Amerikan Baş Ağrısı Birliği’nin açıklaması ve Migren Tedavi Merkezi uzmanları açıklama yaptı. Açıklamada migreni gerek devamlı gerekse aralıkla ataklar halinde yaşayan kişiler için en geçerli tedavinin, öncelikle ağızdan alınan ilaçlarla olduğu vurgulandı. İşte migrene dair merak edilen detaylar...
Amerikan Baş Ağrısı Birliği’nin açıklaması ve Migren Tedavi Merkezi uzmanları açıklama yaptı. Açıklamada migreni gerek devamlı gerekse aralıkla ataklar halinde yaşayan kişiler için en geçerli tedavinin, öncelikle ağızdan alınan ilaçlarla olduğu vurgulandı. İşte migrene dair merak edilen detaylar...
Amerikan Baş Ağrısı Birliği’nin açıklaması ve Migren Tedavi Merkezi uzmanlarının yağtığı açıklamada; migreni gerek devamlı gerekse aralıkla ataklar halinde yaşayan kişiler için en geçerli tedavinin, öncelikle ağızdan alınan ilaçlarla olduğu vurgulandı. Ayrıca; kronik migren ve baş ağrılarında ağrı kesici alımının kısıtlanması ve önleyici tedavilerin uygulanmasının önemi belirtildi. Dünyada çoğu ülkede kozmetikte kullanılan ve deneyimli ellerde yan etkisi bulunmayan Botulinum toksin A enjeksiyonlarının da kronik migreni önlemede etkili olduğuna işaret eden Amerikan Baş Ağrısı Birliği; migren aşısı olarak bilinen önleyici tedavinin de ümit verici olduğunun altını çizdi. Son zamanlarda kamuoyunda sıkça gündeme gelen migren cerrahisinin etkinliğinin henüz gösterilememesi nedeniyle, Amerikan Baş Ağrısı Birliği tedavi protokollerinde yer almaması dikkat çekti.
Migren nedir?
Birçok migren atağı “aurasız migren” türü olarak görülür. Aurasız migren hastalarının baş ağrısına eşlik eden diğer durumlar; bulantı, kusma, ışık, ses ve kokuya karşı hassasiyettir. Auralı migren hastaları ise baş ağrısı atakları başlamadan önce 5 dakika ile 60 dakika arasında değişen “aura” atakları yaşayabilir. Aura atakları geçici olarak yaşanan nörolojik bir bozukluk olarak bilinir. Geçici olarak yaşanan nörolojik bozuklukta hastalar hem görsel, hem duyusal (kelimeleri bulamama, uyuşma veya karıncalanma gibi) olarak etkilenir. Bunların arasında en sık yaşanan görsel auradır. Görsel aurada hastalar atak öncesinde parlak ışık çakmaları veya görme alanında sorunlarla karşılaşabilir.
Migren ve baş ağrısı ataklarını önlemede ilaç tedavileri yardımcı olabilir. Yaşam tarzınızda yapacağınız küçük değişiklikler ve doğru ilaç tedavisi ile sonuç başarılı olacaktır.
Migren belirtileri nelerdir?
Migren atakları genellikle 20 ila 30 yaş arasında başlar, fakat baş ağrısı atakları çocukluk ya da ergenlik döneminde yaşanabilir.
Migren atağı dört aşamalı olabilir: prodrom, aura, baş ağrısı ve postdrom dönemleri. Her migren atağında tüm aşamalarla karşılaşılmayabilir.
Prodrom
Baş ağrısı başlamadan bir veya iki gün önce, hastalar yaklaşan migren atağı için uyarıcı küçük değişiklikleri fark edebilebilirler:
Kabızlık
Ruh hali değişiklikleri, karamsarlık, huzursuzluk
Yeme isteği
Boyun tutulması
Artan susuzluk ve idrara çıkma
Sık esneme
Aura
Hastaların büyük kısmı aurasız ataklar yaşar. Auralı hastalarda ağrı öncesinde veya sonrasında nörolojik bozukluklar yaşanabilir. Auralı ataklarda hastalar; dokunma hislerinde güçsüzlük (duyusal), konuşma bozukluğu, görme bozuklukları, uyuşma veya karıncalanma gibi sorunlarla karşılaşabilirler.
Atak
Tedavi edilmeyen migren atakları kişiden kişiye değişiklik göstermesi ile birlikte, 4 ila 72 saat arasında sürebilir. Ataklar nadir olabildiği gibi ayda veya haftada birkaç defa da olabilir. Hasta migren atağı sırasınra; kalp atışı şeklinde zonklama, mide bulantısı – kusma, ışık – ses ve hatta dokunmaya karşı aşırı hissiyat, bulanık görme, baş dönmesi ve bazı durumlarda baygınlık yaşayabilir.
Postdrome (atak sonrası)
Postdrome sonrasında (atak sonrası), hasta kendini bitkin, tükenmiş ve az da olsa rahatlamış hisseder. Hasta 24 saat içerisinde; güçsüzlük, baş dönmesi, huzursuzluk , ışık ve sese karşı hassasiyet yaşayabilir.
Migrenin nedenleri nelerdir?
Migren; sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik veya çevresel faktörlerinde rol oynadığı bilinmektedir. Atakların ortaya çıkmasında, serotonin de dahil olmak üzere beyin kimyasallarında yaşanan dengesizliklerin neden olduğu düşünülmektedir.
Migren atakları sırasında beyin zarlarında (meninks) ağrıyı ortaya çıkaran bazı kimyasallar salgılanır ve bu da migren ağrısının ortaya çıkamasına yol neden olur. Kalsitonin gen-ilişkili peptid (CGRP), migren ağrısında rol oynayan önemli kimyasal ileticilerden birisidir.