Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Rusya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof Dr. Salih Yılmaz Kazakistan’da yaşanan olaylara ilişkin dikkat çeken analizler yaptı.
YENİ AKİT ANKARA
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Rusya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof Dr. Salih Yılmaz Kazakistan’da yaşanan olaylara ilişkin dikkat çeken analizler yaptı.
“Elit kesim yönetimi devralmaya çalışıyor”
“Kazakistan’daki ilk gösteriler ekonomik temelli çıkmış olsa da zamanla bu gösterileri kullanmak isteyen Kazak elitler kendi aralarında da bölünmüşlerdir” diyen Yılmaz, “Bu elitlerin amaçlarının Nazarbayev-Tokayev yönetimini istifaya zorlamak veya yönetimi devralmak olduğu söylenebilir. Bu resmi olarak bir darbe girişimidir. Yaşanan son olaylar halkın milli, dini ve ekonomik duygularının kullanılarak bir yönetim değişikliği düşüncesine dönüşmüştür. Bu dönüşümde farklı ülkelere bağımlı olan yönetici elit kesim ile şirketlerin de rolü var. Bu son darbe girişiminde istihbarat ve güvenlik elitinin rolünün olduğu ortaya çıkıyor. Kendi aralarında Nazarbayev-Tokayev yönetiminin devrilebileceği yönünde bir hazırlık veya bilgi saklandığı anlaşılmakta. Bu yöneticilerin genelde Batı tarzı okullarda eğitim almaları da dikkat çeken bir ayrıntı olarak not edilebilir” dedi.
“Kazakistan TDT’nın barış gücü misyonuna çaba harcayacak”
Kazakistan'ın Türk Devletleri Teşkilatı’ndan (TDT) yardım istemek yerine KGAÖ'den yardım istemesini de değerlendiren Yılmaz, “KGAÖ, Kazakistan’ın da kurucularından olduğu bir kuruluştur. Terörle mücadele ve dış müdahale karşısında hemen müdahale edebilecek hazır askeri güce sahiptir. Kazakistan’da başlayan protestolar zamanla kontrolden çıkmış, 9 il merkezi başta olmak üzere Alma-Ata’nın kontrolü isyancıların kontrolüne geçmişti. Bu açıdan bakıldığında Kazakistan’ın hemen yardım alabileceği tek güç KGAÖ olabilirdi. Kazakistan neden Türk Devletleri Teşkilatı’ndan (TDT) yardım istemedi gibi eleştiriler var. Ancak bu kuruluşun hazırda askeri bir yardım mekanizması olmadığı gibi barış gücü misyonu da bulunmuyor. Türkiye’den bireysel olarak yardım isteyebilirdi. Ancak Rusya kadar hızlı biçimde yardım söz konusu olmayacağı için Kazakistan’daki darbenin önüne ivedilikle geçilemeyebilirdi. Ancak Kazakistan’da gerçekleşen darbe girişimi, Türk Devletleri Teşkilatının öncelikle kısa sürede barış gücü misyonu kurmasının gerekliliğini ortaya koymuştur. Kazakistan’da özellikle Rus ve Ermeni askerlerin görev yapması Kazaklar içerisinde bir kırılmaya neden olacaktır. Kazakistan’ın bu olaydan dersler çıkararak TDT’nın barış gücü misyonunu oluşturmak adına çaba gösterecektir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.