"Kışlalarda namaza oruca karışılmadı" dedi, belgeleriyle cevabını aldı! Nerede yaşıyorsun paşa?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Emekli asker Ahmet Yavuz, savunduğu ideolojinin kışlalarda yaptığı İslam düşmanlığını unuttu, ‘hiçbir zaman askerlerin namazına, orucuna asla karışılmadığını’ savundu. Yavuz’un yalanına birçok tepki mesajı gelirken, Kenan Kıran’ın paylaştığı belgeler gerçekleri gözler önüne serdi.
yeniakit.com.tr Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, TSK’nın eskiden İslam düşmanları tarafından mesken tutulduğu dönemleri unutturmaya çalışıyor. Tesettürlü kadınların, evlatlarının yemin törenine katılmasının yasak olduğu, sivil yaşamında başına takke taktığı için askerlerin görevden kovulduğu, namaz kılanlarla ilgili “irtica hortladı” yaygaraları kopararak ordudan uzaklaştırdıkları dönemleri unutan Yavuz, askerlerin namazlarına, oruçlarına karışılmadığını söyledi. Ahmet Yavuz’un skandal sözlerine cevap veren gazeteci Kenan Kıran, tokat gibi gerçekleri belgeleriyle Yavuz ve aynı kafadakilerin yüzüne vurdu.
“BAŞÖRTÜSÜNE KISITLAMA OLMADI, NAMAZA ORUCA KARIŞILMADI”
Kendisine sorulan bir soruyla cevap veren Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz şu skandal ifadeleri kullandı:
“Kışlalarda başörtüsüne karşı hiçbir kısıtlama olmadı. Türbana karşı olduğu zamanlar oldu. Kimsenin namazına, orucuna asla karışılmadı. Atılanların da hemen hepsi ya tarikat ya da cemaat üyesiydi. Ülke, abartıya teslim oldu.”
BELGELERİ YÜZÜNE VURDU
1998 senesinde namaz kıldığı için “mürteci” damgası vurulan bir askerin, hakkındaki tutanak belgelerini paylaşan gazeteci Kenan Kıran, “Ahmet bey namaz kılan TSK’dan ihraç etmişsiniz!” diye yazdı. İşte Kıran’ın paylaştığı belgeler:
BAŞBUĞ HATAYI KABUL ETMİŞTİ
Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, 2014 senesinde Takvim gazetesine verdiği röportajda TSK’nın din karşıtı tutumları konusunda özeleştiride bulunarak şu yorumu yapmıştı:
“Özeleştiri yapmamız lazım. Cenazelere gidilir, namaz kılınmaz. Orada, kenarda öyle durulur. Yazılı olmayan bir kural var sanki. Bizim de yanlışlarımız oldu. Orduevlerine, askeri tesislerde yapılan düğünlere, davetlere başörtülü ve sakallıların alınmaması konusu. Her ordunun kuralları var. Mesela Amerikan ordusunun tesislerine blue jeanle giremezsiniz. Yemin törenlerine alınmama konusuna cevap veremem. Hatadır. Kabul ediyorum bunu. Ertesi gün o çocuk şehit olunca, aynı hanımefendinin elini öpüyorsunuz.”

