Ramazan Bayramında 9 günlük izni fırsata çeviren milyonlarca kişi tatil beldelerine aktı. Yurt içinde 35 milyon kişi yer değiştirirken, 360 bin kişi de yurt dışına çıktı. “Ekonomi kötü” algısı oluşturulmaya çalışılsa da, otobüs ve tren garlarında, havaalanlarında yoğunluk yaşanırken, turistik otellerde yer bulmak güçleşti.
Buğra Kardan İstanbul
Ramazan Bayramı bereketiyle geldi. 9 günlük bayram tatili için yollara düşen milyonlarca vatandaş, soluğu ya turizm bölgelerinde ya da memleketlerinde aldı. 35 milyon kişi yurt içine dağıldı, 360 bin kişi de yurt dışına çıktı. Ayvalık ve Edremit’e tatilci yağdı. Çeşme ve Urla kalabalıklaştı. Bodrum’da uzun araç kuyrukları oluştu. Marmaris ve Fethiye’ye turist akını arttı. On binlerce kişi de Yunan adalarına gitti.
Otobüs ve tren garlarına, havaalanlarına gelen giden eksik olmazken kıyı otellerinde boş oda bulmak güçleşti. Bayram tatilinde milyonların Türkiye’ye dağılması iç ticarete de ivme kattı. Seyahat, turizm, yeme içme, hediyelik firmaları gelirlerine gelir ekledi.
Her evde yangın yokmuş!
Ramazan Bayramı coşkusu, muhalefetin “Hemen her evde yangın var. Battık bittik” manipülasyonunu da boşa çıkardı. Ekonomistler, bayram yoğunluğunun muhalefetin “Millet aç” tezini çürüttüğünü kaydetti.
Akit’e konuşan iktisatçı İsmail Çapak, yaşanan bayram hareketinin CHP ve medyasının anlattığı gibi ‘Türkiye’de Millet aç, çöpten ekmek topluyor’ gibi bir öykü olmadığını açıkça gösterdiğini söyledi. Çapak “Evet emekli ve dar gelirlinin durumu pek de iyi değil. Ama bu durum da geçici. Öbür yandan bayramın bereketiyle geldiği açık. Şu aşamada milyonlarca aile ya memleketlerinde ya tatil beldelerinde. Demek ki menfi bir hâl yok ama dar gelirlinin de hâlinin iyi olmadığı belli. Burada sosyal dayanışma, vakıf ruhu devreye girmeli. Geçenlerde bir vakfın pek çok öğrenciye yardım yaptığını, iftar verdiğini öğrendim. Bu çok önemli bir örnek idi. Vakıfların toplumu rahatlatmaları şart. Bağışları fakir fukaraya, garip gurebaya iletmeleri gerek. Bizim toplum olarak maneviyatımız güçlü. Bu maneviyat ve sosyal dayanışma CHP ve medyasının ‘Millet aç, çöpten ekmek topluyor’ yalanını da çökertiyor. Maneviyatımızın, sosyal dayanışmamızın yanına hükümetin atacağı adımlar eklenince emekli ve dar gelirli daha iyi konuma gelecek. Hükümet, enflasyonla mücadele ediyor. Refahı koruma adına hamleler yapıyor. Ama başarı 85 milyonun ahlâklı olmasına da bağlı. 85 milyon ahlâklı olmadığı takdirde enflasyon ve fiyat sorunu aşılamaz. Ahlâk olmazsa olmaz. Ahlâkın olduğu yerde manipülasyon, dolandırıcılık vakası olmaz. Onun için marketler aşırı kâr arzusunu bırakmalı. Kamu da tasarrufa gitmeli. Hükümet çok kazanandan çok vergi almalı” dedi.