Menemen provokasyonunun 88. yılı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Dönemin CHP diktası tarafından Müslümanlara yönelik cadı avı başlatılmasına neden olan Menemen provokasyonu, 88’inci yılına girdi.
Haber Merkezi
Cumhuriyet döneminin kara delikleri arasında yer alan Menemen provokasyonu 88’inci yılına girdi. Müslümanlar için ibret vesikası olarak tarihteki yerini almış olan kanlı hadise İzmir’in Menemen ilçesinde gerçekleşmiş, ilçe dışından gelen ‘Giritli Mehmet’in başını çektiği tezgahta sözde şeriat istenmiş, olaya müdahale etmek isteyen yedek subay Fehmi Kubilay gaddarca katledilmişti.
Çıkan olaylarda 5 kişinin can verdiği kanlı hadise, dönemin CHP diktası tarafından Müslümanlara yönelik cadı avı başlatılmasına neden olmuştu.
Esrarkeş provokasyonuna ‘irtica’ dediler
88 yıldır mütedeyyin çevreleri karalama kampanyasına dönüşen ve “provokasyon” olduğu net bir biçimde ortaya çıkan Kubilay olayı, her yıl aynı form ve içerikte ve aynı amaç doğrultusunda gündeme getiriliyor. Menemen’de, herkesin tanıdığı sarhoş ve esrarkeşlerden Giritli Mehmet ve beş arkadaşı, 23 Aralık 1930 Salı günü, sabah namazı öncesi camiyi basarak, kendi isteklerini gerçekleştirmek için cemaati sindirmeye kalkıştılar. Duruma el koymak üzere gelen bir manga asker eşliğindeki Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay olaya müdahale etti. Ancak yeterli techizatı olmadığı için, Giritli Mehmet ve beş arkadaşı, Kubilay’ı ve yanındaki iki bekçiyi öldürdüler. Kanlı olay, CHP diktası tarafından “irticai kalkışma” olarak tanımlandı. Oluşturulan Divan-ı Harp, 105 kişinin sanık sandalyesine oturtulduğu bir yargılama başlattı.
Olayı büyük alim Şeyh Esad Erbilli Efendi’nin planladığı yalanı üretilmiş, 105 kişinin yargılandığı davada 34 kişi idam edilmiş, 43 kişi ağır cezalara çarptırılmıştı. Hukuk skandallarının yaşandığı davada 96 yaşındaki Şeyh Esad Erbilli Efendi yaşlı olduğu gerekçesiyle yerine oğlu Mehmet Ali idam edilmişti. Esad Erbilli ise zehirlenerek şehit edilmişti. Cenaze namazına dahi izin verilmeyen Erbilli Efendi’nin mezar yeri saklı tutulmuştu.