Posta Gazetesi'ne köşe karalayan Yazgülü Aldoğan, Cumhuriyet tarihinde ilk başörtülü bakan olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na atanan Ayşen Gürcan'a çeşitli hakaretlerde bulundu. “Kadın” dediğin, hemcinsinin başörtüsüne dil uzatmaz, aklı sıra onu tahkir etmek için eski fotoğraflarını köşesine basmaz. “Kadın” dediğin, “Gürcan’ın birinci özelliği Sünni Müslüman olması” diyerek mezhepçilik yapmaz. Ezcümle kadın müsveddesi, “kadın” dediğin, senin gibi aşağılık ve kindar ol(a)maz.
İŞTE O YAZI:
RTE tarafından tek parti iktidarı çıkarma umuduyla dayatılan tekrar seçim hükümetinden bir şey beklediğim yoktu elbet. Ama o tek kadın bakan var ya, sinirlerimizi zıplatmak için bu kadar mı özenle seçilir, bu kadar mı insanın üstüne üstüne gelinir? Hani hiç koymasalarmış daha iyiydi! HDP Eşbaşkanı Selocan ne güzel demişti oysa, “Bizim partimizden eş başkanlar dışında kimi seçerseniz seçin, hiç önemli değil. Ama bu toplumun yarısını oluşturan kadınlara kabinede yarı yarıya yer verin.”
Ayşen Gürcan (ortada) siyasi yükselişinden önce sıradan bir akademisyendi.
Sanki anayasa emri, her kabinede bir göstermelik kadın, o da Aile Bakanlığı’na! Ve bu kez öyle bir kadın seçiyorlar ki, kafalarındaki ideal kadının vücut bulmuş hali: Birinci özelliği sünni müslüman dindar olması. Görev tevdi edildiğinde Mescid-i Aksa’daymış, ne nurlu bir insan! Ve tabii ki saçı, başı örtülü. (...) Gerisinin ne önemi var, yok profesörmüş, yok şuymuş, yok buymuş. AKP zihniyetinin ideal kadını Ayşen Gürcan’da hayata geçmiştir. Referans çerçevesi din ve Erdoğan ailesi ve menfaatleri. Bu kadın mı kadın özgürlüğünden bahsedecek, kadının sosyal statüsünü yükseltmek için bir şeyler yapacak. Amaç, topluma örnek budur, sizin de kadınınız, kızınız böyle olsun demek. Yani Arap kadını. Toplumun diğer yarısı ise Atatürk’ün açtığı yolda Batılı kadın. Arap kadını seçme ve seçilmeyi daha dün ilk kez tattı. Biz 90 yıldır tadıyoruz da ne oldu? Başımıza bunları seçip getiriyorsak, daha kötüsü de olamazdı ki zaten!
Yazgülü Aldoğan/POSTA
Akit Arşiv sayfasından...
