Deniz Feneri programının yardımseveri Ramazan, Yeşilçam adıyla İbrahim Uğurlu sinemada geçirdiği yıllara lanet okudu. İbrahim Uğurlu o günlerle ilgili önemli açıklamalar yaptı.
Ramazan ayında en çok hatırlanan programcılarından biri olan Deniz Feneri'nin gözü yaşlı yardımseveri Ramazan'ı Yeşilçam günlerini hatırlamak istemiyor. O günler sorulduğunda gözleri çakmak çakmak yerinden fırlayan Ramazan, pardon Yeşilçam ismiyle İbrahim Uğurlu kanserden kurtulduğum için çok mutluyum diyor. Uğurlu o yıllarla ilgili Ülkehaber'e çok önemli baçıklamalar yaptı...
YEŞİLÇAM BİR KANSER TÜRÜDÜR
Yeşilçam kanser hastalığını ta kendisidir. Çoğu arkadaşımız setlerde, köşelerde, orada burada kamera önünde veya arkasında hayatını kaybetmiştir. Yeşilçam'a bulaşan bir kişi bir daha ordan kurtulamaz. Aç kalır, açıkta kalır, parasız kalır, arkadaşsız kalır. Yine de Yeşilçam'a gelir iş peşinde koşar. Gününün her anında boş işlerle uğraşır ama Yeşilçam Yeşilçam diye haykırır. Kansere yakalanmıştır o artık. Çaresi yoktur. çaresi oradan uzaklaşmaktır ama bunu başaramaz...
''LANET OLSUN O YILLARIMA! KEŞKE DAHA ÖNCE KURTULSAYDIM''
Biz Türk sinemasının her türlü ezasını çektik. Her türlü rezilliğini yaşadık. Kemal Sunal ve Cüneyt Arkın filmlerinde aranan adamdım. Vurdulu kırdılı filmlerde sürekli dayak yiyorduk. Paramızı alamazdık. Borç alırdık yine de Yeşilçam'da idik. Çoğu arkadaşımız oralarda telef oldu gitti. Bunların yanında 80'li yıllardaki Yeşilçam pisliğini görünce kendimi kurtarmaktan başka çarem kalmadı. Biraz zor oldu ama kurtardım. Lanet olsun o yıllarıma. Hemen işportacılığa başladım ufak ufak kazanıyordum. Ancak o dönemde milyonlarca kez Yeşilçam işine bulaştığım için pişman oldum. Keşke dedim bu hayır işlerine o yıllarda yönelip hayatın gerçekleriyle tanışsaydım. Keşke, keşke. Lanet olsun...
''BARONLARA YEM OLUYORDUK''
Paramızı alamadığımız dönemde Ankara'ya yürüdük. Yollardan toplandık ve cezaevlerine konulduk. Bizler açtık ama arkada Yeşilçam baronları üstümüzden malı götürmüştü. Bize sigorta yapmayan, para vermeyen o vicdansızlar yürü diyerek de sonumu hazırladılar ama Allah'ın yardımıyla da oralardan kurtulduk. Devlet bize 10 yıl tanıdı ve borçlarımızı 10 yıla yaydık. Anlayacağın fena tufaya gelmiştik...
''YARIN ÖLECEĞİM BİLSEM...''
Ömrümün sonuna kadar yardım işleriyle uğraşacağım. 74 yaşındayım. Her gün bir yerlerimiz ağrıyor. Ama ben buliyorum ki bu ülkede yardıma ihtiyacı olan insanlar var. Bur damla su, bir çorba kaşığı çorba diyen insanlar var. Hepsine yardıma koşmak istiyorum. Derneğimize yardım eden bağışçılarımızdan Allah razı olsun. Ülkehaber'den Allah razı olsun. Hem unutmak hem de unutulmak istemiyoruz. Yaptıklarımızı insanlarımızın görmesini istiyoruz. Çok teşekkürler...
(Ülke haber)