Gazetemiz yazarı Mehtap Yılmaz bugünkü yazısında gündemle ilgili çarpıcı açıklamalara imza attı.
Gazetemiz yazarı Mehtap Yılmaz'ın bugünkü ''PKK-PYD kesesinden cömertlik yapsana Çipras’a? “Sahibinin sesi, köpek marka” başlıklıklı yazısı:
Kankası Çipras batınca, HDP’li Kürkçü AK Parti’nin kazanımlarına göz dikti.
Diyor ki:
“Türkiye, Yunanistan’ın 1,6 milyar Avroluk borcunu ya “sıfır faizle” ödesin ya da 1,6 milyar Avro’yu Yunanistan’a “hibe” etsin…”
Eeee, başka emrin?
“Erdoğan, AK Parti iktidarının 13 senede kaşıkla topladığı milli sermayeyi Çipras’ın ayaklarına sersin…
Alavere dalavere zar zor barajı aştılar ya…
Bomba zoruyla, tehditle, şantajla AK Parti’den “kıl” kadar puan kopardılar ya…
Akbabalar gibi milli sermayenin tepesine üşüştüler.
Sormazlar mı adama?
Hani AK Parti iktidarı ekonomiyi batırmıştı?
Hani yoksulluk artmıştı?
Hani işçi, memur, çiftçi perişandı?
Madem öyle…
Bu “T.C.” kesesinden cömertlik de ne?
Adamsan, Kandil kesesinden cömertlik etsenize?
Sıkıysa Karayılan’a, Cemil Bayık’a “pamuk eller cebe” desenize?
PKK-PYD’li, HDP’li yoldaşların ne güne duruyor?
Malınızı mülkünüzü Çipras’çığınıza feda etsenize?
Ne diye avuç açıyorsunuz T.C’ye?
Malikâneden taş mı düşecek?
Asker-polis lojmanlarından HDP’yi birinci parti çıkaran FETÖ’den istesenize?
Etiler’in, Nişantaş’ının, Acarkent’in efendilerinden istesenize?
Vay be…
Demek ki başarılı olsaydınız 17 Aralık’ta…
Darbe yapabilseydiniz Gezi İşgali’nde…
Hükümeti yıkabilseydiniz Kobani Eylemleri’nde…
Memleketi böyle peşkeş çekecektiniz…
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirecektiniz ele âleme…
AK Parti’den üç-beş puan kopardınız ya…
Şımardınız ya…
Sevindirik oldunuz ya…
Devlet kesesini hortumlayacaksınız kendinizce...
Ama yok öyle üç kuruşa beş köfte!
Milli sermayeyi yedirmeyiz Kandil vesayetinin beslemelerine…
•
Zaten, el kesesinden cömertlik edenlere…
İşadamlarının kesesinden Aydın Doğan’a sıra geceleri düzenleyenlere,
Dubai’de sefa sürenlere…
Bilderberg akıllılara…
Masonik kafalara…
Bir de “besleme” aklına bakmadan, kendini üst akıl sananlara…
Aydın Doğan’ın ücretsiz avukatı kesilip, Cumhurbaşkanlığı sarayına dil uzatanlara…
Çıkarı için “anasını” dahi kullanan “kaplama” entellere…
AK Parti “kıl kadar” puan kaybedince, Erdoğan’a çatan, öteki mahalleye atlayan “yüksek manevra kabiliyetli” hainlere…
Fırtınada gemiyi ilkin terk eden sıçanlara…
Sahte dostlara, sadakatsizlere, vefasızlara…
Kurban, sadaka paralarıyla malikâneye çöken bedduacı dilencilere…
“Barkodlulara, beslemelere”…
Boyunlarındaki “tasmalarda”, “sahibinin sesi, Köpek marka” yazan alçaklara, vatan hainlerine…
Alayına gıcığım…
Bu yüzden, hepsiyle kavgalıyım…
Hiç kaçarı yok!
Maskelerini düşürmeye devam edeceğim, ölümüne…
•
Fehmi bu…
Durur mu?
Yine Bilderberg kafası yapmış…
Cumhurbaşkanlığı sarayına çemkirince, pıssss diye gazını almıştım ama görüyorum ki hâlâ akıllanmamış!
Bağırsakları yine guruldamaya başlamış…
İşkembe-i Kübradan sallamış da sallamış…
Dün “yol verdiği” Davutoğlu’na bu kez beyaz mendil sallamış…
Yorum yok…
Erdoğan da, Davutoğlu da bu yüksek manevra kabiliyetli eski dosttan ne köy, ne de kasaba olmayacağını biliyordur.
“Bilderberg aklını kendine sakla Fehmiii” diyeceklerdir herhalde…