İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen kanlı saldırının zamanlaması manidar karşılandı. İbrelerin terör örgütü DAEŞ’i gösterdiği saldırıda, ‘maşa’yı tutan el konusunda ise kuşkular Avrupa devletleri üzerinde toplanıyor. Kanlı saldırıyı Akit’e değerlendiren uzmanlar, “Farklı güçlerin DAEŞ’i araç olarak kullanarak Türkiye’de saldırılar gerçekleştirdikleri hâlâ hafızalarda” ifadelerini kullandılar.
FARUK ARSLAN / İSTANBUL - Türkiye ile Rusya ilişkilerinin rayına oturacağı, İsrail ile mutabakat imzasının atıldığı gün İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen kanlı saldırının zamanlaması manidar karşılandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapacağı kritik telefon görüşmenin günün öncesinde düzenlenen saldırıda ibreler teşeron örgüt DAEŞ’i gösterdi. Konuyu Akit’e yorumlayan uzmanlar, Türkiye’nin Batı’ya karşı hamle gücünü artırmaya yönelik girişimlerin sıklaştığı bir süreçte gerçekleştirilen saldırıda DAEŞ’e ‘ihaleyi’ Batılı devletlerin vermiş olabileceği ihtimali üzerinde durdular.
DAEŞ’İN SAHİBİ KENDİLERİ DEĞİL
Türkiye’nin dış politikada önemli hamleler yaptığı döneme denk gelen kanlı saldırıyı değerlendiren Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, “Saldırıyı DAEŞ’in yaptığına dair bulgular var ancak DAEŞ’in sahibi kendisi değil. Bu taşeron örgütün sahibi kimse, saldırının arkasında o vardır. Çünkü DAEŞ kendi başına kurulmuş bir terör örgütü değil” dedi. “Burada sivil katliamı yapmak amacıyla saldırı yapılmadığı açık” ifadelerini kullanan Ebubekir Sofuoğlu şöyle konuştu: “Türkiye’nin sivil hedeflerine yapılan saldırı üzerinden, ülkemizin canını yakmak ve iç kamuoyunu hükümet aleyhine halkı güvensizliğe sevk etme ve kışkırtma amaçlanıyor.” Saldırıyı kimin yapabileceğine değinen Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, “Türkiye’nin ilişkilerinin iyi olduğu ülkelerin bu saldırının arkasında yer almayacağı açık. Türkiye’nin arasının şu an için açık olduğu ülkeleri düşündüğümüzde ise akla ilk olarak Almanya ve Amerika geliyor. Bu iki devleti olağan şüpheli olarak düşünmek gerekiyor” şeklinde konuştu.
ZAMANLAMA MANİDAR
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları (SETA) Vakfı Dış Politika Araştırmacısı Can Acun ise, 41 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısında zamanlamanın manidar olduğunu belirtti. Can Acun, “Saldırı DAEŞ’i işaret ediyor. Ancak şunu Türkiye’ye yönelik daha önce de farklı güçler DAEŞ’i araç olarak kullanarak Türkiye’de saldırılar gerçekleştirmişlerdi. DAEŞ’in belli hücrelerinde bu yapıların kendi çıkarları çerçevesinde kullandıklarını biliyoruz. Saldırıyı direkt olarak DAEŞ’in mi komuta kontrol ettiği yoksa DAEŞ’i paravan olarak kullanan bir gücün mü saldırı organizasyonunu sağladığı konusunda önemli soru işaretleri var” ifadelerini kullandı.
SALDIRININ HEDEFİ İLİŞKİLERİMİZ
İstanbul’u kana bulayan terör saldırısıyla ilgili açıklama yapanRusya Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komite Başkanı Konstantin Kosaçev, Rusya ve İsrail ile kurduğu ikili ilişkilerin hedeflendiğini söyledi. Saldırıdaki izine dikkat çektiği açıklamasında Kosaçev, “Terör saldırısının Türk hükümetinin Rusya ve İsrail ile ilişkilerini düzeltme çabalarına yönelik olduğu ortada. Türkiye’yi başta Rus diplomatların önderliğinde oluşturulan terör karşıtı cepheye katılmaması için uyarıyorlar” ifadesini kullandı. Senatör, terörün Rus ve Türk liderlerinin diyaloğunu bozmayacağını, aksine yakınlaştıracağını belirterek, “Her şeye rağmen Türk halkıyla bugün birlik içerisindeyiz” dedi.
