Militanları değil masumları sevindirin
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hukukta reform yapılacağı sözleri, gözlerin uyduruk gerekçelerle çeyrek asırdır zindanlarda çile çeken mazlumlara çevrilmesine yol açtı. Terör yandaşlarının HDP/PKK’lı Selahattin Demirtaş, Gezi finansörü Osman Kavala ve bazı FETÖ’cülerin tahliyesi için lobi faaliyeti yürüttüğünü belirten hukukçular, “Yargı reformuyla militanlar değil, yıllardır suçsuz yere hapis yatan 28 Şubat ve Sivas mazlumları ile 5816 sayılı kanundan mağdur olanlar sevindirilsin” dedi.
AK Parti’nin iktidara geldiği 18 yıllık zaman diliminde adalet güneşinin yavaş yavaş açtığı Türkiye’de birçok reform hayata geçirildi. Kimi yıllanmış prangalar kırıldı, kimi vesayet odakları bertaraf edildi. Türkiye vatandaşlarının adım adım refaha kavuştuğu AK Parti Türkiyesi’nde, Kemalist vesayet ve FETÖ gibi karanlık oluşumların en olumsuz yansıması yargı mekanizmasında görüldü. Adaletin tesisi için günümüze kadar birçok çalışmanın yürütüldüğü bu hususta, yeni bir reform için daha kollar sıvandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ınhukukta reform çalışması yürütüldüğüne dair söylemi, mütedeyyin insanların uyduruk gerekçelerle cezalandırıldıkları İslami davalara gözleri çevirdi. Sivas Davası’nda çeyrek asırdır zindanda tutulan mazlumlar, 28 Şubat sürecindeki uyduruk cezalar, 5816 nedeniyle fikrine pranga vurulanlar, İslami davalardan ceza alan alnı secdeli tüm masumlar, adalet elinin kendilerine ulaşmasını bekliyor. Suyu bulandırma amacıyla suni gündem oluşturan fırsatçılar ise, yargı reformuyla HDP/PKK’lı Selahattin Demirtaş, Gezi kalkışması finansörü Osman Kavala ve birtakım FETÖ’cülerin tahliyesi için lobi faaliyeti yürüyor. Akit’e konuşan hukukçular, “Sesi fazla çıkanların değil gerçek mazlumların mağduriyetleri giderilsin.” görüşünde birleşiyor.
Reforma Sivas mazlumlarıyla başlamalı
Sivas Davası, 28 Şubat ve tüm İslami davalarda uyduruk gerekçelerle ceza alan mazlumların faydalanmadığı reformun kadük kalacağını ifade eden Av. Cüneyt Toraman, “Yargı sistemimizi vesayetçilerin inşa ettiğini biliyoruz. Hukuk reformuna büyük bir ihtiyaç var. Günümüze kadar çok sayıda reform yapılmasına rağmen bu girişimler hiç geçmişe yürümedi. Geçmişte mağdurlar olanları kapsamadı. Ergenekon sanıkları gibi davalardakiler faydalandı. Mevcut reform da böyle olmamalıdır. Sadece sesi çıkanlar değil gerçekten suçsuz olup da cezaevinde tutulan, mağdur edilen vatandaşlarımıza adalet sağlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Reforma Sivas mağdurlarıyla başlanması gerektiğine vurgu yapan hukukçu Toraman, “Ülkemizde FETÖ vesayeti kalktıktan sonra 15 Temmuz’dan sonra yapılan yargılamalarda bir sorun görülmüyor. Ancak 28 Şubat sürecinde bu ülkede masum insanlara kumpaslar kuruldu. Sivas Davası’nda 33 kili bu ülkede idam cezası aldı. İdam cezası kaldırılmasa ve TBMM onaylasa bu insanlar idam edilecekti. Meclis’te Araştırma Raporu’yla sabit ki, Sivas olaylarında Anayasal düzene karşı herhangi bir şey yok, bir kalkışma yok, kamu kurumlarına veya valilik binasına saldırı yok. Gezi olayları daha yeni oldu, gösteri yaptılar, her yeri yakıp yıktılar ama Sivas olaylarında bunların hiçbirisi yok. Reform yapılacaksa önce bunların mağduriyetlerinin giderilmesi, ondan sonra reform çalışmalarının ele alınması gerekir.” şeklinde konuştu.
Toraman, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu insanlar adeta cezaevinde emekli oldular. Ağaçta mahsur kalan bir kedi için bile seferber olunur, bu insanlar içeride çürüyor.Büyük bir kitle kulağının üzerine yatsa da, bu gerçeği görmese de adaleti tesis edenler bu feryada kulak kabartmalıdır.”
5816 mağdur ordusu oluşturdu
Gündemdeki hukuk reformunun; tarihçileri susturan, kitap ve dergi toplattıran, fikir ve ifade hürriyetini kısıtlaması dolayısıyla Türkiye’yi dünya devletleri nezdinde küçük düşüren 5816 sayılı Atatürk’ü Koruma Kanunu’nu da kapsaması bekleniyor. Önemli hukuk otoritelerinden Avukat Kerami Özdemir, tarihi hakikatleri dillendirdiği için 5816 sayılı kanun nedeniyle ceza alan onbinlerce mağdurun hukuk reformu umudu taşıdığını söylüyor. Av. Kerami Özdemir, “Cumhurbaşkanımızın açıklamasıyla başlayan hukukta reform tartışmasında, anladığımız kadarıyla reformun temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi kapsamında olacaktır. Temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesindeki alt başlık düşünce ve ifade hürriyeti olması gerekir. Şimdiye kadar farklı hususlarda reformlar yapıldı. Hatta düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgili de düzeltmeler yapıldı. Ancak on yıllardır Türkiye’nin prangası olan 5816 sayılı yasaya hiç dokunulmadı. Dolayısıyla yapılması düşünülen hukuk reformunun en mühim konusu 5816 sayılı kanun ve onunla bağlantılı mevzuatlar olmalıdır.” şeklinde konuştu.
Mağdur ordusuna vurgu yapan Avukat Özdemir, şunları söyledi: “5816 sayılı kanun nedeniyle onbinlerce mağdur birikmiş durumdadır. Kimisi yayıncı, kimisi yazar, kimisi devlet memuru, kimisi iş insanı, kimisi vatandaş... Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte sosyal medya kaynaklı ihbar mekanizmasının işletilmesiyle her sene bini aşkın insan 5816’dan soruşturma geçirmektedir. Geriye dönüp baktığımızda 1950’lerden bu yana mağdur ordusu birikmiş durumda. Özellikle darbe süreçlerinde artan bu 5816 yargılamaları, günümüzde etkisini maalesef sürdürmektedir. Hak ihlallerine sebep olan 5816’nın hukuk reformu kapsamına alınmaması büyük bir garabet olur kanaatindeyim."
İç hukuka da uluslararası hukuka da aykırı
Bahjse konu yasanın evrensel hukuk kaidelerine aykırı olduğuna vurgu yapan Özdemir, “5816 sayılı yasa kaldırıldıktan sonra, ona atıf yapan Devlet Memurluğu Kanunu’nun 125’inci maddesi, güya M.Kemal ile ilgili konuşan devlet memurların ihraç edilmesini öngörüyor. Bu madde tamamen düşünce ve ifade özgürlüğüne, temel hak ve özgürlüklerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’ne aykırı. Bunların tartışılması ve hukuk reformuyla düzeltilmesi gerekmektedir.” diye konuştu.

