• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Lozan hezimettir

Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.  Ebubekir Sofuoğlu, yıllardır okullarda ‘zafer’ diye yutturulan Lozan Antlaşması’nı hezimet olarak yorumladı. Sofuoğlu, “Sevr anlaşmasına kıyasla, Lozan’ı zafer kabul ediyorlar. Biz Sevr’i de kabul etmedik ki; Lozan’ı zafer olarak değerlendirelim” dedi.

2016-10-01 07:11:00 - 2016-10-01 02:17:18
Lozan hezimettir

MUHAMMED UZUN / İSTANBUL - SÜLEYMAN YAŞAR/ ANKARACumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önceki gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde muhtarlar zirvesinde, “Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan’da verdik” açıklamaları Lozan Antlaşması’nı yeniden gündeme getirdi. Batılı devletlerin Osmanlı (Türkiye) toprakları üzerinde yapmak istediklerini rahat bir şekilde kabul ettirdikleri antlaşma olan Lozan Antlaşması, yıllardır okullarda özellikle de tarih derslerinde her ne kadar zafer diye anlatılsa da, göstergeler Osmanlı köklerinden koparılıp bir avuç toprakla kaldığımız anlaşmanın; ‘hezimet’ olduğunu gözler önüne seriyor. 

LOZAN’I MASAYA YATIRALIM

Türkiye’nin uluslararası arenada bağımsızlığının tanınmasını sağladığı belirtilen Lozan Antlaşması’yla ilgili Akit’e değerlendirmelerde bulunan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.  Ebubekir Sofuoğlu, Lozan Antlaşması’nın bir kamplaşma sebebi oluşmadan masaya yatırılması gerektiğini kaydederek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok önemli bir tartışmayı açmıştır. Kimsenin buradan bir kahraman, bir hain üretmeden Türkiye’nin çıkarlarına zafer olduğunu söyleyenler, hezimet olduğunu söyleyenler, belgelerini ortaya koyarak son derece sağduyu ile bu konunun çözüme kavuşturulması gerekir. Herhangi bir kamplaşmama üretilmemesi gerekir. Lozan’ın bütün çıplaklığıyla ortaya konulması gerekmektedir” dedi. 

SEVR’İ BİZ Mİ KABUL ETTİK?

Lozan’ın Sevr Antlaşması ile kıyaslanmasına da değinen Prof. Dr.  Ebubekir Sofuoğlu, “Sevr, resmiyet kazanmamış bir anlaşmadır. Sadece o sırada giden heyetin imzaladığı anlaşmadır ki bu resmiyet kazanmış anlamına gelmez. Resmi olması için Osmanlı Büyük Millet Meclisi’nin imzalaması gerekiyor ve bunun dışında padişahın imzalaması gerekiyor. İkisinin de imzası yoktur. Sevr, geçerli bir anlaşma değildir. Bize Sevri gösterip, Lozan’a razı ettiler. Sevr anlaşmasına kıyasla, Lozan’ı zafer kabul ediyorlar. Biz Sevr’i de kabul etmedik ki; Lozan’ı zafer olarak değerlendirelim” şeklinde konuştu. 

HAKKIMIZ OLANLAR HEP GİTTİ 

Kendi hakimiyetimizde olan toprakların kaybedildiği Lozan’ı zafer olarak tanımlayanlara ise Sofuoğlu, “Batum, Kıbrıs, Musul-Kerkük, Kuzey Suriye ve Uşi Antlaşmasıyla bize bağlı olan Adalar’ın kaybı zafer midir? Osmanlı borçlarının, boğazlar meselesinin Türkiye’nin aleyhine sonuçlanması zafer midir-? Bunların hangisi zaferdir? Lozan, bir bakıma bunların teslimiyetinin onaylanması manasını da içerir. Bu anlaşmayla, topraklarımızın teslim edilmesini onaylamış olduk. Üzerinde hakkımız olan toprakların hepsi gitti, hepsini kaybettik” diye konuştu. 

ALMANLAR ADALARI VERDİ İNÖNÜ KABUL ETMEDİ!

“Osmanlı İmparatorluğu, Lozan Antlaşması’yla tasfiye edildi” iddialarıyla ilgili de konuşan Prof. Dr.  Ebubekir Sofuoğlu, “Tasfiye daha önceden başladı. Lozan’da biz topraklarımızı kurtaramadık. Lozan Antlaşması eğer zaferse; Lozan’ın hangi sorunu çözdüğü söylenmesi gerekir. Osmanlı’nın tartışmalı hiçbir bölgesini ele geçiremediler. Hangi hakka dayanarak ele geçirebilirlerdi? Mütarekede askerlerimizin bulunduğu bölgeler, bizimdir. Mesela Mütarekede adalar bizim değildi ama Uşi Antlaşması gereği İtalyanlar adaları bize geri verecekti. Bunun arkası aranmadı ve Lozan’da bu da kaybedildi. Fakat 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanlar, adaları bize teklif etti. İsmet İnönü ise bunu kabul etmedi” dedi. 

KIBRIS’IN KOPUŞUNU LOZAN’DA ONAYLADILAR 

Kıbrıs’la ilgili Lozan’da teklif edilmiş bir önerinin yer almadığını ifade eden Prof. Dr.  Ebubekir Sofuoğlu, “Kıbrıs, Osmanlı Devletinindi. 5 Kasım 1914’de İngilizler, Osmanlı Almanya ile savaşa girdiği için taaddütlerin tersine Kıbrıs’ı ilhak ettiğini duyurdu. Osmanlı bunu kabul etmedi. 1914’den sonraki ilk uluslararası görüşme olan Lozan’da bunun masaya getirilmesi gerekirdi. ‘Biz bunu kabul etmiyoruz. 1878’de sizin verdiğiniz söze göre, ada bizim siz sadece yönetiminde bulunacaksınız ama siz ilhak ettiğinizi ilan ettiniz. Bu uluslararası hukuka aykırıdır, dolayısıyla kabul edilemez’ şeklinde hiçbir teklif kabul edilmemiştir. Lozan’ın 20. Maddesinde Kıbrıs’ın İngilizlere ait olduğu onaylanmıştır. Siz, Osmanlı’dan fiilen kopan bölgeleri, Osmanlı’dan kopuşunu onaylamışsınızdır. Lozan bir anlamda, Osmanlı’dan kopan toprakların onaylanması anlamına gelir” şeklinde konuştu. 

Mustafa Armağan: Adam gibi tarih yazsınlar

 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın buzkıran gemisi gibi tarihçilerin önünde yürümeye devam ettiğini kaydeden Tarihçi-Yazar Mustafa Armağan, “Umarız bundan sonra üniversitelerimiz de pörsümüş Kemalistliği bırakıp adam gibi bir yakın tarih hikâyesi yazarlar. Peki Lozan zafer mi hezimet mi? Zafer olmadığı net, çünkü maddelere bakarsanız sürekli veren, fedakârlıkta bulunan, feragat eden, vazgeçen, terk eden taraf biziz. Düşünün koca Mısır’ın bile tapusu Lozan’a kadar bizdeydi ve 16. maddeyle gitti” diye konuştu.

Müfit Yüksel: Dürüst değiller

    Lozan üzerinden bir algı operasyonu yapıldığının altını çizen Tarihçi Yazar Müfit Yüksel ise, “Lozan’ın, Sevr’in sonuçlarını ortadan kaldırdığı ve Türkiye için zafer olduğu yönünde değerlendirmeler var. Bu eskiden bu yana tartışılan bir iddiaydı ama resmi boyutta tartışılması söz konusu olmazdı. Cumhurbaşkanı düzeyinde böyle bir açıklama yapılması geçmişte mümkün değildi. Sevr kâğıt üzerinde kalmıştı. Diğer tarafta işgaller Sevr’e göre yapılmadı. Lozan konusunda dürüst değillerdi” diye konuştu.

Murat Özer: Lozan’a zafer demek gaflettir

  İMKANDER Başkanı Murat Özer, “Topraklarımızı işgal eden kuvvetlerin takdir ettiği bir anlaşmadan bize hayır gelir mi? Bunun bizim hayrımıza olduğunu söylemek akıllı adam işi değildir. Lozan’ın bir hezimet olduğunu sadece tarihçiler değil vatandaşlar bile kabul ediyor. Aradan geçen bunca zamanın ardından Lozan’ı hâlâ zafer olarak değerlendirmek büyük bir gaflettir” değerlendirmelerinde bulundu. 

Ekrem Kızıltaş: Yüzleşelim

  Medya Derneği Başkanı ve Gazeteci-Yazar Ekrem Kızıltaş ise “Yeni kurulan Türkiye, Lozan’ın zafer olduğu şeklinde bir söylem üretilmiş. Sayın Cumhurbaşkanı’nın söylediği ‘Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü’ anlamında bir çıkıştır. Lozan ülke olarak hepimizin bir gerçeğidir. Yüzleşilmesi gereken bir olaydır” diye konuştu.

 

 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı