Mahremiyet düzenlemesi şart
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Sağlık uzmanları, sağlık alanında mahremiyet sorunlarının daha geniş çerçevede ele alınarak mağduriyetlerin önüne geçilmesi gerektiğini dile getirdiler.
Doktorunu tercih edebilen hastaların mamografi, röntgen, ultrason gibi birimlerde tercih haklarının bulunmamasının mahremiyet ihlaline neden olduğuna dair haberimiz sağlık camiasında geniş yankı buldu. Akit’e konuşan sağlık uzmanları, son 15 yılda devrimlere imza atılan sağlık alanında mahremiyet sorunlarının daha geniş çerçevede ele alınarak mağduriyetlerin önüne geçilmesi gerektiğini dile getirdiler.
Tedavi göreceği doktoru tercih edebilen hastaların mamografi, röntgen, ultrason gibi birimlerde tercih haklarının bulunmamasının mahremiyet ihlaline neden olduğuna dair haberimiz sağlık camiasında geniş yankı buldu. Gazetemiz Akit’e açıklamalarda bulunan sağlık uzmanları, son 15 yılda devrimlere imza atılan sağlık alanında mahremiyet sorunlarının daha geniş çerçevede ele alınarak mağduriyetlerin önüne geçilmesi gerektiğini söylediler.
BİRÇOK PROBLEMİN KAYNAĞI
Akit’e konuşan Sağlık Uzmanı Nuray Karpuzcu, bir hastanın hekimini seçebilirken röntgende veya mamografide teknisyenini seçememesinin problemlere neden olduğunu ve bunun sağlık merkezlerinin kalitesine gölge düşürdüğünü ifade etti.
Hasta mahremiyetinin çok ama çok önemli bir husus olduğunu vurgulayan Nuray Karpuzcu, “Mahremiyet sadece bizlerin Müslüman olmasıyla alakalı bir şey değil tüm inanışlarda ve tüm ırklarda mahremiyet denildiği zaman hassasiyet gösterilir. Sağlık kuruluşlarında hasta mahremiyeti çok yabancı olduğumuz bir şey değil. Herhangi bir hastaneye gidildiğinde kısa sürede muayene olunuyor. Burada birinci basamakta hekim seçilebiliyor burada bir problem olmuyor ama ikinci basamakta yani röntgen, ultrason veya mamografide maalesef hasta, teknisyenini seçemiyor. Ve bu alanda çokça problem oluyor ne yazık ki. Hasta yoğunluğundan dolayı psikolojik anlamda yıpranan sağlık görevlileri, hastaların bu yöndeki taleplerine önyargılı yaklaşabiliyorlar veya hastaları tersleyebiliyorlar. Bunlar sağlık merkezlerinin kalitesine gölge düşürüyor. Konuyla ilgili yetkililerin bir düzenleme yapması gerekiyor” dedi.
PERSONEL BİLGİSİ VERİLEBİLİR
Hastanelerde mümkün olduğu nispette eşit oranlı erkek ve kadın teknisyen görevlendirilebileceğini kaydeden Karpuzcu, “Bu alanda ülkemizde erkek ve kadın teknisyen sayısının eşit olmadığı da bir gerçek. Mesela hastaneye gidildiğinde randevu alındığı sırada hekimler listelendiği gibi teknisyenler de listelenirse, hastaya bu bilgi verilirse hasta da bu şekilde hareket edebilir. Teknik anlamda personel hakkında da bilgi verilmesi, hastanın ya farklı bir güne yada farklı bir hastaneye yönlenmesini sağlayabilir” şeklinde konuştu.
SEÇME HAKKI EVRENSEL HAKTIR
Doğum Psikoloğu Zeynep Kocamaz Öztürk, hastaların doktorunu seçebildiği gibi mamografi gibi birimlerdeki teknisyenini de seçebilmesinin evrensel bir insan hakkı olduğunu söyledi.
“Bu konu direkt olarak insan hakları meselesidir” diyen Psikolog Öztürk, “Bir vatandaş olarak herkes istediği sağlık personelinden sağlık hizmeti alma hakkına sahiptir. Sadece hekim ya da farklı bir sağlık personeli değil; ebe, hemşire, teknisyen gibi personelleri seçme hakkı evrensel bir haktır. Sadece bir kişiye mahkum olmak hastaya haksızlıktır aynı zamanda. Bunu önermiyor olsak da tercih hakkı bulunmayan hastalar mahremiyet gibi nedenlerle tedaviyi sonlandırabilir. Sonlandırmasa dahi hasta, tedavi sürecinde kendisini bu tür etkenlerden dolayı rahat hissetmezse alacağı sağlık hizmeti de tam etki göstermeyebilir. Sağlık personeli yönünden sayısal imkanlar ölçüsünde hastanelerde hastaların tercih haklarının genişletilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Konunun mahremiyet haricinde de ele alınabileceğini bildiren Öztürk şöyle konuştu: “Örneğin doğum alanında ebe seçimini yapamıyor hamile hanımlar. Aynı cinsiyette de olsa, belki tavrından, davranışından hoşlanılmayabilir ya da tavsiye üzerine de ebe seçebilir doğum yapacak kadın. Ama seçim imkanı tanınmıyor. Doğum oldukça mahrem ve yakın bir sağlık konusudur. Güven çerçevesi içerisinde yapılması gereken birçok uygulama var. Bu konuda kadın, kendi cinsiyetinden de olsa ebenin yanında kendisini rahat hissedemezse kendisini bırakamaz ve tüm doğum süreci sekteye uğrar. İmkan varken tercihin verilmesi bir insan hakkı meselesidir.”
MAHREMİYETE DİKKAT EDİLMİYOR
Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Duman, insanların hassasiyetlerine dikkat göstermenin, tedavinin başarısı için önemli olduğunu kaydetti. “Hasta kendisini ne kadar rahat ve güvende hissederse tedavideki başarısı ve tedavisini
yürüten insanla diyaloğu daha iyi geçecektir” diyen Ayşe Duman, “Mamografi, ultrason gibi alanlarda hastanın tercihlerine göre sağlık personellerinin belirlenebilmesi mümkün olduğu kadarıyla gereklidir. Mahremiyetle ilgili, çözümü basit olan başka sorunlar da maalesef mevcut. Örneğin kadın doğumhanelerde verilen doğum önlüklerinde hastanın tüm vücut hatları belli oluyor. Doğum alanında doktor oluyor, teknisyen oluyor, öğrenci oluyor ve saatler sürüyor sürüyor bu tedavi. Hastaya giydirilen kıyafetler ise ya önden açık ya arkadan açık ve gayet transparan. Muayene edilirken kesinlikle mahremiyete saygı gösterilmiyor. Bunun haricinde o süreçte koridora çıkıldığında, lavaboya gidildiğinde doğum yapan hanım rahat hareket edemiyor. Orada hasta buna mecbur olduğunu zannediyor ve kimi zaman buna karşı çıkmıyor. ‘Nasılsa bir şey diyemem’ zihinsel yapısıyla hareket edince kimse de umursamıyor bunu. Kadın doğumcu olarak gördüğüm, sürekli dillendirdiğim ancak dikkate alınmayan bir mahremiyet sorunudur bu da. Bu ve benzeri sorunların çözümü noktasında yetkililerimizi harekete geçmeye davet ediyorum” dedi.
