• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mehmet Metiner'den o kansızlara çok sert tepki

Yeniakit Publisher
2021-12-24 12:26:00 -
Mehmet Metiner'den o kansızlara çok sert tepki

Mehmet Metiner, Yeni Şafak'taki köşe yazısında, “50 milyar dolar olmadan kur düşmez” deyip iddialı laflar üzerinden Erdoğan/hükümet düşmanlığı yapanların, bundan sonra TV ekranlarında konuşurlarken çok iyi düşünmesi gerektiğini belirtti.

Mehmet Metiner, Yeni Şafak'taki köşe yazısında, “50 milyar dolar olmadan kur düşmez” deyip iddialı laflar üzerinden Erdoğan/hükümet düşmanlığı yapanların, bundan sonra TV ekranlarında konuşurlarken çok iyi düşünmesi gerektiğini belirtti. İşte o yazı:

 

"(...) Cumhurbaşkanı Erdoğan doların 20 TL’ye yükselme trendine girdiği bir süreçte düğmeye bastı. Ekonomi üzerinden yapılan bir darbe girişimine mani oldu. “Döviz endeksli TL mevduat sistemi”nin ilan edilmesiyle birlikte bir darbe girişimi daha engellenmiş oldu. Döviz birden bire baş aşağı inmeye başladı. Vatandaşlarda devletine/hükümetine güven oluştu. Ne hikmetse dövizin yükselmesinden görünüşte rahatsızlık duyduğunu gösterip hükümeti ne yapıp edip dövizin ateşini düşürmeye çağıranlar, en akıllı bir sistemle TL’nin değerini döviz karşısında koruyarak dövizin de belini kırınca bu kez başladılar üzülmeye. Dolarla birlikte suratları düştü nerdeyse. Sonra başladılar maraza çıkartmaya. Ne yaparsanız yapın dövizi düşürün diyenler bu kez döviz karşısında oluşturulan bu güvenlik şemsiyesini yok etmek için vatandaşlara yeni yalanlar üzerinden güvensizlik aşılamaya başladılar. “Bu farkı 82 milyonun cebinden ödemeye hakkınız yok” diyenden tutunuz da “Hazinenin bu farkları karşılayacak birikimi yok”, “Hani faize karşıydınız, bu yaptığınıza düpedüz gizli faiz derler” diyenlere varıncaya kadar bir dizi suçlamalar havada uçuşmaya başladı.

Oysa yapılan şey, bir güvenlik kalkanı oluşturmaktı. TL’nin değerini korumak için oluşturulan güvenlik kalkanı olmamış olsaydı, yani dolar 20 TL’yi aşmış olsaydı, ülke ekonomisinin can damarını oluşturan bankalar batacaktı. Bankaların batmasıyla beraber bütün ekonomik sistem felç olacaktı. Sonrası tam bir felaket olacaktı. Bu felakete göre siyasetlerini dizayn edenler, alınan bu güçlü güvenlik kalkanına çarpıp yerle yeksan oldular.

HEM VATANDAŞ HEM HAZİNE KAZANACAK

Dediklerinin iler tutar yanı yok. Sadece kafa karıştırmaya çalışıyorlar. Kısaca cevaplamış olalım.

Dolar yükseldikçe Hazine’nin borç yüküyle birlikte faiz yükü de devasa ölçekli büyüyordu. Doların düşüşüyle birlikte bu şimdi kazanıma dönüşmüş durumda. Doların daha düşmesi halinde bu kazanım artarak devam edecek. Bu aradaki kazanımın vatandaşlara fark olarak ödenmesi, zaten sistem içinde karşılanabilecek bir durum. Yani dışarıya verilecek borç ve faiz miktarının çok daha altında miktarlar bu sistem içinde vatandaşlara dağıtılarak sorun çözülmüş oluyor. Hem vatandaşımız dolara yatırım yaparsa neyi kazanacaksa onu kazanıyor, dolayısıyla parasını güvenceye alıyor, hem de devletimiz dışarıya katbekat fazla vereceğine çok daha az miktarla ödeme sistematiğine kavuşmuş oluyor. Yani yeni bir rezerve ihtiyaç bile yok. Faiz yükseltilip döviz düşürülmüş olsaydı sıcak paracılar, yani paranın baronları servetlerine servet katacaklardı. O birileri de faiz üzerinden hiçbir tartışma başlığı açmayacaklardı. Ama hem vatandaşımıza hem de Hazinemize kazandıracak bu yeni sistem üzerinden asılsız spekülasyonlar üretmekten kaçınmıyorlar.

“50 milyar dolar olmadan kur düşmez” deyip iddialı laflar üzerinden Erdoğan/hükümet düşmanlığı yapanlar, umarım bundan sonra tv ekranlarında konuşurlarken bin düşünürler. Tabii utanma duygularını kaybetmemişlerse. Ama bakıyorum sanki kendilerini utandırması gereken o lafların sahipleri değilmişler gibi yeni yalanlarla ve iddialarla konuşmaya devam ediyorlar hâlâ.

Ne yaparsanız yapın 15 Temmuz’da başaramadığınızı başaramayacaksınız."

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ahmet tunç

Kendi Partisinde bile insanların uzak durduğu , itici , eski PKK lı bir adamdan bile medet umuyorsunuz

Pandemiyi Sonlandırın

Defalarca yazdım yine yazıyorum. Hükumet hala FARKINDA DEĞİL ama belki uyanır da bu tuzağı bozar. Billim Kurulu ve bir kaç Billimsel adam ülkede Billimsel bir darbe yaptı. (Benzer yapılar birçok ülkede aynı darbeyi yaptı) Bu darbe 2020 11 Mart'ta ilk Covid-19'un Türkiye'ye girmesiyle ilan edildi ve 11 Nisan'da da büyük şehirlerde sokağa çıkma yasağı getirildi. Billimsel darbeciler, Türkiye'de pandemi ilan etmesi için hükumeti ikna ettiler ve devlet organlarını kullanarak ülkede üretimi durdurup ekonomiyi çöküşe götürecek, enflasyonu patlatıp, insanları fakirleştirecek uzun bir süreci başlattılar. Pandemi yüzünden ülkede tüketim azalmamasına rağmen üretim azaldı, devletin, şirketlerin ve vatandaşların gelirleri azalmasına rağmen harcamaları arttı, tasarruflar eridi hatta borçlandılar. Ülkeler içine kapandı, ticaret azaldı. Sürekli korku ve panik havası estirilerek şirketler ve insanlar Döviz alımına yönlendirildi, TL değer kaybettirildi, stokçuluk tetiklendi, gerekli gereksiz zamlar yapıldı, insanlar fakirleştirildi ve hükumet köşeye sıkıştırıldı. Hükumet bu girdaptan çıkabilmek kaybettiği oyları geri alabilmek için yeni ve doğru bir paket açıkladı ama seçimi kazanmak için yetmez çünkü PCR ve aşı dayatmalarıyla kendi seçmenini küstürdü. ÇÖZÜM: Bu doğru paketin işlemesi için hükumetin öncelikle pandemi ile başlayan bu gizli darbe sürecini sonlandırması şarttır. Omikron denen virüs çok hızlı bulaşsa da doğal aşı hükmünde olup zararsızdır. Her gün Covid-19 vakası saymayı bırakın. PCR, maske ve aşı dayatmalarını ve kısıtlamalarını sonlandırırsanız sırf bu yüzden kaybettiğiniz %15 seçmeni geri kazanırsınız. Ekonomiyi düzeltseniz de PCR ve aşı dayatmaları yüzünden kaybettiğiniz bu seçmeni geri kazanmadan seçimleri ASLA KAZANAMAZSINIZ. Muhalefet bunun farkında ama hükumet sadece ekonomiyle çözeceğini zannediyor. PANDEMİYİ SONLANDIRIN
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23