“Köylü üretiyor, tanıdığın kovanları” hikaye: Türkiye’de Satılan Balların Yüzde 98’i Gerçek Değil!
Uzmanlar uyarıyor: "Market raflarındaki balların büyük çoğunluğu sahte ya da hileli ürünlerden oluşuyor."
Uzmanlar uyarıyor: "Market raflarındaki balların büyük çoğunluğu sahte ya da hileli ürünlerden oluşuyor."
Türkiye'de bal tüketimi yıllık olarak artarken, uzmanlar alarm veren bir gerçeği gözler önüne serdi. Yapılan araştırmalara göre, ülkemizde satılan balların yüzde 98’i gerçek bal değil. Yani her 100 bal kavanozundan sadece 2’si doğal ve katkısız bal içeriyor.
Balın en çok taklit ve tağşiş yapılan gıda ürünlerinden biri olduğunu belirten gıda mühendisleri, özellikle düşük fiyatlı ve etiketinde "gerçek", "organik" gibi ifadeler bulunan ballara karşı tüketicileri uyarıyor.
Laboratuvar testlerinde çakıldı
Gerçek bal, arıların çiçek nektarından doğal yollarla elde ettiği, katkı maddesi içermeyen bir üründür. Ancak piyasadaki pek çok balda glikoz, fruktoz şurubu ve çeşitli aroma vericilerle bal benzeri bir karışım üretiliyor. Bu ürünler görünüşte bala benzese de, ne besin değeri taşıyor ne de sağlığa fayda sağlıyor.
Tüketici ne yapmalı?
Uzmanlara göre, güvenilir üretici ve kooperatiflerden bal almak, sertifikalı ürünleri tercih etmek ve şüpheli ucuz ürünlerden uzak durmak gerekiyor. Ayrıca, balın laboratuvar analizleriyle test edilmesi, gerçek olup olmadığını ortaya koymanın tek bilimsel yolu.
Tarım Bakanlığı denetimleri yetersiz mi?
Tarım ve Orman Bakanlığı zaman zaman taklit ve tağşişli ürün listesini yayımlasa da, sahte bal üretiminin bu kadar yaygın olması denetimlerin yeterliliğini tartışmaya açıyor. Vatandaşlar ise daha sıkı kontrol ve ağır cezalarla bu sorunun çözülmesini talep ediyor.
Kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olan bal konusunda tüketicinin bilinçlenmesi ve yetkililerin daha etkin denetimler yapması, halk sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Gerçek bal, sadece arıdan değil, güvenden de gelir.