ve Filistin arasında var olan ilişkileri göstermek ve güçlendirmek adına medya alanında çalışmalarımız, röportajlarımız, belgesellerimiz ve bütün araçlarla bunu sağlamaya çalışıyoruz. Bir yandan, Türkiye’nin seçilmiş tavrı ve güzel örneklerini insanlara ve İslam dünyasına taşımak ile meşgulüz. Bu tür çalışmalar yapmaktayız.

Ve en önemli temel hedeflerimizden birisi Filistin’in sesi olmak ve direnişte bulunanların sesini dünyaya duyurmak adına çalışmaktayız.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

şüayıp

İşin acı tarafı kendileri birlik,beraberliği sağlamamalarıdır

reis

Bu işler lafla olmuyor. İnanç lazım, fedakarlık lazım. Dün akşam tv proğramında islamiyette gayrı müslümlere yardım için vakıflar kurulabilir diyor. Doğrudur çok güzel. Sen kendi müslüman kardeşine merhametle iyilikle adaletle iş yapıyormusun. Ayırımcılık had safhada kendi partisinden olmayan sanki müslüman değil. Ayrıca son zamanlarda müslümanlar lükse rahata menfaate çok alıştı. Dünyalıklarını artırmak için haram helal demeden hep bana hep bana.Ben az çok zekatımı fitremi verdim. Biriktirdiğim parada çıkarsa hac parası.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23