• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mehmet Ali Birand tarafsız mıydı? İşte 28 Şubat'ta Müslüman bir gencin sesini kıstığı o an!

Yeniakit Publisher
2021-05-01 00:48:00 -

Aydın Doğan'ın Kanal D'sinde yıllarca 32. Gün programını yapan Mehmet Ali Birand'ın, yine bir programında Müslüman bir gencin sesini kıstığı gün, Müslümanların 28 Şubat'ta çektiği zulmü yeniden hatırlattı.

 Yeniakit.com.tr 

Aydın Doğan'ın Kanal D'sinde yayımlanan Mehmet Ali Birand'ın 32. Gün programında yaşanan bir an, Müslümanların 28 Şubat sürecinde nasıl zulme uğradığını yeniden gözler önüne serdi.

Yasakçı Kemalistlerin yüzüne haykırdı: Yargılanmanızı isteyeceğiz

28 Şubat sürecinin 32. Gün programlarından birisinde söz alan bir genç, başörtülü öğrencilerin uğradığı haksızlıkları anlatıyordu. Bu genç, stüdyoda bulunan yasakçı Kemalist zihniyetin gözünün içine baka baka, "Biz sadece başörtüsü yasaklarının kalkmasını istemeyeceğiz. Başörtüsünü yasaklayan gerçek mimarların da yargılanmasını istiyoruz. Bu yargılanmasını istediğimiz kişiler, psikolojik işkence metodları uygulayan, ikna odaları kurup, Müslüman öğrencilere korkunç işkenceler uygulayan kişilerdir. Bunun başında Necla Arat da vardır. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan da vardır. Bunun başında Nur Serter de vardır. Biz onların da sonuna kadar yargılanmasını istiyoruz." dedi.

'Ahirette hakkımızı helal etmeyeceğiz'

Müslümanların hakkını bu ortamda savunan gencin sesi salondakileri rahatsız etti. Salondaki bir grup azgın azınlığın her zaman olduğu gibi sesi yüksek çıktı. Araya, bugün 'tarafsız gazeteci' olarak tanımlanan Mehmet Ali Birand girdi. Herkese söz hakkı verdiği iddia edilen Birand, yönetmene, 'Arkadaşın sesini kısın' talimatı verdi. Mikrofon sesi kısılan genç ise, "Eğer yargılanmayı bu dünyada sağlayamazsak, Ahiret'te hakkımızı helal etmeyeceğiz." diye bağırdı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Taha

O gün belki başörtüsü yasaktı fakat tesettürlü ablalarımız sıkı sıkıya inançlarına bağlıydılar.Fakat şuan ne yazık ki onların çocuklarının bir çoğu medya, sosyal medya yüzünden baş örtüsünü aksesuar diye takıyorlar.Bunlar kesinlikle tesadüf değil.Önce genç dimaaları kandırıp dinsizliğe sürüklüyorlar.Sonrasında ise muhtemelen hristiyanlığı yaymaya çalışacaklar.Ve belki birkaç nesil sonra ne yazıkki hristiyan bir ülke olacağız.Ve onların vebali şuan gücü yettiği halde kim ne der ne yapar korkusu ile kılını kıpırdatmayanlarındır!

deniz

gram sevmezdim sevmek zorunda da değilim
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23